Ahmet Polatkan'ın Kapak Resmi
Ahmet Polatkan, Osmanlı'nın Hayaleti'yi inceledi.
 25 Eki 11:02 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Yazarın bu eseri Sorularla Osmanlı Imparatorluğu isimli eserinin tekrarı niteliğindedir.Ancak ilk eseri kadar kapsayıcı ve tatmin edici değildir.Neden yazıldığını anlamak bir hayli güçtür.Ilk kitabını şiddetle tavsiye ediyorum.Ancak bu eseri için aynı şeyi söylemeyeceğim..

Ahmet Polatkan, Günden Kalanlar'ı inceledi.
 29 Ağu 11:06 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitap; bir uşağın efendisi ve mesleği üzerinden biz okuyuculara hayatımızı, insan ilişkilerimizi ve mesleğimizi düşünme fırsatı veriyor.Kitabin sonuna doğru bizleri Stevens'in yolculugundan dışarı atan kopukluklar olduğunu da belirtmem gerekecek.Kitabı bitirdikten sonra şöyle bir soru belirdi kafamda "Hangimiz Stevens'a benzemiyoruz ki?"
Ayrica kitap çevirmeni okurun alkışlarını sonuna kadar hakettiğini düşünüyorum.Bize böyle bir eseri kazandırdığı için kendisine teşekkür ederim.

Ahmet Polatkan, Bir Dinozorun Anıları'ı inceledi.
 24 Ağu 14:49 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitabi uzun zamandır duymama rağmen 30 yaşlarımın başlarında okuma fırsatı buldum.Elektronik kitap olarak okuduğum için çokça notlar alıp tekrardan göz gezdirme şansım oldu.Yazar kendi hayatı üzerinden toplumu,aileyi,devleti ve sistemi eleştirirken biz okuyuculara da pratik hayat bilgileri vermektedir.Kitabin bir kısmında Atatürk ile ilgili hatıratından bahsederken ki kendisi o tarihte 11 yaşında olduğunu söyler, kendisine şampanya ikram ettiğini belirtir.Buraya kadar problem yok.Oysa ki kitabın bundan önceki kısmında Beyazitta bir kirahaathanede kendisinden yaşca büyük kişiler ile birlikte nargile içerken yoldan geçen bir camı hocasının gençleri uyardığını ve bu yaştaki bir kişinin nargile içmemesi gerektiği ile ilgili uyarısını büyük methiyeler dizerek anlatır.Çeliski o ki nargile içtiği zamandan daha küçük yaşta Atatürk'un kendisine şampanya ikram etmesini ise büyük bir keyifle dile getirir.Burada ki çelişkinin nedeni zannımca hiç olmamış bir olayın hayal aleminde yaratılmasıdır.Diğer bir konu ise evlerinde birlikte yaşayan dadılar kısmıdır.Yazar kendisini sosyalist olarak tanımlamasına rağmen bu modern kölelik konusuna hiç dikkat çekmeden, onlara duyduğu şefkat ve yakınlığı dile getirmek ile yetinmiştir.Bu da onu benim nazarimda tatlı su sosyalisti yapmakda.Ayrıca kendiside tam anlamı ile bu sosyalist birey düşüncesini yaşayamadığından,hayata geçiremediginden bahseder.Bu eksikliklerinde dışında her yaştan insanın büyük bir keyifle okuyacağindan eminim.