Değil mi ki, ne denli dolambaçlı olursa olsun, sonuçta iki nokta arasına çizilmiş bir çizgidir yaşam: Resmin tümü gözönüne alındığında, kısa, kıpkısa, gözardı edilmesinde sakınca olmayan titrek bir çizgi, biraz uzaktan bakıldığında ise bir nokta, belli belirsiz bir benek, bir leke, bir toz zerresi, hatta belki o bile değil, yalnızca bir göz aldanması, bir varsanı, bir hiç...
... ve sair bilumum neşriyat oradadır ama çuhacıya gider yedi renkli fistan alırsınız, kavafa gider halis deriden çarık alırsınız, kuyumcu dan hanımlarınıza altın bilezik düzersiniz, konaklarınızı süslemeye uçan halılar alırsınız, Kürkçü Han'dan samur kürk almaya gidersiniz, varakçıya gidersiniz de şu Sahaflar Çarşısı'nda ne varmış diye bir Allah'ın günü yolunuzu düşürmezsiniz.
Sadrazamlığa atanmadan bir hafta önce Rüstem'in sarı kafasına göbekli bir martının kakasını yaptığı söylenir. O gün bugündür, kuş sıçması uğur sayılır, boktan medet umulur.