"İçim yine sevinçlerle dolup yanıyor;
Ruhum sanki deniz olmuş,dalgalanıyor.
Uzak uzak ülkelere döndüm seferden;
Yaralarım ağır,fakat mestim zaferden.."
"Izdırap çekiyorum. Sende beni seviyor musun?" diye inliyor. O günden bugüne kadar bin yıl geçtiği halde Burkay her bahar orada ağlıyor. Yanında duran Açığma-Kün "Sus, sus, ben de ızdırap çekiyorum." diye yanıp yakılıyor. Fakat "Ben de seni seviyorum" demiyor ve yıllar böylece akıp geçiyor.
"O şehittir, şehit diye anayım.
Lakin sana çarem yok ki sunayım.
Sen bana yan ben de sana yanayım.
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün...
Arif der ki; bu çileler, bu ahlar,
Belki bize bu çilede felâh var,
Kul bilmezse bizi bilen Allah var,
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün..."