Koynok :D
Bir bilgi paylaştığınızda “Kaynak?” diye soranların hemen hemen çoğunluğunun iyi niyetle sorguladığını düşünmüyorum. Hep bir açık arama niyetiyle sorguladıklarından eminim hatta. Bunu belki hepiniz yaşamışsınızdır. Ne dersiniz böyle soranlara “götüm” cevabını verelim mi artık? 😃
Kendime vurduğum bütün kilitler bugün açılmıştır.Her türlü muhabbete varım. DM açık. Yazabilirsiniz...
1000Kitap
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ben dün sevgi içinde sevgisizlik okulundan mezun oldum, karnemi pembe kurdele içinde verdiler bana 🎀 diploma ortalamam 100 üzerinden 98...iki puanlık açık var o kadar olsun di mi :))
1000Kitap
MUHAMMED’İN EVLİLİKLERİ Muhammed vefat ettiğinde düğünleri yapılmamış nişanlıları vardı. Muhammed vefat ederken ondan çok sayıda kadın dul kalmıştı. (Sevde, Ayşe, Safiye, Hafsa, Ü. Habibe, Ümmü Seleme, Zeynep binti Cahş, Meymune, Marya Kıptı, Cüveyriye). Buna rağmen, Muhammed’in yeni evlilik tekliflerine açık olduğu rivayet edilir. Bir gün Yemenli Eş’as b. Kays ona: “Dünya güzeli bir kız kardeşim var sana vereyim ne dersin?” diye teklif sunuyor. Kendisi, kabul ettim, hemen git getir diyor. Adam Hadramut’a gider kızı alır yola çıkar. Sonra haber alır ki, Muhammed vefat etmiş. Bu yüzden tekrar memleketlerine dönerler. Sonra adam da kız da İslamiyet’i terk ederler. Çoğu zaten ya çıkar için ya da malımıza, canımıza, kadın ve kızlarımıza cariye olarak el konmasın diye inanıyorlardı. Nitekim Muhammed vefat edince Müslümanlar kitlesel bir şekilde dinden çıktılar. O arada Ebubekir büyük bir katliam gerçekleştirdi ve zorla tekrar insanları Müslüman yaptı. Buna tarihte ridde (dinden çıkma) dönemi denir. Sonra o kız Ebu Cehl'in oğlu İkrime ile evlenir. (Kaynak. İbni-l Cevzi, Telkih, s. 26, Nüveyri, Nihayetü-l Ereb, c. 18/128, Belazuri, Ensab, c. 2/94. İbni Sad, Tabakat no: 4970)
#𝙕𝙐𝙈𝙀𝙍_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📗 Bu kitap, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olan Allah tarafından parça parça indirilmiştir. 1 Biz sana bu kitabı gerçeğin tâ kendisi olarak indirdik. Öyleyse sen de, her türlü şirk ve gösterişten uzak durup ibâdet ve taati yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk et. 2 #Tefsir: 📖 📖 Kur’ân-ı Kerîm Allah tarafından indirilmiştir. Dolayısıyla o, yaratılmış bir varlığın sözü değildir. Bu bakımdan onu çok dikkatli dinlemek ve buyruklarını büyük bir ciddiyet ve titizlikle yerine getirmek gerekir. Kur’an’ın, Allah Teâlâ’nın “Azîz” ve “Hakîm” isimleriyle yakın bir irtibatı vardır. اَلْعَز۪يزُ (Azîz), mutlak güç ve kudret sahibi, kudreti dâima üstün gelen ve asla mağlup edilemeyen demektir. Bu ismin tecellisi ile Kur’an’ın mesajı insanlığa ulaşacak, onun hükümlerinin geçerli olmasını hiçbir kimse engelleyemeyecek, emir ve yasakları sürekli yürürlükte olacaktır. اَلْحَك۪يمُ (Hakîm) ise verdiği hükümler, yaptığı işler her dâim hikmetli ve sağlam olan, tedbir ve yönetmesi bilgiye dayanan demektir. Bu ismin tecellisi ile de Kur’ân-ı Kerîm dil, belagat, fesahat, üslup, nazım ve ihata ettiği bilgiler itibariyle son derece sağlamdır. İhtivâ ettiği tüm hakîkatler nihâyetsiz hikmetlere dayalıdır. Kur’ân-ı Kerîm, gerçeğin ta kendisi olarak nâzil olmuştur. Yani ondaki bilgiler tümüyle doğrudur. İçinde herhangi bir yanlışlık veya şüphe yoktur. Rabbimizin kim olduğunu, O’nun muradını ve bizden nasıl bir kulluk istediğini açıkça beyân etmektedir. Doğru ile eğriyi, hakla bâtılı tüm netliği ile ortaya koymaktadır. O halde kula düşen vazife, Kur’an’ın tarif ettiği şekilde tam bir teslimiyet ve samimiyet içinde Allah’a yönelerek ve yalnızca O’nun rızâsını isteyerek Rabbine kulluk yapmaktır. Bu sûrede, “dini yalnız Allah’a hâlis kılarak
gece, bazı bazı, yıldızlardan sırılsıklam bir gök altında gözlerim açık uyurdum yaşardım o zaman