10/10
·496 syf.··
2026 55. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:42
Hahhh Allah razı olsun Lore' m ya tam diyorum ulan şeker şeker okumalar yaptırıyor, güldürüp eğlendiriyor en son sayfada vurdun mu bacım sen bize tekmeyi Resmen çok sevinmeyin, yeter bu kadar aşk böcüklüğü dedi ve kazığı böğrümüze soktu O sondan sonra ben üçüncü kitabı nasıl bekleyeyim kadın Serinin devam kitabı olduğu için konusuna dair çok fazla detay vermeyeceğim ama ne yalan söyleyeyim ben ikinci kitabı daha bir çok sevdim. İlk kitapta Ayperi' nin travmalarına hakimdik ama bu kitapta zirveyi yaşadık. Dibine kadar acı çekerken Ayperi'nin yeniden doğuşunu okumak acayip keyiflendirdi beni. (Küçücük yaşından beri çekmiş zaten artık rahatlasın küçük kızım) Ama bu yeniden doğuş süreci epey yorucuydu karakterimiz açısından doğrusu. Ne kadar acı çeksek de kitabın devamında aşka, sevgiye ve komediye dibine kadar doyduk. Ömer Seyirhan sen bambaşka bir mevzusun adamım Seni, sevgini, tutkunu okumak muazzamdı. İlk kitaptan beri düşüyorum sana bil. Benim seride en sevdiğim karakter Melike, arkadaşlar. Kendime dehşet benzetiyorum Allah kahretmesin (dışım Şeyma içim Melike resmen) O kadar güldüm ki Melike' nin olduğu her sahneye ruhumu teslim edecektim az daha. Ömer ve Ayperi'nin sevgililik aşamaları çok güzel ilerletilmiş kitap boyunca. Özellikle düğünden çekip adamı çıkarması beni bir yükseltti sormayın. Şeyma ve Muharrem ilişkisi çok nahif ve tatlı ilerlerken, Yavuz ve Melike cephesi henüz birbirlerine olan hislerini sadece kendilerine saklama aşamasında. (Ama ikisini okumaya bayılıyorum.)   Ben ilk kitapta duvara yazıları yazan kişiyi çok merak etmiştim yorumumu hatırlayanlar bilir bu kitapta sonuca ulaştı sahneye gülmekten öldüm. şimdi benim her kitapta bir şeye dibim düşüyor ya da merak ediyorum ya hani; Allah'ını seven bana Melike'nin çoraplarının linklerini bulsun.
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026188 okunma
İnceleme
10/10
·264 syf.··
2026 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 21:46
Bir sinirbilimcinin, pozitif bilimlerle haşır neşir olmuş birinin kurgu yeteneğinin bu kadar gelişmiş olması; muazzam. Beden dondurma yöntemini (kriyonik) teknik detayları ile verirken okuyucuyu sürükleyen bir hikaye ile de bilim kurgu romanı keyfi yaşatıyor. Kitap ölüm, araf, ruh gibi kavramları insanı sıkmadan, belli bir mantıksal zemine oturtarak anlatıyor. Bende kalan iki soru; - Tam olarak hangi anda ölmüş sayılırız? - Ruh tam olarak nedir? Cevapları aşağıdaki ifadelerde saklı; - Yaşam ve ölüm arasında acil çıkış kapıları bulunan uzunca bir tünel vardır. "Ya yaşıyorsun, ya ölü" gibi bir ON-OFF mekanizma çalışmaz - Ruh, hücreleri bir arada tutan enerji olabilir mi? Keyif li okumalar dilerim...
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,786 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·430 syf.··
2026 5. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
bilemiyorum ya. ilk kitap sular seller gibi akıp gitmişti ve sırf bu yüzden tam ikinciden de aynı etkiyi beklerken evdeki hesap çarşıya uymadı. sorun kitabın akıcı olmaması değil, tam olarak bir noktadan sonra ben niye bunu okuyorum dedirtmesi. sırf ikinci kitabı ekleyip seriyi devam ettirmek için yazılmış bir kitap olduğunu hissettim ve elim gitmedi. şimdi, kitapla ilgili bir sürü sorum var. böyle akılda soru işareti bıraktıran eserleri çok seviyorum ve bu kitap en sansasyonellerinden biri, bu konuda şanslıyım. esas büyük soru yazarın niyeti. o kadar yoruma açık paragraflar ve istenilen yöne çekilebilecek kısımlar var ki her bir satırın üstünde durup uzun uzun tartışmak istiyorum. etrafımda bu kitabı okuyan birilerine ihtiyacım var, LÜTFEN OKUYUN VE SORULARIMA CEVAP VERİN. üçüncü kitap için birazcık bekleyeceğim sanırım, o derece acil hissettirmedi. HAH, bir de, bu İngilizce isimlendirme mevzusu tüm ciddiyetimi yok etti ya. little people demek yerine farklı bir şey bulunsaydı, komik çünkü. o atmosfere girmemi zorlaştırdı, bu yazarın mı tercihi yoksa yayınevi bilerek mi böyle bırakmış araştıracağım. birkaç gün daha benimle yaşayacak 1q84, sonra da kendisine ara vereceğiz.
1000Kitap
1Q84 - 2. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20172,654 okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2026 33. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:33
Jodi Picoult İki Yol Kitabında, bizi Kitabın kahramanı olan Dawn Edelstein ve sevgilisi Wyatt ve arkadaşları ile Antik Mısıra bir yolculuğa götürüyor. Dawn, Mısır'da incelemeleri tamamladıktan sonra Boston'a dönmeye karar verir. Uçakla Boston'a yolculuk yapar. Dawn'ın içinde bulunduğu uçak beklenmedik bir şekilde yere çakılır. Ve bu kazada Dawn mucizevi bir şekilde hayatta kalır. Ölmek üzereyken hayatımızın bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçtiğini duymuştum. Bindiğiniz uçak yere çakılmak üzereyken aklınızdan son geçen kişi kim olur? Biricik kocanız Brian mı yoksa beş yıl önce ayrılıp bir daha görmediğimiz ilk aşkınız Wyatt mı? Dawn Edelstein'in geçmişi uçaktaki anonsla bir anda değişti. "Acil inişe hazırlanın!" Bayanlar ve Baylar diyor uçağın hopörlerinden gelen ses "az önce pilotumuz bir acil durum yaşayacağımızı bildirdi.. Dawn Edelstein mucizevi bir şekilde bu uçak kazasından sağ olarak kurtuldu. Şimdi istediği her yere gidebilir. Uçak şirketi ne dilerse yerine getireceğinin sözünü verdi. Geleceğinde iki yol var: İşin tuhafı filmin başrolünde ne kocası Brian ne de kızı Meret var. Başrolde sadece ve sadece üniversite zamanında tutkulu aşk yaşadığı Wyatt vardı. Hayır ben Wyatt'ı düşünüyorum, sadece Wyatt'ı.
İki Yol KitabıJodi Picoult · April Yayıncılık · 202557 okunma
Starnone Modern Edebiyatın Başta Gelen Temsilcilerinden
9/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Bu hikâyeyi anlatan adam otuz sekiz yaşında ve senarist. On yıldan fazla süredir zeki, güzel ve işinden memnun bir kadın olan Livia ile evli. Çiftin üç çocuğu var (en küçüğü on aylık) ve evlilik hayatları tutkulu ve kusursuz. Ancak özellikle kaotik bir öğleden sonra, önemsiz bir olay meydana geliyor. Genç koca ve baba, karısı bir konferansta olduğu için çocuklarıyla ilgilenirken, bir yandan da televizyon senaryoları yazdığı meslektaşı Claudia ile acil iş mesajları alışverişinde bulunuyor. Aceleyle bir hata yapıyor: Livia'ya göndermesi gereken bir aşk mesajını Claudia'ya gönderiyor. Elbette, ciddi ve güvenilir meslektaşının da onu sevdiğini ve uzun zamandır sevdiğini söylememesi sorun olmazdı. Yanlış anlaşılmayı gidermek acil olurdu, ancak bunun yerine bir tereddüt her şeyin hızla ilerlemesi ve kahramanın zihninde gizli bir şeyin, yeni bir olasılığın ortaya çıkması için yeterli oluyor. Birdenbire, Claudia farklı bir ışıkta görülüyor; O, artık sadece bir iş arkadaşı olmaktan çıkıp, "sinirsel patlamalar, sabırsızlık, alaycılık, net onaylamalar ve aynı derecede net inkarlar, tutku patlamaları, mantıksız talepler" sergileyebilen, büyüleyici ve karmaşık bir kadına dönüşüyor. Bunu yapmaya karar vermeden –ya da herhangi bir anda karar vermeden– kahraman, asla yapacağını düşünmediği bir şeyi yapıyor. Hafif ve zarif bir adımla, üzerinden geçtiği uçurumu görmezden geliyormuş gibi yaparak, Yanlış Hedef bize kesinliklerimizin ne kadar kırılgan olduğunu, en küçük düşünce ve eylemlerin bile bazen yarattığı dayanılmaz ağırlığı anlatıyor. Giderek artan bir anlatı gerilimiyle büyülenmiş bir şekilde, kaçınılmaz bir şekilde bir gemi enkazına yapılan pervasız hazırlığa tanık olurken, sözde mutlu bir varoluşu mahvetmenin ne kadar kolay olduğunu fark ediyoruz. Alıntıdır:
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 2026100 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 110. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 13:18
Gelgit - Yeniden Uyanış ~ Su Akar . İlk andan itibaren tasarımı ve konusuyla kalbimi çalan Gelgit, şimdi de karakterleri ve olay örgüsüyle kalbimi çaldı! Yeni bir yazar, yeni bir kalem ve bebek gibi karakterler vardı arkadaşlar! Aşık oldum Normalde “bebek gibi seven erkek karakter” derim ya, şimdi kendisi bebek gibi erkek karakterimiz vardı Sırma, babasının ihanetiyle kendini zoraki bir evliliğin içinde bulmuştu. Hem de kocaman görüntüsünün ardında hâlâ 6 yaşında kalmış, kendisini 6 yaşında sanan bir adamla. Aras’ın babası ile kendi babasının aldığı bu karar tam anlamıyla fiyaskoydu ve Sırma kaçmak için elinden geleni yapacaktı. Ta ki Aras ile karşılaşıp onun gözleriyle buluşana kadar… Aras’ın masumiyeti, kayıp tarafı ve dünyaya gözlerini yeni açan hâli kalbime çok ama çok dokundu Bir şeylere korkarak yaklaşan, geçmişin hayaletiyle mücadele eden ve korkulu bakışlarla etrafa bakan Aras, Sırma ile birlikte adım adım gerçek hayata dâhil olmaya başlıyor. Peki Sırma ve Aras ne olacaktı? Kurtarıcı, kurban, eş, bakıcı ya da sayamayacağım kadar çok sıfattan biri mi? Bu ikiliye aşık oldum! Sırma’nın tüm bu yaşananların ortasındaki kararsızlıkları, bazen sinirlenip bazen de Aras’ın masum bakışlarına karşı koyamaması öyle doğal, öyle insaniydi ki. Bazen kararları beni çıldırtsa da onu çok iyi anladım. Aynı şekilde arkadaşları ve ablasının tavrı da fazlasıyla gerçekçiydi. Tabii Cenk ve Aras arkadaşlığına kalbimi bıraktığımı itiraf etmem gerekiyor. Diğer tarafta Aras Gameboy’unu yanından ayırmadan Sırma ile birlikte hayata gözlerini açması, yaşadıkları ve finale yaklaştıkça dağılıp sonrasında toparlanmasını okumak çok etkileyiciydi. Yaralı erkek karakter temasını çok seviyorum ama Aras bambaşka bir mevzuydu dostlar Hissettiği duyguları bir yetişkinden daha net ifade eden, bebek
GelgitSu Akar · Juno Kitap · 202624 okunma