"Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?"
Çömez yeni mezun hekimin acil nöbetleri :)
Acilde bekleyen hastanın yanına her seferinde kalbim çarparak gidiyorum. lyice bakıyorum önce. Aklıma gelen her şeyi sorup, kafama yerleştirmeye ça­lışıyorum. Sonra, her zamanki numara: "Hemşire hanım. Hastanın tansiyonunu yeniden ölçün, bir de ateşine bakın." Sakince kapıyı açıp, tuvalete gidecek­miş gibi çıktığım koridorda koşar adım yattığım odaya da­lıyorum. Ortada duran masanın üzerinde bir kısmı açık, bir kısmının da arasına pusulalar konmuş kalın tıp kitapları. Pa­nik içinde okuyorum. Ezberimde ilaç isimleri, cebimde küçük notlar, tuvalet­ ten gelmiş gibi ellerimi kurulayarak hastanın yanına dönü­yorum sonra...
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"İnsanlar o kadar basit kafalı ve acil ihtiyaçlarının baskısı altındadırlar ki, bir hilekâr aldatılmaya hazır bir sürü insan bulabilir."
Zamanı Boşa Harcatan 5 Temel Etken
1- Bölünmeler ve acil durumlar 2- Yığınla rutin işler 3- Ertelemeler 4- Hayır' diyememek 5- Başkalarını beklemek
Sayfa 97·Kitabı okuyor
Birinci Neden: Hızın, Geçişlerin ve Süzme Faaliyetinin Artışı "NE İSTEDİĞİNİZİ ANLAMADIM," deyip duruyordu Boston'daki Target mağazasında çalışan adam. "Elimizdeki en ucuz telefonlar bunlar. İnternetleri feci yavaş. İstediğiniz bu değil mi?" Hayır, dedim. İnternete hiç bağlanamayan bir telefon istiyorum ben. Şaşkın şaşkın kutunun arkasını inceledi. "Bu çok yavaştır. E-posta alabilirsiniz muhtemelen, ama-" E-posta da internet de istemiyorum, dedim. Üç aylığına uzaklara gideceğim, tamamen çevrimdışı olabilmek için. Arkadaşım Imtiaz'ın yıllardır internete bağlanamayan eski dizüstü bilgisayarını yanıma almıştım. İlk Uzay Yolu dizisinin setinden çıkıp gelmiş gibiydi, boşa çıkmış bir gelecek hayalinin kalıntısıydı sanki. Yıllardır yazmayı planladığım romanı yazmak için kullanmaya karar vermiştim bu bilgisayarı. Şimdi de, numarasını vereceğim altı kişi tarafından acil durumlarda aranabilmek için bir telefona ihtiyacım vardı. Herhangi bir internet seçeneği olmaması gerekiyordu; böylece sabahın üçünde uyanıp da zayıf düşmüş irademle çevrimiçi olmak istersem elimden bir şey gelmeyecekti. İnsanlara ne yapmayı planladığımı anlattığımda üç farklı tepkiyle karşılaştım. İlki Target mağazasındaki adamın tepkisine benziyordu: Söylediğim şeyi akılları almıyor gibiydi. İnternet kullanımını azaltacağım diyormuşum gibi düşündüler. Tamamen çevrimdışı olmak onlara o kadar tuhaf geldi ki tekrar tekrar açıklamam gerekti. "İnternete hiç giremeyen bir telefon istiyorsunuz, öyle mi?" demişti adam. "Niye ki?"
Sayfa 27 - Metis/Ağustos 2025/10.basım/İstanbul
Kitap Alıntısı
Şarkıları, acil çıkış kapılarını bulamayanların ve aramaktan vazgeçmiş olanların, koşulları yırtamadığı için kendini yırtınışların ruhlarında yeraltı nehirleri gibi akan Samsunlu Orhan abim işi biliyordu: “Kula kulluk edene, yazıklar olsun."