7/10
·430 syf.··
2026 5. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
bilemiyorum ya. ilk kitap sular seller gibi akıp gitmişti ve sırf bu yüzden tam ikinciden de aynı etkiyi beklerken evdeki hesap çarşıya uymadı. sorun kitabın akıcı olmaması değil, tam olarak bir noktadan sonra ben niye bunu okuyorum dedirtmesi. sırf ikinci kitabı ekleyip seriyi devam ettirmek için yazılmış bir kitap olduğunu hissettim ve elim gitmedi. şimdi, kitapla ilgili bir sürü sorum var. böyle akılda soru işareti bıraktıran eserleri çok seviyorum ve bu kitap en sansasyonellerinden biri, bu konuda şanslıyım. esas büyük soru yazarın niyeti. o kadar yoruma açık paragraflar ve istenilen yöne çekilebilecek kısımlar var ki her bir satırın üstünde durup uzun uzun tartışmak istiyorum. etrafımda bu kitabı okuyan birilerine ihtiyacım var, LÜTFEN OKUYUN VE SORULARIMA CEVAP VERİN. üçüncü kitap için birazcık bekleyeceğim sanırım, o derece acil hissettirmedi. HAH, bir de, bu İngilizce isimlendirme mevzusu tüm ciddiyetimi yok etti ya. little people demek yerine farklı bir şey bulunsaydı, komik çünkü. o atmosfere girmemi zorlaştırdı, bu yazarın mı tercihi yoksa yayınevi bilerek mi böyle bırakmış araştıracağım. birkaç gün daha benimle yaşayacak 1q84, sonra da kendisine ara vereceğiz.
1000Kitap
1Q84 - 2. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20172,663 okunma
10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Onun istediği tek şey annesi ve babası tarafından sevilmekti. Sevginin gücünü göremese de o gülümsemeyi ve kahkaha atmayı seçti. Bir çocuğun savunmasız ruhuna en çok yakışanı kendisi bulup çıkarmak zorunda kaldı. Çünkü bu dünyada normal olan hiçbir şey ona sunulmadı, sunulmak istenmedi anne ve babası tarafından. "İleride ne olmak istediğini sorduğum zaman, jandarma olmak istediğini söyledi ve biraz bundan söz ettik. "Neden?" Çünkü insanlara yardım etmek istiyor­du." Diana'nın küçük bedeninin hikayesi Sakar. O bedene, kaldıramayacağı yükler bindirildi. Anne ve babası tarafından gördüğü şiddetin boyutu ve Diana'nın vücuduna etkisini sayfaların içerisinde okurken yüreğiniz sızlayacak. Aynı zamanda her bir sayfada yazılanların gerçekten de yaşandığı aklınıza geldiğinde boğazınızda koca bir düğüm oluşacak. Diana, anne ve babasının arasının kötü olduğu bir dönemde dünyaya geldi. Hatta Diana'nın anonim doğum -annenin bebeği istemediği doğumlar- ile gözlerini açması bile annesinin onu sevmediğinin kanıtlarından birisi. İlk bölümlerde anneanne ve teyzenin gözünden olaylara tanık olurken Diana'ya yapılan şiddeti fark eden ise teyzesi olmuştur. Anneannesi acil ihbar hattını arasa da Diana'nın anne ve babası profesyonel yalancılar olduğu için her şeyi örtbas edip oradan taşınmışlardır. Daha sonraki bölümlerde okuldaki öğretmenlerin ve müdürlerin de Diana'nın durumu fark etmesi ile devam eden süreçte hep uydurulan bir hikaye mevcut: Diana "sakar" bir çocuk olduğu için vücudunda morluklar/yara izleri var. Diana ise anne ve babası onu sevsin ve onlara zarar gelmesin diye olanlara sessiz kalıp söylenen yalanları doğruluyor. Kendisinin sakar olduğunu bahsettiği bölümlerde okuyucunun içine taş oturacak ve Diana'ya sarılmak isteyecek. Diana'nın anne ve babası her zaman yeni bir hikaye
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:55
"Papalagi" (veya orijinal adıyla Der Papalagi), Alman yazar Erich Scheurmann tarafından 1920 yılında yayımlanmış oldukça sıra dışı ve düşündürücü bir kitap. Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse göğü delen anlamına gelir. Samoa'ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O, göğü delip geçmişti. Kapitalizmin yaşatıldığı sekuler toplumu daha yakından tanımak için, modernliğin medeniyet diye pazarlandığı sistemi görmek istediğimizde tüm açıklığı gerçekliği ile "Papalagi" karşımızda. Kitap ismi ile iddialı ve dikkat çekici olduğu kadar, kısa olmasına rağmen yine de anlamlı, bakış açısı sunması, düşündürücü olmasıyla beni kendine çekti ve okurken içimden tebrikler sunduğum bir kitap oldu adeta. Özellikle Afrika Dramını okuyup bu konuda bir ders aldıktan sonra, kapitalizm ve demokrasi gibi, "Kur'an'ın da ifadesiyle; yaldızlı sözler" ile insanların nasıl kandırıldığını, insanların peşinden koştukları dünya ve içindeki nimetlerin aslında aracı iken nasıl yegane amaca dönüştüğünü anlatan ve yeniden anladığım çok güzel bir kitap. İnsanoğlu tabiatı gereği unutan, dalan, günaha meyilli bir varlık olması nedeniyle kendine hakikati anlatacak, yaşamının içindeki yaratılanların amacını hatırlatacak türden kitaplar okumaya muhtaç. Özellikle de mana ile maddenin yer değiştirdiği, anlam kargaşası yaşandığı, duyguların renginin kaybolduğu bir çağda, bir zaman diliminde Batıyı ve batının bize sunduğu ya da dikte ettiği kültürü, bugün özenilen o Avrupai yaşamın aslında arka planını çok güzel anlatan bir kitap ve her insanın okumasını istediğim, dili hafif bir kitap oldu benim için. Papalagi yani beyaz adam, sömürünün
1000Kitap
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma
Puan vermedi·588 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
"Ben hasta olmak istemiyorum. İçimdeki hastalığı al anne, ölünce bebekler annesini göremiyor çünkü! " Herkese Merhaba Kalemini çok sevdiğim yazarın "Bir Şans Daha "kitabıyla sizlerleyim. Her kitabında farklı bir konuya değinmesi, akıcı anlatımıyla neredeyse ara vermeden okuduğum bir kitap oldu. Kitabın ismine bakıp aşk romanı zannetmeyin. Kitabın asıl amacı tüp bebek tedavisi için uğraşanların yaşadığı zorluklar, bir umutla bekleyişlerini , bir bağışla hayata tutunacaklar için ilik bankasınından gelecek cevaba muhtaçlıği anlatıyor . Diğer değindiği ana konu ise bir kadının aldatılmasına rağmen evladı için nelerden vazgeçtiğine değiniyor . Aldatılma kelimesini görür görmez hemen ben affetmem , kitap bana göre değil demeyin. Bence demeyi bırakıp kitabı okuyup ona göre karar verin . Çünkü kaderin planları , yaşanan olaylar kararları etkileyebiliyor. Hazal... Kundakta yetimhaneye bırakılmış bir bebekti. Orada tanıdığı Ebru'yu abla bilmişti. Burslu okuduğu lisede tanıştığı Demir ile evlilik yapmıştı . Kocasına öylesine aşık öylesine güveniyordu ki onun gözünde kusursuzdu. 4 yıllık evliliklerinde çocuk sahibi olmayı istemişlerdi ama bir türlü olmamıştı . Hayat ona en büyük mucizesini verdi. Hamile olduğunu eşine söyleyeceği gün aldatıldığına şahit oldu. Aldatılmayı affetmedi ve izini kaybettirdi . Bir daha yolu yoluma çıkmasın diye dua ederken kader planlarını kurmuştu .4 yaşındaki kızı Ecrin lösemi hastasıdır. Uzun uğraşlar sonucu ılık bulunmuş ve nakil yapılır ama vücudu nakili kabul etmez. Tek seçenek kalmıştır . Hazan , Demir'i arar ve acil hastaneye gelmesini söyler. Apar topar gelen Demir bir kızı olduğunu ve hastalığını öğrenir . Demir'in verdiği örnekler de Ecrin'e uymaz. Tek seçenek kalmıştır artık. Bu seçenek ise Hazan için çok ağırdır . Kadınlık gururu mu
Bir Şans DahaMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 2026262 okunma
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 11:05
Önce övgüler düzdüm kitaba. Bu karaladıklarının ölümünden tam 11 sene sonra keşfedildiğini bilmesem, vay be Kraliçe, ne şov yapmışsın diyecektim yazara. İşte, NYT’in 21. Yüzyılın en iyi yüz kitabı listesine girmiş, vallahi de hak etmiş falan diyordum ki, bir noktadan sonra okuduğuma bin pişman olmaya başladım. Neden mi? Yani ne bileyim, hayatın gerçekleri böylesine sert, böylesine acımasızca insanın yüzüne vurulmamalı sanırım ya. Şahsen ben taşımakta çok zorlandım. Amerika Birleşik Devletleri’nin farklı eyaletlerinden, bir sürü kadının öyküsünü kaleme almış yazar. Göçmen, alkolik, bağımlı, acılı, yaralı, dışlanmış.. Bir öykü kitabı değil, sanki bir kimlik pazarı. Kitap insana ne söylüyor biliyor musunuz? Hani bazen iç çekip sorarız ya “Yahu bu dünyada hiç mi güzel bir şey olmaz?” Kitap aynen şöyle cevap veriyor: “ Evet, olmaz, al işte kanıtı.” Kadınlar yarı yolda bırakılır, kadınlar tecavüze uğrar, kadınlar yükleri ile baş başa kalır, kadınlar, kadınlar, kadınlar… Kitap bitince rahat bir nefes aldım. Oh dedim neyse ki bitti, daha fazla tahammül edemeyecektim böylesi bıçak gibi keskin gerçeklikleri okumaya. Ama yalan tabi, bin sayfa sürse de okurdum çünkü insanı içine çeken bir dili var yazarın. Acaba şimdi ne anlatacak dedirten bir akışı var. Bir kitabı yarım bırakamayıp bitirmeye zorladığımız zamanlar vardır. İşte bu kitabı okurken böyle bir çabanın ne kadar yersiz olduğunu farkettim bir kez daha. Çünkü sizin için yazılmış bir kitap(Borges’in deyimi bu) sizi zaten battaniye gibi sarıyor, içinizi dolduruyor, peşinden sürüklüyor. Çok dağınık anlattığımın farkındayım, fakat zihnimin içi de böylesine dağınık zaten. Çok sarsıldım, çok etkilendim ve tetiklendim. Sevgili okur, bu kitabı okuma. Hiç gereği yok. Kitap çok ama çok güzel, ama yine de okuma.
Temizlikçi Kadınlar İçin El KitabıLucia Berlin · Siren Yayınları · 2021109 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma