Ama iş adım atmaya gelince, bir tek adım bile atamıyordum. Neye niyetlensem uzun uzun düşünüyor, çok uzakları gözüme kestiriyor ama daha ilk adımda ayağıma takılan bir çakıl taşının etrafında dolanıp duruyor, başkaları, beni alıkoyan çakıl taşını ellerini kollarını sallayarak geçip giderken, ben bana aşılmaz bir dağ gibi görünen çakıl taşıyla başbaşa kalıyordum. Sanki bütün ömrüm orada geçecekmiş gibi.