1K’da bulunan Değerli Yazar Şiir dostu "Yusef Masadow" Bey’in nazik jestiyle kendine yakışır güzel temennileriyle imzalı yollamış olduğu "Rima'ya Mektuplar" kitabı için kendisine bir kez daha gönül selamıyla Teşekkür ediyorum.
Herkesin Bir Hikayesi Vardır Kimseye Anlatamadığı..
Sevdaları, hayal kırıklıkları, yanılgıları…unutulmaya maruz kalan saf ve temiz duyguları…insani duyguların kayboluşuyla yanlızlığa sarılışları…Bu bir hikaye değil, bu yaşanmış iki yüreğin yolculuğunda kendinizi gördüğünüz soluk soluğa okuyacağınız birçoğumuzun unuttuğu masum, saf, kıyımsız, yazarımızın kendinden bile sakındığı, sarıp sarmaladığı..gerçek bir Aşk hikayesi..
Bazen bizlerinde dualarımıza kattığımız, bazen de yalnızca Yaradan'dan istediğimiz sessiz cümlelerimizle Amin diyebileceğimiz hikayelerimiz yok mu…?
Ne çok mutsuz insan vardı! Geçmişin hatalarıyla yıpranmış insanlar... Yalnızlık korkusuyla yanlış ilişkiler yaşamış insanlar... Öç alma duygusuyla kendini yakan insanlar...
Aşk imkânsızdı, kaderimiz imkânsızdı;
Yanyana olamadık asla bir evin içinde,
Kalplerimizle bir kitabın içine girebildik hürmetle...
İşte o kitap, bu kitaptır...
Merhaba RİMA, Ben’im…
Hayatın benden çalamadığı sağır ve lal düşler biriktirdim, Saklı Bahçe’mde…Sana anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki, nereden başlayacağımı bilemedim…Kırk yıllık bir ömür, kırk yıllık anılar, kırk yıllık bir öykü…
Bir ömrü nasıl anlatabilirim diye düşünürken, bir mektup yazmak düştü aklıma. Bir filmde görmüştüm; sararmış kağıtların üzerinde yüzlerce aşk nağmesi ve titreyen elleriyle güzel bir kadın… Bereketli gözyaşları, solmuş anıların üzerine yağmur gibi yağarken, yeniden dirilip ölümsüzleşen bir aşk belgesi… Bir mektup ! Şimdi yazdığımı okurken yüzünde beliren tebessümü görüyorum. Bu devirde mektup mu kaldı diyorsun;