MART MENEKŞELERİ İNCELEME
Puan vermedi·278 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:05
Sarah Jio’nun eserlerinden biri olan Mart Menekşeleri adından da anlaşılacağı üzere bizi Mart ayının o kendine has, uyanışı ve hüznü bir arada barındıran atmosferine davet ediyor. Kitap, arka planına menekşelerin zarafetini ve kokusunu zarifçe yerleştirirken, okuyucuyu hem buruk hem de umut dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap çok çok sevdiğim biri tarafından hediye edildi o yüzden benim için çok özel . Genel hatlarıyla hikaye, ana karakterimiz Emily’nin eşi tarafından aldatılması ve ardından gelen sancılı boşanma süreciyle başlıyor. Emily, bu ağır duygusal yükü ve yaşadığı derin acıları geride bırakabilmek, ruhunu şifalandırmak için bir adaya sığınır. Fakat bu ada, onun için sadece bir kaçış noktası değil, aynı zamanda hayatının tamamen yön değiştireceği bir dönüm noktası olur. Adada hem yeniden aşkı bulur hem de geçmişin tozlu sayfalarından çıkıp gelen gizemli bir günlükle, kendini bambaşka bir hikayenin tam ortasında bulur. Kitaba dair kendi deneyimime gelecek olursak; dürüst olmak gerekirse ilk sayfalar biraz durağan ve sıkıcı gelebiliyor. Ancak olayların içine dahil oldukça hikaye inanılmaz bir sürükleyicilik kazanıyor. Yazar, merak unsurunu o kadar canlı tutuyor ki, sayfalar arasında ilerlerken sürekli tahminlerde bulunmaktan ve detayları birleştirmeye çalışmaktan kendinizi alamıyorsunuz. ### Eleştirel Bir Bakış Kitap genel anlamda çok başarılı bir kurguya sahip olsa da, anlatım dengesinde bazı aksaklıklar hissettiğimi belirtmeliyim: Geçmişin gizemini barındıran Esther’ın hikayesine ne kadar derin ve güzel değinildiyse, günümüzde geçen Emily’nin hikayesi bir o kadar gölgede kalmış gibiydi. Yazarın Emily’nin dünyasını biraz aceleye getirdiğini hissettim. Özellikle kitabın son kısımları, sanki sayfa sayısı daha fazla uzamasın diye aceleyle kestirip atılmış izlenimi
1000Kitap
Mart MenekşeleriSarah Jio · Epsilon · 202425,8bin okunma
8/10
·200 syf.··
2026 12. kitabı
𝓜𝓮𝓻𝓱𝓪𝓫𝓪𝓵𝓪𝓻𝓻𝓻𝓻... Nasılsınız canım dostlar... Uzun zamandır buralara çok uğrayamasam da okumaya tüm hızımla devam ediyorum. Peki siz neler okuyorsunuz? Bugün size @inkilapkitabevi ‘nden çıkan kalemine hayran kaldığım @dilekgormezofficial ‘ın #aşkaözürdiletmem kitabının yorumu ile geldim... #kitaphakkındadüşüncelerim Hepimizin geçmişten taşıdığı yaralar vardır. Ancak bazılarımız için yaralar, daha derindir ve yetişkin yaşamımız üzerindeki etkileri daha belirgindir. Eksik büyüyen, özellikle kız çocukları hep başkalarıyla tamamlamaya çalışır kendini. Ada’da eksik yanını Toprak’ta tamamlamak istedi. Ama yalanlar, günahlar, sırlar arasında bir aşk ne kadar tamamlanabilirdi. Ada ve Toprak’ın geçmişi önünde engel olarak dururken bu aşkın sonu ne olacaktı? Uzun zamandır hiç bir kitap beni bu kadar etkilememişti. Son sayfalarında kendimi ağlar halde buldum. Ada’yı o kadar çok sevdim ki onu kız kardeşim gibi sarıp sarmalamak geldi içimden. Ah sen Toprak sevgine sonsuz saygım olabilirdi keşke evli olmasaydın. Tabi birde Fadıl faktörü var kitapta nefret ettiğim. Neden nefret ettiğimi kitabı okuyanlar bilir okumayanlar okuyunca öğrenir. Sadakatin, dostluğun, aile ilişkilerinin, hüzünlü çocukluk anılarının sorgulandığı bu şahane eseri kesinlikle herkes okumalı diyor şiddetle tavsiye ediyorum... Kitabınız bol keyfiniz daim olsun... Sevgili @dilekgormezofficial sizi çok geç tanıdığım için özür dilerim.Artık fanatik okuyucularınıza bir yenisi eklendi. Kaleminiz hep daim olsun... #alıntılar "Bazı babalar yoktur ve kendilerinden büyüktür yoklukları. Benim babamın varlığı eve sığmıyordu o yüzden yoktu." (Syf: 53)
Aşka Özür DiletmemDilek Görmez · İnkılap Kitapevi · 2022201 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Altı gerilim yazarı. Gizemli bir ada. Ve kimliğini kimsenin bilmediği efsanevi bir yazar: J. R. Alastor. Hayatınız boyunca kitaplarını okuduğunuz bir yazarın sizi özel adasına davet ettiğini düşünün. Böyle bir fırsatı kaçırır mıydınız? Bu altı yazar da kaçırmıyor ve kendilerini kusursuz görünen bir inzivanın içinde buluyor. Başlangıçta her şey harika: edebiyat sohbetleri, zekâ oyunları, bulmacalar ve ilham verici bir ortam... Ta ki ilk ceset ortaya çıkana kadar. O andan sonra hikâye tam anlamıyla yön değiştiriyor. Çünkü artık ortada sadece bir cinayet yok. Herkes şüpheli, herkes potansiyel kurban ve herkesin sakladığı karanlık sırlar var. Kitabın en güçlü yanı kesinlikle atmosferiydi. Issız ada hissi, dış dünyadan kopukluk ve karakterler arasındaki giderek büyüyen güvensizlik duygusu çok başarılı verilmiş. Sayfaları çevirirken siz de o adada mahsur kalmış gibi hissediyorsunuz. Karakterlerin her biri farklı katmanlara sahip. Geçmişleri ve sırları ortaya çıktıkça hikâye sadece bir "Katil kim?" gizemi olmaktan çıkıp psikolojik gerilime dönüşüyor. Ters köşeler konusunda da oldukça başarılıydı. Tam her şeyi çözdüğümü düşündüğüm anlarda yeni bir detay ortaya çıktı ve tüm teorilerim dağıldı. Peki bayıldım mı? Açıkçası hayır. Beklediğim o büyük "Vay be!" etkisini tam olarak alamadım. Ama buna rağmen merak duygusunu sürekli canlı tuttuğu, atmosferi güçlü olduğu ve beni son sayfaya kadar peşinden sürüklediği için keyifle okudum. 4/5 Kapalı alan gizemleri, ada atmosferi, bol şüpheli karakter ve zekice kurgulanmış gerilimleri seviyorsanız listenize ekleyebilirsiniz. Peki siz olsaydınız, kimliğini hiç bilmediğiniz bir yazarın davetini kabul eder miydiniz? #ÖlümeDavetlisin #AndePliego #GerilimKitapları #KitapÖnerisi #BookstagramTürkiye
Ölüme DavetlisinAnde Pliego · Juno Kitap · 202691 okunma
7/10
·551 syf.··
2026 73. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
Esrarlı Ada'nın ilk cildi, doğayı tamamen insanın emrine amade kusursuz bir laboratuvar olarak gören, insan psikolojisini hiçe sayan ve sömürgeci bir kibirle yazılmış bir "teknik kılavuz" gibidir. Jules Verne'in bilimsel öngörüsü takdir edilse de, edebi ve sosyolojik derinlik açısından sınıfta kalan bir metindir. Kitaptaki en büyük problem, beş kazazedenin ıssız bir adada sıfır aletle başlayıp neredeyse hiçbir başarısızlık yaşamadan hızla sanayi devrimi yaratmasıdır. Mühendis Cyrus Smith, adeta yürüyen bir ansiklopedidir; toprağın kimyasal yapısını bir bakışta çözer, metal eritir, patlayıcı yapar ve adayı hemen elektriklendirir. Karakterlerin hiç hata yapmaması, doğaya karşı hiçbir çaresizlik yaşamaması anlatı gerilimini tamamen yok eder. Bu durum, okuyucuda gerçek bir hayatta kalma mücadelesi değil, hile kodları açık bir bilgisayar oyunu izleme hissi yaratır. Roman, 19. yüzyılın "Avrupalı beyaz adamın dünyayı ehlileştirme" misyonunu körü körüne över. Karakterler adaya düşer düşmez, orayı keşfedilecek bir doğa harikası olarak değil, derhal mülk edinilecek ve sömürülecek bir toprak parçası olarak görürler. Adaya hemen "Lincoln Adası" adını verip Amerikan bayrağı dikmeleri, yerel coğrafyaya ve doğaya karşı ne kadar işgalci ve kibirli bir zihniyetle yaklaştıklarının en net kanıtıdır. Karakterlerin hiçbiri gerçek insan gibi hissettirmez; her biri belirli bir sosyal sınıfı veya mesleği temsil eden tek boyutlu prototiplerdir. Aralarında hiçbir fikir ayrılığı, psikolojik kırılma, kavga ya da depresyon yaşanmaz. Dünyadan tamamen izole olmuş bu insanların psikolojisi tamamen görmezden gelinir. Özellikle siyahi karakter Nab, efendisine olan kölece sadakatiyle tamamen 19. yüzyılın ırkçı stereotiplerine göre şekillendirilmiştir ve kendi özgür iradesinden yoksundur. Cilt
Kitap İncelemesi
Esrarlı Ada (1. Cilt)Jules Verne · İthaki Yayınları · 20153,030 okunma
Mükemmel çift
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Hayatı her anlamda çıkmaza girmiș olan Lyla, akademik kariyerindeki belirsizlikler ve erkek arkadaşı Nico ile ilişkisindeki sorunlarla boğuşurken, "Mükemmel Çift" adlı yeni bir reality șov için beklenmedik bir fırsat yakalar. Büyük ödülü kazanmak vaadiyle seçilen beș çift, egzotik Ve Issız bir adaya götürülür. Ancak cennet gibi görünen bu ada, kısa sürede bir hayatta kalma mücadelesine ve kâbusa dönüşür. Sürükleyici ve heyecanla okuduğum bir kitap
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202674 okunma
John von Neumann - Bilgisayar ve Beyin Üzerine
7/10
·82 syf.·
2026 14. kitabı
İncelemeyi hak eden bir yazar ve kitap olduğunu düşünerek başlamak istiyorum. Bilgisayar ve Beyin John von Neumann Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en eski ve en seçkin akademik ders serilerinden biri olan Silliman Konferansları’nı vermek, tüm dünyadaki akademisyenler arasında bir ayrıcalık ve onur olarak kabul edilir. Geleneksel olarak öğretim görevlisinden yaklaşık 2 haftalık bir süre boyunca bir dizi konuşma yapması, ardından derslerin el yazmasını Silliman Konferansları’nın evi ve merkezi olan Yalze Üniversitesi’nin himayesinde yayınlanacak bir kitap haline getirmesi istenir. John von Neumann’da bu ayrıcalıklı kişilerden birisiydi. Neumann kariyer olarak Zürih Teknik yüksek okulu’nda ve Budapeşte Üniversitesinde kimya ve matematik okudu. 1927 yılında Berlin üniversitesinde doçent olarak atandı, bunların dışında Hamburg üniversitesinde bir yıllık misafir öğretim üyesi, Princeton’da akademik kadroya katılarak ABD’de kalıcı olarak yerleşti. Neumann’ın bilimsel ilgisi; kuantum, matematiksel mantık, ergodik, sürekli geometri, işlemciler, soyut matematik, kuramsal hidrodinamik, diferansiyel denklemler, nükleer fizik ve fiziğin uygulamalı alanları olmuştur. Yer aldığı projeler ENIAC, JONIAC. Neumann Joniac projesinde beyin ve işleyişi hakkkında çalışmalara başlayıp nöroloji ve psikiyatriye merak salmıştır. Çevresinde bu tür uzmanların olmasını istemiş ve bunlarla temaslar kurup konferanslar düzenlemeye başlamıştır. Silliman konferanslarıyla da bu işi geliştirmeyi ve büyütmeyi düşünmekteydi. 1955de talihsiz bir haber sonrası Neumann’a kemik kanseri teşhisi konuldu ve aniden hastalığın verdiği olumsuzluklarla donuklaştı. Silliman konferansları için hazırladığı notları bir yandan düzenlemeye çalışıp alanında çalışmalar yapmaya devam etmekteydi. 1956 ocak ayında tekerlekli
Bilim
Bilgisayar ve BeyinJohn von Neumann · Tübitak Yayınları · 202364 okunma