7/10
·152 syf.··
2026 47. kitabı
#yalnızlarodası #nehirgüzel . . Yazarla tanışma kitabım ile geldim,kitap polisiye olduğu için daha çok ilgimi çekti. . Sabit kitabevi olan yalnız yaşayan bir adam bir gün oraya işe başlamak isteyen öğrenci Semih gelir ve biraz da olsa Sabit’in yalnızlığına iyi gelir. Sonrasında Semih’in kız arkadaşı ve Sabit’in hayatına giren kadınların hikayelerini okuyoruz. . Kitapta ana konu yalnızlık ve kendini kalabalıklar içerisinde yalnız hissetmek, hal böyle olunca da günümüz anlatılan kitapta geçmiş yılları da okuyoruz ve aslında bir anda ortadan kaybolan kadınların da geçmişlerini öğreniyoruz. Ortadan kaybolan kadınlar var ve hepsinin tek bir ortak noktası var ve buna ulaşıldığında büyük bir şok yaşanır ve yazar ters köşe yaparak da okuru şaşırtır. . Şimdi ben polisiye türünde aşırı okuduğum için kitap haliyle bana hafif geldi, betimlemeler az o yüzden bir günde okudum ki okurken de merak ettiriyor zaten ki bu da en sevdiğimdir neyse biraz kadın karakterlerin ve konuların geçmiş yıllarda anlatılması karışıklık yaratsa da sonrasında her şey yerli yerine oturdu, katili tabi ki tahmin ettim ama sonrasında şüphe de ettim yazarımız şaşırttı, ben kalemini sevdim diğer kitaplarını da okurum bu türde rahat okuma yapmak isteyenlere de gönülden tavsiye ederim
Yalnızlar OdasıNehir Güzel · Çınaraltı Yayınları · 202614 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2026 44. kitabı
Artık Loresima aşkımı bilmeyen yoktur diye düşünüyorum Kendisini çok seviyorum ve ne yazarsa okurum dediğim bir yazar Ayperi ve Ömer Seyirhan’ın şans eseri bir sahilde denk gelmesiyle başlıyor hikayemiz. Ayperi o an çok kötü bir kriz anında olduğu için “Nasıl olsa bir daha görmem” kafasıyla tüm dertlerini, geçmişin o ağır yükünü Ömer’e anlatıp içini boşaltıyor. Ama dünyanın ne kadar küçük olduğunu unutuyor tabii Bazen hepimiz bunu yaparız değil mi? Bir daha görmem diye her şeyi birden anlatırken buluruz kendimizi Sonra gece olunca “Ben ne yaptım ya” çatışmasını yaşamayan yoktur herhalde Aradan biraz zaman geçiyor ve Ayperi arkadaşları Melike ve Şeyma ile karıştıkları bir kavga sonucu karakolluk oluyor. Kızların aralarındaki o bitmek bilmeyen didişmeler, birbirlerine olan koşulsuz destekleri ve o aşırı eğlenceli arkadaşlık dinamiği okurken resmen gençlik dizisi izliyor gibi hissettirdi Neyse bilin bakalım karakolda karşısına kim çıkıyor? Evet bildiniz, Ömer! Bizim kız şok oluyor ve kendisini tanımamasını istiyor ama Ömer onu hemen tanıyor ve o andan itibaren her yerde Ayperi’nin karşısına çıkmaya başlıyor Ayperi gitsin istiyor ama Ömer vazgeçmek bilmiyor, asla gitmiyor Kitap komedi ağırlıklı özellikle Ayperi’nin Ömer ile olan çatışlamaları çok eğlenceli ama karakterlerin yaşadığı zorluklar içimi paramparça etti. Ayperi’nin daha çocuk yaşta, sadece bir pamuk şeker almak isterken başına gelen o olay... Bir çocuğun masumiyetini kaybedip o yaşta büyümek zorunda kalması, gülmemesi, konuşmaması, içine kapanması ve kimsenin bunu fark etmemesi o kadar acı ki Ömer o kadar ince düşünen bir adam ki! Ayperi’yi rahatsız etmemek için elinden geleni yapıyor. Ayperi duvarlarını önüne yığsa bile Ömer sabırla onun etrafında kalıyor, detayları asla unutmuyor. İstemezse ona temas
Tozlu Pembe ILoresima · Ephesus Yayınları · 2026531 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Rahatsızlık Hissi
1/10
·166 syf.·
2026 19. kitabı
Spoiler ile başlıyorum: Kitabı hiç ama hiç sevmedim. Okuduğum iki gün boyunca beni fazlasıyla huzursuz etti; karakteri ve psikolojisini anlamaya çalışmaktan yoruldum. Fikir ilk duyduğumda ilginç gelmişti; ancak okuyup bitirince, saman alevi gibi olduğunu fark ettim: İlk kıvılcımı görüyorsun, yanıyor; ama hemen ardından sönmekle kalmayıp kötü bir is kokusu da bırakıyor. Yazar fikri bulunca muhtemelen çok heyecanlanmış; fakat bu fikir en fazla kısa bir öyküye yakışırken, 160 sayfalık bir romana dönüştürmeye çalışmak bence manasız olmuş. Edebiyatın amacı bazen huzursuz etmek, rahatsız etmek ve insanı sorularla baş başa bırakmak olabilir; ama sevdiğim edebî romanların hiçbirinde “rahatsız olup bir an önce kurtulmak” istemedim. Bu kitap ise benim için, bir an önce elden çıkarmak istediğim bir yük gibiydi: 160 sayfalık koca bir yük. Bu fikirden bir öykü yazılsaydı, eminim çok daha vurucu ve akılda kalıcı bir metin çıkardı; roman formunda ise yetersiz ve zayıf kalmış. Anlamlandıramadığım noktalar Kitap boyunca bazı şeyleri net olarak hiç anlayamadım: - Carlo’nun amacı neydi? Bir türlü oturtamadım. Bana “kötü bir arkadaş” gibi geldi; sanki hayata “her şey olacağına varsın” mantığıyla bakıyor. - Cleila tam olarak ne yapmaya çalışıyordu? Neden oğlunu Alberto’ya bu kadar yerdi? Neden gelinini ve adamı bu kadar övdü? Hiç anlamadım. - Carlo ile Alberto arasında bir şeyler olduğunu ima etti; Carlonun, Alberto’ya iyi gelmediğinden ve ilişkilerinden hoşlanmadığından bahsetti ama tam olarak ne demek istediğini çıkaramadım. Bu değerlendirmemi okuyan kıymetli okuyucu: Bu sorularımla ilgili bir fikrin varsa ve bana yazarsan çok sevinirim. Finalle ilgili soru işaretlerim Kitabın sonunda adam eve geldiğinde, kızı “Annem evde değil.” derken doğruyu mu söylüyordu? Adamın karısı da mı
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 2026179 okunma
Ve Sonunda İkisi de Ölür
7/10
·336 syf.··
2026 56. kitabı
Kitap başlığıyla bence en büyük spoiyi vermiş. Yami kitaba bunu bilerek başlayın. Bana göre kitabın dili akmadığı. Ben okurken zorlandım. Ama bence konusu özgün ve güzeldi. Yazar arkadaşlığı ve konuyu güzel işlemiş. Tek sıkıntı üslubuydu. Onun dışında kitapta bir sıkıntı yoktu. Ben genel olarak beğendim.
Ve Sonunda İkisi de ÖlürAdam Silvera · Pegasus Yayınları · 20194,088 okunma
8/10
·368 syf.··
2026 22. kitabı
Asalak Fenomen | Kitap Yorumu Feyza Soysal , küçüklüğünden beri doktor olmayı hayal eden, genç bir kızdır. Yıllar süren çabalarına rağmen dördüncü kez girdiği sınavda da istediği başarıyı elde edemeyince kendisini kaybeder. Yaşadığı hayal kırıklığıyla kameranın karşısına geçerek sistemi eleştirir. Üstelik o videoyla bir gecede ülke gündemine oturur. Milyonlarca destek mesajı alır. Tanımadığı bir adam, eğitimine sponsor olmak ister. Feyza için yeniden bir umut doğar. Fakat bu umut, beklenmedik bir hamleyle yerle bir olur. Zaman geçer... Feyza Soysal, eleştiri videolarıyla kitleleri peşinden sürükleyen, şımarık, sivri dilli bir fenomene dönüşür. Yeni hedefi ise alaycı bakışları ve küçümseyici sözleriyle onu görmezlikten gelen kalp ve damar cerrahı Merthan Özkan'dır. "UYARIYORUM, DAHA FAZLA HASTA OLMAMAK İÇİN MERTHAN ÖZKAN'DAN RANDEVU ALMAYIN." Yorumum; Kitabı severek okudum. Cıvıl cıvıl yaz kurgusu diyemem çünkü çok fazla üzüldüğüm sahne oldu. Feyza , kitapta en üzüldüğüm karakter oldu. Yıllarca emek verdiği hayalini babası yüzünden kaybediyor. Gerçekten çok yalnız bir karakterdi. Etrafı kalabalık olabilir. Sosyal biri olabilir ama içten içe o kadar yalnız ki...Tam Merthan ile aradığı huzuru buldum dedim yine mahvolduk. Ben Feyza'ya kızamıyorum. Evet fenomenlik onu şımarttı ama kıyamıyorum Aşkı için çabalayan tek kişiydi. Sevgisi bana okurken geçti. Tek isteğim ikinci kitapta kendi geleceği için çabalayıp Merthan'ın peşinden koşmaması... Merthan'a gelecek olursam; seni hiç ama hiç sevmedim. Resmen duygularımızla oynadın. Miraç ile yalnız kalınca Feyza hakkında düşünceleri, suçlu olmasına rağmen günler sonra Feyza ile konuşması, sürekli kırıcı laflar söylemesi derken asla ısınamadım. İkinci kitapta bu fikrim değişir mi bilmiyorum ama bu kitapta kesinlikle
Asalak FenomenMerve Güner · Lapis Kitap · 202666 okunma
Şantaram-Oxucu rəyi
10/10
·832 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Qreqori Devid Robertsin "Şantaram" romanı sadəcə bir fərarinin macəra dolu həyat hekayəsi deyil, həm də dərin fəlsəfi axtarışlar, fədakarlıq və bağışlanma haqqında yazılmış möhtəşəm bir mənəvi epopeyadır. Avstraliya həbsxanasından qaçaraq Bombeyin (Mumbay) rəngarəng və xaos dolu küçələrinə sığınan Linin gözündən təsvir olunan bu dünya, həm insan mənəviyyatının zirvəsini, həm də gecəqonduların ən acı reallıqlarını gözlər önünə sərir. ​Kitabın ən heyranedici tərəfi, müəllifin Hindistanın ruhunu və insan psixologiyasını inanılmaz dərəcədə canlı ötürməsidir. Bombey gecəqondularındakı kəskin yoxsulluqla yanaşı toxunan saf səmimiyyət, mafiya dünyasının özünəməxsus fəlsəfəsi və Linin addım-addım "Şantaram" (yəni dinclik tapan adam) personajına çevrilməsi oxucuda dərin iz buraxır. Roberts azadlığın və məhkumluğun əslində insanın daxili aləmində başladığını çox gözəl hiss etdirir. ​Əsas Takeaway: Əsər boyunca sevgi, sadiqlik və xəyanət kimi mövzular olduqca güclü dialoqlarla işlənib. "Şantaram" həm dinamik süjet xətti, həm də həyatın mənasını sorğulayan aforizmləri ilə sadəcə bir roman deyil, böyük bir bədii təcrübədir. ​Səhifələr irəlilədikcə Bombeyin ədviyyat qoxulu küçələrini hiss etmək və bir insanın özünü daxilən itirərək tamamilə başqa bir coğrafiyada yenidən kəşf etməsinə şahid olmaq unudulmaz bir mütaliə zövqü bəxş edir.
1000Kitap
ŞantaramGregory David Roberts · Qanun Nəşriyyatı · 20192,087 okunma