Hayatı 'şimdi değil, sonra' diyerek ve işlerini son dakikalarda büyük stres altında tamamlayan biri olarak, tam bir ertelemeci olduğumu söyleyebilirim. Yalnızca ben böyle olduğumu sansam da pek çoğumuz işlerimizi ertelemekten ve bunun için kendimizi kötü hissetmekten muzdaribiz bence. John Perry Erteleme Sanatı'nda ertelemeyi bir yaşam biçimi haline getirmiş pek çok insanın kendisini daha iyi hissetmesi için, bunun bir sanata dönüşebileceğini eğlenceli bir dille kaleme alıyor. Kendisinin de bir ertelemeci olduğunu ifade eden, mantık, metafizik, dil felsefesi ve zihin felsefesi alanlarında çalışmalar yürüten ve Stanford Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapan Perry, Yapısal Erteleme adlı kısa denemesi ile bu konu üzerine araştırmalar yapmaya başlamış. Kitabın ilk bölümünde yer alan deneme, kişinin yapmak zorunda olduğu işlerin yapısını kendi yararına kullanacak tarzda şekillendirmesi olarak tanımlanabilecek yapısal erteleme üzerine, ertelemecilerin büyük bir kısmının dahil olduğu bu grup aslında yapılacaklar listesindeki en önemli, en acil işleri yapmak yerine daha alt sıralarda, daha önemsiz işleri yaparak da bir şeyleri tamamlayabilmekte. Bunun yanında kendi deneyimlerinden, araştırmalarından yola çıkarak bazı tavsiyelerde de bulunuyor John Perry. Yalın, anlaşılır ve eğlenceli üslubunu oldukça sevdim.
"Rahiplerinin Katolik inancını ve ahlakı koruma niyetiyle daha da bağnazlaşmasında da şaşılası bir şey yoktu. Rahip kasabadaki her bir kadını şüpheyle izliyordu. İffet ve erdemden en ufak bir sapma belirtisi dahi kayda alınıyordu. Tatlı yasak elmadan yediklerinden zayıf ve günahkar olan kadınlar Havva'dan beridir bu türden soruşturmaların yükünü taşımak zorundalardı."
"Yani dünyanın diğer köşelerindeki kadınlar saçlarını cesurca kısa kestirip Charleston dansı yaparken Uukumil, Casiopea'nın başına eşarbını geçirmeden dışarı çıkması halinde laf yiyeceği bir yerdi."
"Erteleme bir kusurdur, iyi gizlenmiş bir erdem değil. Amacımız ertelemecileri kahramanlara dönüştürecek bir hayat felsefesi bulmak değil (gerçi böyle bir felsefenin ilkelerini takip etmeye çalışmak eğlenceli olabilirdi). Dikkat çekmek istediğim husus bunun dünyadaki en büyük kusur olmadığıdır; ertelemeci olsanız da sayısız işi tamama erdirebilirsiniz. Ek olarak, kendinizi manipüle etmeye olanak sağlayan gelişkin kendini kandırma becerilerinizle ve az biraz iradeyle, daha makul düzeyde bir ertelemeciye dönüşebilirsiniz. Ve son olarak -ki bu bölümün meselesi de buydu-, bazen kusurların bile kendine has faydaları vardır."