"Sorun değil, çünkü aslında bütün ertelemeciler mükemmel kendi kendini aldatma becerilerine sahiptir. İnsanın çeşitli kusurlarının olumsuz etkilerini telafi etmek için başka bir kişilik kusurunu kullanmasından daha soylu ne olabilir?"
Kimilerine göre "şeytanın avukatı", kimilerine göre "kahramanların savunucusu" olarak anılan Jacques Verges, Nazi savaş suçlusu Lyon Gestapo şefi Klaus Barbie'den Sırp diktatör Slobodan Miloseviç'e tanınmış pek çok suçlunun avukatlığını yapmış bir ceza avukatıdır. Ceza hukukunu bir sanat, sanatların en az bilineni, en trajiği ama aynı zamanda en günceli olarak gören Verges, ilk kez 1988'de yayımlanan Savunma Saldırıyor'da savunma politikasında var olan iki yöntemi; uyum ve kopuş savunmalarını örneklerle ele alır. Uyum savunmaları, tüm davaların temel ihtiyacı olan kurulu düzene saygıdır. Dreyfus, Challe bunlardandır. Kopuş savunmalarında ise, düzenin ve sanığın çatışması karşımıza çıkar, Sokrates'te, Dimitrov'da olduğu gibi.
Kitaba dair, benim de haklı bulduğum, en önemli eleştiri, çevirinin kötülüğü. Okumayı zorlaştıran, dikkat dağıtan bir problem bu malesef. Ancak bunun ötesinde, ceza hukukuna, adalet ve hukuk anlayışına dair etkili bir kitap.
"Mahkemenin bu yargısından çıkan sonuç, soykırımı, ancak dünyanın paylaşımını söz konusu etme eğilimine bağlı olduğu durumda uluslararası cezaya layık gördüğüdür."