adastraperasperabooks

adastraperasperabooks
@adastraperasperabooks
reader book reviews • quotes
İnsanın tek gerçek aşkı olacağı, sonrasında hiçbir şeyin onunla boy ölçüşemeyeceği fikri. Güzel bir fikir ama asıl gerçek, dehşetin ta kendisi. Sonradan yıllar boyu o yalnızlığı göğüslemek. Hayatınızın amacı yok olmuşken var olmaya devam etmek.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Başka hayvanların ilerlemediği söylenir. Ama insan zihninin de ilerlediği yoktur. Bizler o hep aynı yüceltilmiş şempanzeleriz, sadece silahlarımız gitgide büyüyor. Her şey gibi kuanta ve parçacıklardan oluştuğumuzu anlayacak bilgiye sahibiz ama buna rağmen kendimizi içinde yaşadığımız evrenden ayırabilmek, kendimize ağaçlardan, kayalardan, bir kediden ya da kaplumbağadan öte bir anlam yükleyebilmek için elimizden geleni yapıyoruz.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Edebiyat
Geçmişle yapabileceğimiz tek şey, onu sırtımızda taşımak ve ağırlığının gitgide arttığını hissederken altında kalıp ezilmemek için dua etmek.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Edebiyat
"Bakışlarımızla bir anda birbirimize o kadar çok şey söyledik ki, onunla bütün bir gece saatlerce konuşmuşuz duygusuna kapıldım."
Edebiyat
7/10
·516 syf.··
2021 18. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 17:48
Pek çoğumuzun bildiği etkileyici bir giriş cümlesi ile başlar Masumiyet Müzesi. "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk, bir söyleşisinde kitapların ilk cümleleri için 'Bir kitabın ilk cümlesi benim için çok önemlidir. İlk cümle kitabın bütün ruhunu, gideceği yolu, okura vereceği ruh hallerini sezdirmelidir.' demiş. Masumiyet Müzesi'nin bu ilk cümlesi de bizi nelerin beklediğini sezdiren etkileyici cümlelerden. Zengin bir ailenin çocuğu olan Kemal'in Sibel ile nişanlanacağı sırada uzak akrabalarının kızı Füsun'a aşık olması ile başlıyor kitap. Ancak sıradan bir aşk hikayesi değil, yıllarca hiç bitmeyen, hatta saplantıya dönüşen bir aşk bu. Kemal'in zayıf ve takıntılı karakteri nedeniyle içerisinde nice acılar, üzüntüler ve mutluluklar barındıran bir aşk. Kitapta bu aşka Kemal'in bakışından şahit oluyoruz, ancak yaşananlar karşısında Füsun'un neler düşündüğünü, neler hissettiğini onun tarafından okumayı da çok isterdim. Orhan Pamuk'un kendine özgü uzun ve süslü cümlelerle, betimlemelerle dolu anlatım tarzı hikayeyi derinleştiriyor, karakterlerin yaşadıklarını bizlere en iyi şekilde aktarıyor. Öte yandan bu, okumayı zorlaştıran da bir etken. Kemal'in gelgitli ruh hali, duygularını en derin şekilde yaşaması, acısını da mutluluğunu da uzun uzun anlatması duygusal olarak oldukça yorucu. 1975 yılında başlayan kitapta Türkiye'de yaşanan siyasi olayların, toplumsal bakışın romana aktarılışını da oldukça beğendim. Özellikle toplumun aşka, kadının bekaretine, evliliğe olan bakışı 1970'lerden çok da ilerisine gidemediğimiz, hala tabu olan konulardan. Yazarın kitabın basımından dört yıl sonra Çukurcuma'da kurduğu müzesini de ziyaret etmeyi çok istiyorum. Kemal'in yıllarca Füsun'un evinden topladığı eşyalarını, kendisine o günleri hatırlatan pek çok objeyi
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma