7/10
·344 syf.··
2025 22. kitabı
“Güvensizliklerin üstesinden gelmeye yönelik bir başka yaklaşım da onları etiketlemektir. İçini kemiren şüpheler yüzünden bir türlü harekete geçip ilerleyemeyen bir sanatçıyla çalışıyordum. Ona, Budist “papancha” kavramına aşina olup olmadığını sordum. Düşüncelerin baskınlığı diye çevirebileceğimiz bu kavram, deneyimlerimiz karşısında zihnin kafa bulandırıcı gevezeliğini ifade eder.” Rick Rubin - Yaratıcı Eylem: Bir Varolma Biçimi Rubin, yaratıcılığın doğuştan gelen bir yetenek olmadığını, insan olmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu söylüyor. Bunun illa bir sanat eseri olması, görünür olması ve vitrinde sergilenmesi gerekmiyor. Bu bir sohbet, bir problemin çözümü ya da mobilyaları yeniden düzenlemek olabilir diyor. Bu kitaptan şöyle çıkarımlar yapmanız çok olası. Yaratıcı olmak, herhangi bir şeyi üretmeden önce durmak, düşünmek, o ana odaklanmak, bir şeyin dışa vurması için önce içeriye bakmak. Hata yapmaktan korkmadan, mükemmel olmasını beklemeden başlamak. Sonra farkındalık. Çevreye, doğaya, insanlara ve hatta ne söylediklerine odaklanmak, duymak ve dinlemek. Elbette bu kitapta devasa ve yeni fikirler yok; sadece var olmak, hayata nasıl baktığın, orada ne gördüğün ve ne duyduğun asıl mesele. Aslında her şey görmezden geldiğimiz farkındalık ile başlıyor. Ve bence işin güzelliği de burada. Sözün özü, yaratıcı olmanın sadece bir eylem değil, aynı zamanda bir var olma biçimi olduğunu görüyoruz. Bu arada Rick Rubin, Metallica, Red Hot Chili Peppers, Imagine Dragons, Kenya West, Adele, Ed Sheeran gibi dünyaca ünlü isimlerin albüm yapımcısı. Ayrıca Time’ ın “Dünyanın En Etkili 100 Kişisi” listesine giren isimmiş. Kariyeri boyunca edindiği deneyimleri bu kitaba aktarmış. Büyük iddiaları olmayan, sakin bir kitap. “Bu kitapta söylediklerimden işinize yarayanı alın
Yaratıcı Eylem: Bir Var Olma BiçimiRick Rubin · Domingo Yayınevi · 2024292 okunma
Vay be ne aşk akıntısıydı ama!!! Eridik
8/10
·249 syf.·
2025 95. kitabı
Victor'un Adéle'lesine Mektuplar.. Bu mektuplar Victor Hugo'nun gençlik yıllarında nişanlısı Adéle Foucher'e yazdı gerçek mektuplardan oluşur. Hugo'nun çocukluk aşkı olan Adéle, ailelerin engelleri ve özellikle Hugo'nun yüksek tabakadan gelin istemeyen annesi Sophie'nın baskısıyla ilişkinin gizli yürütülmesine sebep olmuştur. Bu duygusal sürecin izleri 2 yıl boyunca süren mektuplaşmalarda ve duyguların içten romantik ama aynı zamanda bazen abartılı şekilde ifadesinde belirginleşmiştir. Romantik ve samimi bir ton kullanılan mektuplarda duygusal yoğunluk ve tutkunu saflığı karşısında biz okurlar etkilenmeyelim de ne yapalım. 'Ne ona baksam kendimi yapayalnız görüyorum' ifadelerini sarf eden Hugo, yalnızlık, tutku, aşk ve sık sık tekrar edilen duygularla örülü bir iç dünyayı bizlere açar. Hugo genç yaşına rağmen duygularını açıkça ifade edebiliyor içtenlikle yazılan satırlar okuyucuda hem gülümseme hem de derin düşünce yaratıyor. 'Aynı duyguyu defalarca ifade edip yine de eksik hissetme' hali olarak anlaşılabilir. Aynı duyguyu defalarca ifade edip yine de eksik hissetme... Aidiyetsizlik... Yurdunu şaşırmak... Belki de bazı duyguların bir yurdu yoktur. Her duygunun kendine kesinlikle bir barınak yapacak diye de bir kuralın olmadığı gibi. Bazı duygular kimliksiz, çıplak, bir şarkı da kaybolan bilinmeyen nota gibi.. Mektubun bazı yerlerinde ki satırları edebi yönü bir kenara, felsefi ve psikolojik olarak da sapasağlam bir zeminle okutur bize. Bu tek taraflı 'hiç döküş' mektubunun aşkının en deli en önü kesilmez en sarsılmaz duygularla okuyucuya içindeki patlayan duyguları zuhur ettirir. Mektupta benim ilgimi çeken kısım ise aşkını bir emanet olarak değil tanrısıyla bir tutması (tövbe tövbe:) . Tapılacak bir put gibi görüyor. Oysa ki kişi aşktan beslenmeli, aşksız olur
İnceleme
Nişanlıya Mektuplar 1820-1822Victor Hugo · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022782 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2025 12:54
Okuduğum en yararlı kitap. Umarım oğlumla öğrendiklerimi deneyip onun benimkinden güzel bir üslûpla büyümesini sağlarım. Duygularını kabul eder,engellemem çocukken çok fazla kırılmış biri olarak kendi çocuğumu böyle büyütmek istemiyorum
Konuş ki Dinlesin Dinle ki KonuşsunAdele Faber · Doğan Kitap Yayınları · 2019488 okunma
Terk Edenler ve Kalanlar
Puan vermedi·458 syf.·
2025 2. kitabı
Evveeett geldik mi napoli romanlarının 3.süne. Ben git gide bu seriye daha çok bağlanıyorum. belki de bu kitapta karakterlerin artık genç yetişkinlik dönemlerini ele aldığı için kendime yakın hissediyorumdur. -SPOLIERLI ALAN- Serinin ilk iki kitabına göre yükselen bir kaos ve şiddet çatısı var. Özellikle sonlara doğru artan ani ölümler insanı şoka uğratıyor. Bu kitapta daha çok Lenu'nun ve onun olgunluğa erişmesi üzerinde durulması beni mutlu etti. Su götürmez bir gerçek var ki Lenu'yu daha çok seviyorum. Nino'ya gelirsek, açıkçası Lenuyu sevdiğini falan düşünmüyorum bu arada ama onun aydınlanma yaşamasına yardımcı olduğu bir gerçek. Açıkçası da iyi de oldu bu durum. Ayrıca Lenu da Ninoyu gerçek anlamda sevmiyor bence. Onun o platonik içten içe yıllarca sürdürdüğü bir masum sevgi var evet ama bu aşk değil bence. Nino Lenu için onun olması gereken, ulaşması gereken bağımsız kadın ideallerinin bir imgesi. Nino bu özgürlük duygusunu Lenuya yaşatıyor. Böyle düşünmemin diğer bir sebebi de tabii ki Lila. Lenu kendi içinde yaşadığı Lila ile olan rekabetinde Nino'yu önemli bir kazanım aracı olarak görüyor bence. Nino'ya sahip olan kazanır gibi bir his var derinlerinde buna eminim. Nino onda bu iki şeyi temsil ediyor. Son kitapta ne olur ama bilmiyorum ama aralarındaki ilişkinin uzun süreli olacağını düşünmüyorum. Genel kanının aksine kitaptaki politik atmosfer beni asla sıkmadı, güzel ilerledi benim açımdan. Arka planı çözümleyerek hikaye içine dahil etmeyi seviyorum. Ek olarak bahsetmek istediğim karakter, Adele. Onun çok destekleyici bir kayınvalide olduğunu düşünüyorum, Lenu ile aralarındaki bağa çok değinmedi Ferrante ama feminizm ve kadın üzerindeki değindiği noktalar bu iki karakteri birbirine bağlıyor. Airota ailesinin kadınlarını bu noktada tebrik ediyorum. Dediğim
Terk Edenler ve KalanlarElena Ferrante · Everest Yayınları · 20251,600 okunma
Biraz Tahlil; Fazlaca Özet
Puan vermedi·464 syf.··
2025 72. kitabı
Emile Zola'dan bir şey okumak banliyölere ve işçi hayatına biraz da olsa yakınlaşmak demektir. Bu roman bir Paris banliyösü olan Goutte-d'Or Sokağı'nda geçmektedir. Roman boyunca bu sokağı bir tiyatro sahnesi gibi kullanmıştır Zola; bütün oyuncularını yeri ve zamanı geldikçe burada sergileyip bize tanıtmıştır. Hikayesi için gerekli bütün aksiyonda temel olarak burada yer almıştır. Romanı bir akademik çalışma altında inceleyecek olursak; bazı sosyolojik tespitler yapmaya hak kazanabiliriz. Bunlardan başlıcası Zola diyor ki; insan sefaletini başkalarının sırtına ve omzuna basarak ya da diğerlerine kıyasla daha iyi durumda olduğunu düşündüğünde unutabilir. Örneğin, Lorilleux ailesine yakından bakılabilir. Bir diğer konu ise Paris'in merkez sokakları ve arka sokakları arasındaki sosyo-ekonomik fark aslında gelirlerin eş dağılmadığını ve herkese yetecek kadar yemek ve yer varken bunun sağlanamadığını ortaya koymaktadır (biraz da hükümet eleştirileri). Gervaise kitabın sonunda yaşadığı sefalet ile kendini pazarladığı satırlar aslında iki sokak arasındaki ekonomik farkı netlikle göstermektedir. Zola'nın kitabı bitiriş şekli de biraz kafa karıştırıcıdır. Coupeau delirerek, Gervaise ise sefalet içinde ölmüştür. Son sayfasından başlandığında okunmaya Zola şunu iddia ediyor diyebiliriz; bu hayattan bir kurtuluş yoktur. Ne kadar çıkışlar, yükselişler de olsa bu banliyöye girdikten sonra bir daha kurtulmak mümkün değildir. Burası ahlaki olarak yozlaştırır ve nihayetinde ekonomik çıkmazlarla birlikte kişi sefil bir hayatı tercih etmek zorunda kalır. Lantier'ler ise kazanandır. Lantier'ler hiç bir kıymetli duyguya sahip olmayan ihtiras bir perver olarak tüm kitap boyunca başına bir şey gelmeden hafızamızda yer edinmiştir. Peki, bu kadar net yargıları ifade etmeme rağmen neden
MeyhaneEmile Zola · Görsel Yayınları · 19934,699 okunma
5/10
·272 syf.··
2025 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 22:27
Adele in yerinde olmak istemezdim. Bu kadar bencil ve kendini beğenmiş biri tarafından sevilmek hiç de hoş olmasa gerek. Aşkının büyüklüğünden bahsederken bile kendini yüceltmeye çalışıyor. Bu evliliğin mutlu bir tarafı olduğunu düşünmüyorum.
Nişanlıya Mektuplar 1820-1822Victor Hugo · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022782 okunma