- Bin defa söyledim: Ben evlen-mi-ye-ce-ğim!
- Ne yapacaksın ya? Babanın evine kazık mı kakacaksın?
Karşılık vermedi. Kazık kakmıyacaktı ama, burada, bu kasabada, kasabanın insana bön bön bakan poturlularından birisiyle mi, yoksa babasının, kendine benzediği için pek beğendiği, beş vakit namazında, niyazında, kırpık bıyıklı, eli tesbihli dükkan komşusu otuzluk pazarcısı, ya da onun gibi bir başkasıyla mı evlenecekti? Sonra? Başında başörtü, dudaklarında pıtır pıtır dua, ardında zırıl zırıl bir alay çocuk, leğen başında... Ha?
"Allah yazdıysa bozsun!" diye geçirdi.