AŞK hikâyemize devam edelim...ya da rahatsız ediyorum hissi seveni üzerken kalem sendedir ve elinin altında da bir hikaye..
Bu gecikmiş kaderin hikayesi; yarım kalmak için yazılmaya başlanmadı, özden ta içten gelen hislerin buluştuğu her anın sıcacık tadı ile beslendi, araya mesafeler, sessizlikler, kırgınlıklar, çaresizlikler ki bunların hepsinin sebebi olan keşkeler girse de kalbin unutamadığı, unutmayacağı, kendisini gerçekten yaşatan, nefes alıp veren hakikatler manzumesidir ki yazsan ciltlerce roman olur cinsten...
Ben, seni her düşündüğümde, yaşananların lezzetinin yanında her ne olursa olsun, zamanın ve mekanın her halinde bir sesine, bir bakışına, bir kokusuna, bir sohbetine, sıcacık tenine koşa koşa gidebileceğim yani daha çok yaşanabilecekleri yaşayarak görüyorum
Birlikte kurduğumuz hayalleri, gözlerindeki o ben bakışlı sıcaklığı, elini tuttuğumda utangaç duruşunun altında dünyaya karşı biraz daha güçlü güvenli hissettiğin anları yaşıyorum...
Belki zaman ve mekan bize acımadı, belki hayat ikimizi farklı yollardan geçirdi ama ne kadar da olsa seni bana, beni de sana getiren kaderi, kalbimin yolu belledim ve bu kalpte şeritler kapalı, sonu da çıkmaz sokak: Everywhere is the BETstreet on the BETway 🧡
Seni çok seviyorum, seni çok özlüyorum ve senden belki de son kez isteğim ki asla yanlış anlama bu gerçek bir halin tezahürü bendeki; gel, birbirimizi bildiğimiz, aşkımıza olan sadakatimiz, her anımızın tadı ile geçmişin yükünü değil, birbirimizi ebeden her şartta, mekanda ve zamanda tutalım, asla eksik etmeyelim ve kırgınlıklarımızı değil, sevgimizi büyütelim
Bu kez birbirimizi kaybetmek için değil, her şeye rağmen birbirimizi bulmak için bize biçilen hikayemizin içinde aşkla, meşkle, kah gülerek kah ağlayarak, kah sevişerek, kah sadece sessizce bakışarak