Vefasızlık yarpuzları beni yaktı
Yarpuzlar ki dilimi bilmiyor, beni ateş yaktı
...
Vahşice yarpuz gülleri ümitsizlik çölünde, sabah oluyor
Gam seli içinde tek kalmışım.
(Yarpuz: Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki.)
Trabzon’dan çıktım başım selamet
Çavuşlu’ya vardım koptu kıyamet
Büyükhanım’ın felaketi Harşit kıyısında ve Ordu çıkışında kopmuştu; başkalarının kıyameti Çavuşlu’da, Görele’de, Tirebolu’da, Ünye’de, Fatsa’da, sayılamayacak kadar çok yerde, her yerde. İnsanın kıyameti de kendisiyle birlikte yürüyordu demek ki. Ne çok acı vardı bu dünyada ve onlar dünyaya gelmeden önce de bu böyleydi, gittikten sonra da değişmeyecekti.
Sular durulmadı. Geceyi o mahşer uğultusunda buz gibi havada geçireceklerdi. Büyük bir ateşin başında uykuya dalmaya çalışırlarken kalın, yanık bir erkek sesi duyuldu.
Ey gidi Sultan Reşad
Kararıni bulmadın
Çektin askeri geri
Milletini sormadın
Urus’un kumandani
Yortu tutayi yortu
Ey gidi Sultan Reşad
Hani üçüncü ordi