" aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın ,
mücadele-i hayattan şu sırrı anladım ki ben /
ölüm bir didinmenin sükuta inkılabıdır..
yağsın nesi varsa kainatın / lakin bu derin
sükut dinsin. "
" gerçekten yana olduğunu ileri sürüp böbürlenir. öyleyken, hepimiz hiç ara vermeden yanlışlıklar yaparız. hem de gerçeğe çok benzeyen yanlışlıklar... çoğumuz bunu , karşımızdakileri aldatmak için değil , gerçeklerimizin yüzde yüz gerçek olduklarından bir an bile şüphelenmediğimizden böyle yapıyoruz.
biraz kuşkulansak çok şey düzelecek...
bizim değişmez gerçeklerimizin yanında, karşısında, önünde, arkasında başka gerçeklerin olabileceğini biraz düşünsek..."
" bence bugün Edirne şehri sınırlarımızın içindeyse , biz bunu Enver Paşa'ya değil, hatta Lozan Sulhu'na değil, Sinan'ın Selimiye'sine borçluyuz. Selimiye orada durdukça, Edirne de bizim sınırlarımızın içinde durur , hepimiz toptan ölmedikçe.."