tapınıyorum oaro

tapınıyorum oaro
@aena
ya kanka ben istemez miyim bir sürü kitap okuyayım ama olmuyor yks'ye hazırlanıyorum.

tapınıyorum oaro

, bir kitap okudu
7/10
·74 syf.·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 11:33
·
2021 5. kitabı
Franz Kafka
7.8/10 · 268,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Part 1
Soğuk havanın kalın yeleklerden içeri girdiği bir sabah, günün başlangıcını haber veren kara bulutlarla bezenmiş gökyüzü ve ağlamaktan şişmiş gözleriyle oturduğu bankta titremelerini hafifletmeye çalışan bir genç kızla yaşam yeni bir güne hayat vermişti. Ortalık insan kaynasa da kimse birbirine sürtünmüyor, soğuğun getirdiği keskin acı ve gergin sinirler, her an kavgaya hazır olduğunu gösteren bir grup çocukla ortaya çıkıyordu. Yüzler boyunlarının eğikliğinin getirisiyle aşağıya, yere, bakıyor çevresinden haberi olmayan bir düzine insanı işlerine yetiştirmeye çalışıyordu. Koşuşturmaca her zaman vardı ama bugün herkesin hissedeceği bir yavaşlıkla işler halloluyordu. Her şey hızlı ama bir o kadar yavaştı. İnsanlar sorunlarını bilmiyor, kendilerine kazınmış olan görevleri ve sorumlulukları yerine getirmek için hareket ediyorlardı. Gülümsemeler gerçekçi, içlerinden geçen şeytanın kulaklarına fısıldıkları daha gerçekçiydi. Ağlamasıyla ortalığı kavuran bebekler üzgün, annelerinin içindeki yarı daha acıklıydı. Başarılar gözler önüne seriliyor, başarısızlıklardan bahsedilmiyordu. Her kimse kendisini zor duruma sokmamak için adımlarını dikkatli atıyor, kulaklarını çevresindekine tıkadığı halde gülünsüyor içi ağlasa da gülümsüyor, başarılarından bahsetmiyor sadece gülümsüyordu. Bağırdığında deprem etkisi yaratan adam bugün sessiz, sinir ve kırgınlık vücunda dolaşmıyor aksine içinde karşı koyamadığı bir heyecan vardı. Dışarıya yansıtmasa da beyninden türlü düşünceler geçiyor, her birini uygulamak için müthiş bir enerji ortaya çıkırıyordu. Ailesi umrunda değildi o an sadece kendisi ve onu yiyip ben fikirleri vardı. O fikirleri hayata geçirmek için yaşıyormuş gibi davranıyor, koşuyor, koşuyor ve durmadan koşuyordu. Onun için durmak bitirmekti ve o daha başlamamıştı.
Bağırdıklarımın doldurdukları
Düşünüyorum da kafamın içindekileri toparlayamıyorum... Her duygu ve durum hakkında çıkarımlar yapmak hayatımın amacı haline gelip beni gerçeklikten kopartıp, düşünce alemime sokuyor. Bıraktığım her izin yavaş yavaş dünyadan silinip beynimde damgalanıp koyu bir lekeye dönüşüyor. Attığım her adım beni geriye düşürüp, eksilere sürüklemesi sence de normal mi? Denizin dalgaları bana doğru değil de geriye akması, güneşin tepeden aşağı sarkıp altımdan bana gülümsemesi peki normal mi. Ben, ben sizin dünyanızı hatırlamıyorum... Hatırladığım tek gerçeklik şu an olan. Az sonra bütün,bunları unutacağım ve şimdiyi yaşamaya devam edeceğim. Aklımdakileri toparlayamıyorum... Ben kimim? Sen, sen beni tanıyor musun? Daha önce karşılaştık mı seninle? Bana hiç gülümsedim mi? Dokundum mu sana, merhaba dedim mi? Söylesene! Bana cevap versene! Bakma yüzüme öyle, bakma! Kafayı yemek üzereyim. Ben kimim unuttum, başkalarında arıyorum artık kendimi. Senden bir parça götürüp kendim yapacağım, ona boyun eğeceyim ve sevmediğim halde sürdüreceğim. Sana tanıdık geliyor muyum? Bana cevap ver artık! Lütfen, benimle konuşmana ihtiyacım var. Lütfen. Başımı ağrıtan bu gürültüde ne? Niye herkes bir anda konuşmaya başladı. Susun! Susun artık. Herkesin fikrine ihtiyacım yok sadece, sadece seninkine ihtiyacım var. Konuşmana bana yol göstermene muhtacım. Yeter ki konuş... Konuş ve susma.
2020 YILI BANA NE KATTI? Mary Shelley