Şu an o son mucizeye kendini yakın hissederken hiç korkmuyordu;
bu mucizenin artık bir yanılgı, bir düş olmadığını, aksine sonsuz karanlık gerçek olduğunu biliyordu.
Yerdeki yıkıntılar arasında İtalyan ustanın yaptığı kederli, güzel Meryem Ana yatıyordu, yüreği kanayan Meryem Ana'ya kılıç saplanmıştı. Fakat resmine değil, kendisine
saplanmıştı kılıç; yüreği kanayan resim değil, bizzat
Meryem Ana'ydı ...