Yarabbi, idrakimin, viran olan idrakimin harabesinde bir baykuş gibiyim. Kendi sesimden, kendi kör ve aydınlığa düşman gözlerimden gene kendim korkuyorum. Ben hep mi zulmetlerde, hep mi çöküntüler, yıkıntılar arasında vatan tutacağım?
Burada ızdıraba ve tevekküle o kadar alıştım ki, onları bırakırsam ruhumun bir parçası kesilmiş gibi boşluk duyacağım; bırakmazsam isyansız nasıl yaşayacağım?