mona

mona
@aesmona
sonum olacak her şey için sonu gelmeyen satırlar.
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
Jules Verne...Uçsuz bucaksız hayal gücünü satırlara yansıtmayı başarabilmiş üstüne üstlük hayal gücünün ,ardı arkası gözükmeyen,tıpkı uzay kadar sonsuz ve geniş olduğunu anlamamı sağlayan yegâne yazar.Bu kitapta da düşünceler üzerine düşünce katmamızı sağlıyor yazar bize: Rutin süren işler sizi bir süre sonra esiri altına alır,hele de monotonlaşan eylemleriniz de buna eklenirse içten içe siz farkında olmadan "yaşam" adı altında ne varsa silip süpürür.İşte tamamen duygudan yoksun,monoton,her işi rutine dönüşmüş bir kasaba hayal edin.Hayal etmesi bile zor değil mi? Çünkü biz bir olay karşısında mutlaka tepki veririz.Kimi zaman gülerek,kimi zaman ağlayarak kimi zaman da öfkelenerek...Lakin,haritalarda bile adı geçmeyen Quiquendone kasabasında bu sıradanlık insanları öyle bir ele geçirmiş,halk bu hissizliği,monotonluğu öyle bir kabul etmiş ki,kasabada mahkemeler bile iş yapamaz hale gelmiş.Sakın bunu yüksek suç oranı yüzünden zannetmeyin!300 yıldır ne bir yumruk ne bir kavga.Suç işleyen hiç olmadığı için mahkemeler sinek avlıyor ya zaten!Sadece bu da değil,hisler ve tepkiler olmayınca doğal olarak sanat,edebiyat,kültür namına hiçbir şey yok bu kasabada.Hissizlikle sanat gerçekleşse sanat denir mi buna bilemem doğrusu...Hatta bu sıradanlık o denli sarmaşık gibi her yere yayılmış ki bu tekdüzelik kuşlardan köpeklere atlardan bitkilere kadar bütün canlılar alemini ele geçirmiş.İşte tam da anlattığım gibi bir yerde,bir kişi karşı çıkıyor,direniyor bu sıradanlığa.Namı değer Doktor Ox.Hatta tam buraya Doktor Ox'un isyanından bir alıntı iliştirmek çok doğru olacaktır: Anlayın artık: Bir yüzyıldır arabacıların küfretmediği, birbirlerine sövüp saymadığı, atların kaçıp gitmediği, köpeklerin ısırmadığı, kedilerin tırmalamadığı, kısacası tartışmanın gölgesine bile rastlanmayan bir
Edebiyat
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
Franz Kafka'nın birçok kitabını okudum.Her eserinde kendimle bütünleştirdiğim bir şeyler oldu mutlaka.Kimi zaman bir karakteri,kimi zaman yazarın bizzat kendisini benzettim kendime.Belki de bu yüzden Franz Kafka'yı ve eserlerini bu kadar içten benimsedim.Dönüşümü okurken Gregor bendim sanki.Günlükten Seçmeler'i okurken de Franz Kafka oluvermiştim.En azından Milena'ya Mektuplar'ı okuyana kadar hep böyle düşünmüşümdür.Franz Kafka benmişim,Franz Kafka da ben...Milena'ya Mektuplar'ı okurken aslında Franz Kafka'yla aramızda uçurumlar vardı.Derin,aşağısı gözükmeyen,belirsiz bir uçurum.Kitaba başlamadan önce Franz Kafka gibi bir adamın aşkı nasıl olabilir?Aşk onun için ne demekti,Milena onun için ne demekti?Sürekli bu sorular dolaşıyordu kafamda.Benim beklentim Franz Kafka yine yalnızlık içinde kavrulup gidecek,içsel düşünceler içini yiyip bitirene kadar bırakmayacak onu şeklindeydi.Beklediğim çıkmadı.Hatta bütün beklentilerimi bir bir yıktı kitap.Kitabı okurken çoğu yerde ağzım şaşkınlıktan açıldı.Bizim Franz Kafka mı bu dedittirecek kadar hayretler içerisinde kaldım çoğu yerde.Franz Kafka'nın uykusuz gecelerinin sebebi olan doldurulamaz yalnızlığının sebebi belliydi.Sürekli kendini zavallı,çirkin,içine kapanık bir mahluk gibi hissetmesi de bir bir yıkılıyordu gözlerimin önünde.Çünkü artık bunların sebebini biliyordum!Sevgili Milena,Franz Kafka'nın şu ana kadar çektiği ızdırapların, kendini hor görmesinin sebebi sendin! İnanılır gibi değildi benim için.Franz Kafka'yı bir bir özdeşleştirdiğim bütün kavramlar silindi gözümün önünde.Aşk böyle bir şey olmalı demek ki dedim kendi kendime.Asla yıkılamaz dediklerinin bir bir çöküşünü görebiliyordun gözlerinin önünde.İşte bu yüzden ilk defa çok yabancı hissettim kendime Franz Kafka'yı.Kitap bitmişti ama bende bıraktığı etki çok
Edebiyat
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201865,9bin okunma