Almanların ünlü tarihçisi Walter Raleigh, Cihan Tarihi'ni yazmaya başlar. İlk cildini yayınladıktan sonra 2. cildinin üzerinde çalışırken, eve döndüğü bir sırada dövüşle karşılaşır. "Yaşlıyım, araya girmeyeyim" der, bir kenarda bitmesini bekler. Kavga sona erince sebebini öğrenmek ister. Gören birisini dinlerken bir başkası gelir. Yanlış söylüyorsun der ve anlatmaya başlar. Bunu dinlerken bir başkası gelir; dinlediğinin de yanlış olduğunu belirterek kendisi anlatmaya koyulur. Daha sonra da onun verdiği bilginin yanlış olduğunu bir başkası söyler. Hasılı biraz önce gözünün önünde cereyan eden olayın sebebini ve seyrini öğrenmek de güçlük çekince, Walter Raleigh iki bin yıl öncekiler hiç anlaşılmaz düşüncesiyle Cihan Tarihi'ni yazmaktan vazgeçer.
Aynanın kırıkları gözüne kaçan insanlar ağlayarak kendilerini kurtarabilirler. Gözyaşları ile birlikte aynanın kırıkları da akıp gider çünkü. Ama o kırıklar bazılarının yüreklerine saplanmıştır. Böyleleri ne kadar gözyaşı dökerse döksün bir işe yaramaz; onlar her zaman lanetli kalacaktır.
Evde piyanom var, mandolinim var, udum var, kitaplarım, nakış işler makinelerim, her seyim var. Fakat bazen o kadar sıkılırım ki bunların hepsini pencereden bahçeye atacağım gelir.