Elif

Elif
@afazii
3 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı

Elif

, bir kitap okudu
9/10
·342 syf.·
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Agota Kristof
8.6/10 · 8,4bin okunma
Reklam

Elif

, bir kitap okudu
Puan vermedi·239 syf.·
349 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 01:34
·
2025 1. kitabı
Amir Levine
8.6/10 · 5,9bin okunma
Peki bu, bir ilişkide mutlu olmak için partnerimizle etle tırnak gibi bağlanmamız ya da hayatımızın kariyer ve arkadaşlar gibi diğer yönlerinden vazgeçmemiz gerektiği anlamına mı gelmektedir? Çelişkili biçimde, bunun tam aksi doğrudur! Tek başımıza dünyaya adım atma yeteneği, güvendiğimiz birinin yanımızda durduğunu bilerek mümkün oluyor. Ve işte bu "bağımlılık paradoksu"dur.
Alıntı
Partnerimiz tansiyonumuzu, nabzımızı, solunumumuzu ve kanımızdaki hormon seviyesini düzenleyebiliyor. Artık iki ayrı varlık değiliz. Günümüzün popüler psikolojik yaklaşımlarının çoğunun yetişkinler arası ilişkilerde ayrışmaya yaptığı vurgunun biyolojik açıdan akla yatkın bir tarafı yok. Bağımlılık bir gerçektir, bir tercih ya da seçenek değildir.
Partnerinizle güçlü bir bağlılık geliştirirseniz, bir şekilde yetersiz olursunuz ve "ayrışmak için kendi kendinize bunun üzerinde çalışmanız, "daha büyük bir kendilik duygusu" geliştirmeniz öğütlenir. En kötü senaryo, sonunda partnerinize ihtiyaç duyar hale gelmenizdir, bu da ona "bağımlılık"la eş tutulur, hepimiz biliriz ki bağımlılık tehlikeli bir sondur. Karşılıklı bağımlılık hareketinin öğretileri, tiryakilik ya da alkol bağımlılığı gibi durumlarla başa çıkmaya çalışan aile bireyleri için son derece yararlı olmaya devam etse de (ilk niyet buydu), ayrım yapmadan tüm ilişkilere uygulandığında yanlış yönlendirebilir ve hatta zarar verebilir. Televizyon yarışmasından bildiğimiz Karen, toplumumuzda çok yaygın olan bu düşünce tarzının etkisindeydi. Fakat biyolojimiz bambaşka bir şey söylüyor.
Reklam