Bahadır

"Çalışmak , yoksulluktan, açlıktan ve hastalıktan başka bir şey kazandırmıyor insanlara. Her şey aleyhimizde. Tüm ömrümüzü sabahın köründen gece yarılarına kadar çalışıp didinerek tüketiyoruz, çirkefin aldatmacanın içinde sürünüyoruz, kahroluyoruz, öte yanda ise bașkaları çektiğimiz çileler sayesinde çatlayıncaya kadar yiyor, içiyor, eğleniyor. Ve bizleri köpekler gibi tasmalı, zincirli tutuyorlar, cehalet içinde bırakıyorlar, korku içinde yaşatıyorlar.. Evet, hiç bir șeyden haberimiz yok, ve her şeyden korkarız! Bizim yaşamımız bir geceden ibaret, zifir karanlık bir gece!" (...) "Oğlumun sözü, işçi sınıfının bir evladının, namuslu bir insanın tertemiz sözüdür! Dürüst insanlar cesaretlerinden tanınırlar!..."
Sayfa 317·Kitabı okudu
Reklam
İnsanlar her şeye, her şeye başkaldırmalı, diyordu. İnsanlar böyle uyudukça, insanlar böyle zulüm altında inlemeyi kabul ettikçe insanlığın bir sinekten ne farkı olur, insanlar, eğer en küçük bir haksızlığa, bir zulme başkaldırmayı akıl etmezlerse, insanlık bundan böyle daha beter hale düşecektir.
Sayfa 348·Kitabı okudu
Yolsuz kazançlarla tıka basa doyarak adalete ve insanlığa kıyanlar, yedikçe acıkan bu aç gözlü sırtlanlar, yediklerini rahat rahat sindirmek ve aldıkları arslan payının üzerinde tam bir güvenle uyuyabilmek için aç kalabalıkları kendilerini korumaya çağıracaklar, üstelik onları inandırmaya çalışacaklar ki, savaşta ölmekle bu sömürgenleri değil, kendilerini savunmuş olacaklardır.
Büyük işleri, halka yaraşır işleri, yalnız halk yapabilir. Onun için, yalnız halk adamlarının kımıldadığını gördüğünüz zaman kımıldayın. Kurtarıcınızı içinizden başka yerde aramayın. Kendinizden başka bayrak tanımayın.