Spoiler içerir..!
1/10
·480 syf.··
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:46
Okuyacak kitabım olmadığı için pdf olarak bunu buldum. Tam delirmelik, çıldırmalık, saç baş yolmalık bir kitap. Sonu nereye varacak diye atlaya atlaya okudum. Keşke okumasaydım seriymiş hiç bir yere varmadı kitap. Bana kalan boşa geçmiş zaman. Baban dövse ağlar söversin adam dövünce zevk alıyorsun? Bu nasıl bi ironi. Yazacak bir şey bulamıyorum. Yazar bir kadınken nasıl hemcinsini bu kadar aciz ve yerlerde yazar. Adam resmen kölem ol diyor.. Kadında ağzından salya akan köpek gibi evet evet diyor. Adam kilit şeklinde kolye alıyor. “Bunu tak sadece bana ait olduğunun simgesi” diyor kadın yine yağ gibi eriyor. Sahibin benim, efendin benim, bana itaat etmek zorundasın diyor. Kadına ilanı aşk gibi geliyor. Tam olarak ne okuduk biz. Kız diyorki kolyeyi tasma gibi taktı çok aşağılayıcı ama mutluyum. Neyse sonrasını atlaya atlaya okudum. Yoksa kızı boğacaktım. Adam kıza mal gibi davranıyor kızda kabul ediyor. Adam kredi kartını verdi kızımızda gurursuz ya kartı kullanırsam sahibim mutlu olur deyip kullanıyor. Sonra adam tüm münasebetlerini video filan almış kız öğrendi terk ediyor, giderken de diyor ki hızlı olmam lazım yoksa geri dönüp affederim. Tam bir mal tam bir yüz karası.o
Bay MükemmelAşkın Nur Karataş · Parola Yayınları · 2017285 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 49. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 02:13
Acının Kanatlı Kafesi ~ Nehir Nevrina . Kitabın karakterlerinden biri Rus mafyasında önemli bir rol üstlenen bekar baba, diğeri ise kız kardeşinin tedavisi için hayatını feda eden, sabah akşam çalışan genç bir kadın. Mirel’in kapısının önünde bulduğu yaralı haldeki adamı kurtarmasının ardından bir yıl sonra hayatını değiştirecek bir teklif alıyor ve bambaşka hayata konuk oluyoruz. Mirel çok güçlü bir kadındı. Hayatını kardeşine adayan, mücadeleci biriydi. Bir yabancıya yaptığı iyilik belki de onu tehlikeye atacaktı. Bir yıl önce birbirlerini anlamayan dil farkı sorunu yaşayan karakterlerimizin bir yıl sonra aynı dili konuşabilmesi çevresindeki herkese Türkçe dersi aldıran Roman müthişti! Mirel’e ısrarma Mırel demesi bile çok tatlıydı. Karakterleri inanılmaz sevdim. Evreni, güç dengelerini, Roman ve minik Aleksey’i çok sevdim her detayıyla harikaydı. O küçük çocuğun anne ihtiyacıyla Mirel’e sarılması çok tatlıydı. Roman sevdiklerine çilek reçeli yedirmeyi sever kısmına bayıldım Bratva ve bu evrenin içine girdikçe tandığımız insanlar, ters köşeler ve gerçeklerle kitabın ikinci yarısı daha da heyecanlıydı. Özellikle bir karakterimiz var ki kesinlikle kitabın tüm dengesini değiştirecek güçte! Bölüm başlarındaki Bratva yasaları farklı bir hava katmıştı. Bir çocuğa annelik yapmaya başlayan genç bir kadının karşılaştığı temel ama gerçekçi sorunların böyle işlenmesi hoşuma gitti. Kurguyu daha gerçekçi hissettirdi. Ninni sahnesini de çok sevdim Kitabın romantik yönünün ötesinde evrendeki dengeler, güç ve entrika inanılmaz hoşuma gitti. Yazarı çok genç ve kesinlikle çok başarılı! Basılı ilk kitabı olduğuna inanamadım. Beklentimin çok daha ötesindeydi. İlk kitaptan sonra ikinci kitaba dair beklentim aşırı yükseldi çünkü asıl yangın şimdi başlıyor Her ailenin güçlü bir taşı
Acının Kanatlı KafesiNehir Nevrina · Vera Kitap · 202673 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·148 syf.·
2026 17. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar bu eserinde ellisinden sonra evlilik hayali kuran Makbule Hanım'ı ve konak hayatını; oğlu, kızı, ve damadının diğer kişilerin de yardımıyla Makbule Hanım'ı yirmi beş yaşındaki avukat Vassaf Bey'le evlilikten vazgeçirmeye çalışmalarını damadının ağzıyla aktarıyor. Hem mizah hem de hiciv türünde yazılan eser yer yer durum yer yer olay hikayesi özelliği gösterir. Üfürükçü hocadan sarhoşa, fırsat kollayan züppeden arafta kalıp çare arayanlara çeşitli tiplemeler mevcut. Gürpınar fikirlerini, damat Osman vasıtasıyla dile getirir, okuyucuyu da bu düşünceler vasıtasıyla romandan biraz uzaklaştırır. Eserde sosyal hayat, evlilik, savaş ve siyaset, erdem, adalet, ölüm gibi kavramlara getirilen eleştiriler benim açımdan oldukça doyurucu olmasının yanında farklı ve doğru açıdan yaklaşılmış bakış açılarıydı. * Doğrular için dünyada rahat kalmadı. (s. 5) * Ben her gün yakalık değiştirmek, ütülü mendil kullanmak için evlenmek isteyenlerden değilim. Gönlümün kadından beklediği şeyler bu saydıklarınız değildir... Ben evlenmek için iyi hizmetçi ruhuyla doğmuş kadın aramıyorum. Gönlüm karımı aşk ile sevsin, onun bütün kusurlarını affederim. (s. 30) * Bütün dünya meselelerinde olduğu gibi şeytanlarla melekler boğuşuyordu. Bu gaibeler aleminde ne tam iyilik vardır ne de umumi fesat, Hayat daima bu ikisinin çarpışmasından çeşni alıyor. Şeytanlar olmasaydı melekler iblisleşirler, melekler olmasaydı şeytanlar melekleşirlerdi. (s. 50) * "Hak nedir?" deyince bugün "kuvvettir" diye müthiş cevap karşısında bulunuyoruz. Kuvvet hak olduktan sonra, kuvvetli olan, maddi manevi hiçbir mahkemenin vasıtasına lüzum görmez. (s. 51) * Her milletin mahkemeleri bugün yüksek sesle vicdanı, kanuni hakkı insanlığa karşı bağırmaya cesaret edebilselerdi, çoktan batıl susar adalet
Kaynanam Nasıl KudurduHüseyin Rahmi Gürpınar · Maviçatı Yayınları · 2017946 okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 222. kitabı
Merhabalar Bugün Yaralasar serisinin ikinci kitabı ile geldim. Yazarın konuları anlatım tarzı çok güzel ben kalemini severek okuyorum. "Ölülerden korkma yaşayanlar daha tehlikeli." " Ben affederim affetmesine de yaşadıklarım susmuyor. Çünkü bu hayatta benim için kimsenin karşılıksız birşey yapmayacağını öğreneli çok oluyor..." Ben Sedef'i ( Yankı) okumayı çok sevdim. Yaralı minik kuşum. Allah var yan karakterleride severek okuyorum. Hem çok iyiler hemde komik. Ama bir kişi daha var ki Alaz beyciğim onu okumayıda çok çok sevdim. Özellikle onun ağzından okumak düşüncelerini bilmek güzeldi. Naif adam gibi adam behhh. Sedef artık seçimini yapmak ister ve o damgacıdan kurtulmaya kararlıdır. Ekibe yeni katılan yarasaların da katılmasıyla eğitmenlerin işi dahada zorlaşır. Bu olayı fırsat bilen damgacı. Tüm kozlarını oynamaya başlar. Başı bir türlü beladan kurtulmayan Sedef'in imdaadına he zaman, her koşulda Alaz yetişir. Ama Sedef öyle bir yol izlerki avken avcı olur. Artık damgacı bizden korksun. Sedef peşine düşmüştür. Ya Sedef av olup damgacının olacaktı. Yada Sedef avcı olup damgacıyı ortadan kaldıracaktı. Soluksuz bir kovalamaya şahitlik etmeye hazır mısınız? Kovalama sonrasında kazanan taraf kim olacağını son hamleleri izlerken öğreneceğiz...
1000Kitap
Yaralasar - 2Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202111,3bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 26. kitabı
Baba İzi bir bir kutu kitap içinden çıkıp gelen, daha kapağıyla ve adıyla bende güçlü vaatte bulunan bir romanoldu. Başlığı, insanın omzuna sinmiş ama adı konmamış bir yükü; kapak ise o yükle birlikte yaşamanın sessizliğini çağrıştırıyor. Tam da bu yüzden, kitabı elime aldığımda metnin beni derin bir duygusal karşılaşmaya sürüklemesini bekledim. Ne var ki bu beklenti, romanın iç dünyasında tam karşılığını bulamadı. Roman, çoklu organ yetmezliğiyle yaşam mücadelesi veren bir kahramanın, belki bir gün okur umuduyla babasına yazdığı mektuplar üzerinden ilerliyor. Bu mektuplar yalnızca bir hastalığın değil, eksik bırakılmış bir çocukluğun, söylenememiş cümlelerin ve yarım kalmış bir bağın da kaydını tutuyor. Annenin ve kız kardeşin hayatına yapılan kısa dokunuşlar, anlatının aile eksenini genişletiyor; fakat bu genişleme derinleşmeye dönüşemiyor. Karakterler, anlatının içinde var oluyorlar ama okurun içine sızacak kadar canlılaşamıyorlar. Kitabın meselesi son derece güçlü: Baba figürü, göçmenlik, aidiyet duygusu, bedensel çöküşle birlikte zihinsel ve duygusal hesaplaşma… Ancak tüm bu ağırlıklı temalara rağmen metinde hissedilen bir kopukluk var. Duygular anlatılıyor ama duyurulamıyor; acı tarif ediliyor ama okurun kalbine değecek kadar yoğunlaşamıyor. Belki de bu roman, Almanya’da yaşayan göçmenlerin daha yakından hissedebileceği bir boşluğa, daha tanıdık bir kırılmaya sesleniyor. Bu ihtimali tamamen dışlamak mümkün değil. Finalde kahramanın, babasının asla göremediği bir hayata dair yaşadıklarını anlatıp “belki bir gün seni affederim” demesi, aslında romanın en güçlü cümlesi olmaya aday. Çünkü affetmek burada bir sonuç değil, ertelenmiş bir ihtimal olarak duruyor. Yine de bu cümle, öncesinde yeterince birikemeyen duygusal yoğunluğu tek başına sırtlanmak zorunda
Baba İziNecati Öziri · Holden Kitap · 2025723 okunma
Baba İzi
5/10
·240 syf.··
2025 78. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 14:37
Babasına Metin diyerek başlıyor ve yazarımız hasta. Yazarak içindekileri döküyor binevi. Kardeşleri Aylinden Ümran’dan babasının onları ne kadar yalnız bıraktığından çokça suçluyor babasını. Ümran’dan çok bahsediyor. Çetin onun sevgilisi sonra kavuşamıyorlar her şey için babasını suçluyor ve son olarak umarım seni bir gün affederim diye bitiriyor.
Baba İziNecati Öziri · Holden Kitap · 2025723 okunma