95 Tez Endüljans
3/10
·84 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 13:40
Merhabalar, bugün sizlerle beraber 95 tezi inceleyeceğiz. Ama önce yazarı olan Martin Luther'i ele alalım. 1483'te orta hâlli bir ailenin çocuğu olarak doğan Martin Luther; besteci, ilahiyatçı ve keşiş olarak hayatını sürdürmüştür. Yaptığı reform hareketleri ve yayımladığı 95 tez ile dünya tarihinde damga vurmuş isimlerin arasında kendisine hak kazandı. Yaşamı boyunca Papa'nın samimiyetsizlikle yaptığı endüljansı eleştirmiş ve her daim mücadele etmiştir. Bu metinde gerisine pek de değinmeye gerek yok. Zira bir zamanlar Papa'nın insanları nasıl kandırdığı apaçık ortada. O hâlde biz metini inceleyelim. Kitapta çoğu Papa'nın günahları bağışlamasının, özellikle para karşılığı ve samimi olmadan yapılan çıkar ilişkisinin, aşağılandığı barizdir. Ancak Papa'yı tamamen reddetmek değil onun yetkilerini kısıtlamayı seçer. Fakat kendi metininde bir o kadar çelişkili olduğu aşikârdır. Mesela ilk 10 tezde 6-8.p tezler arasına baktığınızda Papa'nın aracılığıyla Kutsal Ruh'un insanlara lütuf verdiğini söylerken, 30-35 tezler arasına baktığınızda Papa'nın insanları Tanrı'ya yaklaşırdığını söyleyenlerden kaçınılması gerektiğini ifade etmiştir. Bir yandan endüljansı reddederken öteki taraftan da Papa'nın lütuflarının her yere yayılmasını istiyor. Papa'nın insanları affetme konusunda samimi ve istekli olmasını isteyip son 5 tez de "lütuft"tan ve müjdeden kaçınılıp cehennem ve günahla insanları Tanrı'ya yaklaştırılması gerektiğini söyler. Bu kadar çelişkili ve üç maymuna oynayan bu metne verebileceğim puan ancak 3 olur. Bu metinden kalite beklemiştim ve açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Martin Luther de Papa'dan farksız değilmiş o kadar. Aynı şeyin laciverti Neyse, Tanrıya emanet olun, ilimden başka kerametiniz olmasın.
Doksan Beş TezMartin Luther · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,368 okunma
Spoiler içerir
5/10
·312 syf.··
2026 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Serinin diğer kitaplarından sonra bu kitaba karşı beklentim çok yüksekti. Seriyi sevdiğim için bu kitabı da seveceğimi düşünmüştüm. Çok yanılmışım. Kitap, kızımız ve erkek karakterimizin karşılaşmasıyla başlıyor. Kızımız aileden kaçmak için New York'a, Donun olduğu bölgeye girmiş. Erkek karakterimiz başta kızı ailesine söyemiyor ondan hoşlandığı için. Daha sonra ailesine haber veriyor ve evlenmek zorunda kalıyorlar. Bu kitapta kesinlikle sevmediğim şey erkek karakterin itaat beklemesi, emir vermesi, kontrolcülüğü ve sayamadığım şey. Kız karakter ise beni çıldırttı. Başta erkek karaktere karşı sınır koyacağını, onu çıldırtacağını, onun emirlerine uymamasını bekliyordum. Yine tersi çıktı. Kızımız aynı köpek gibi erkek karakter ne dediyse yapıyordu. Erkek karakterimiz kıza zorla işi bıraktırıyor. TAMAM Her saat başı beni arayıp ne yaptığını söyleyeceksin. TAMAM Evleneceğiz. TAMAM Benimle işe başlayacaksın. TAMAM Her şeye tamam diyor. Başka hiçbir şey demiyor. Önce biraz itiraz ediyor sonra oğlanımız ne derse yapıyor. Çıldırmamak elde değildi. Normalde birkaç saate bitecek olan kitap şu sahnelerden sonra 2 güne çıktı. Son kısımdaki sahneler olmasa bu puanı vermezdim. Sadece bu kitap için seriyi okumayı bırakmayacağım. Diğer kitapları da çok merak ediyorum. Özelliklede Az'ın yer aldığı kitabı çok merak ediyorum. Benim yorumum bu kadardı, hoşçakalın.
Çalıntı DokunuşlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,337 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Geçmişin gölgesinde bir dostluk hikayesi
Puan vermedi·375 syf.··
2026 37. kitabı
Bazı kitaplar vardır; yalnızca bir hikaye anlatmaz, insanın içine sessizce yerleşir. Uçurtma Avcısı da tam olarak böyle bir kitap. Dostluk, vicdan, pişmanlık ve affetme gibi duyguları öylesine güçlü işliyor ki sayfaları çevirdikçe karakterlerin yükünü siz de hissetmeye başlıyorsunuz. Kitabın en etkileyici yanı, olaylardan çok insanların iç dünyasına odaklanması. Her karakterin kırılganlığı, korkuları ve seçimleri oldukça gerçek hissettiriyor. Özellikle geçmişle yüzleşme teması, hikayeyi sıradan bir dram olmaktan çıkarıp uzun süre akılda kalan bir anlatıya dönüştürüyor. Sade ama duygusu güçlü anlatımı sayesinde kitap hiç zorlamadan akıyor. Afganistan’ın kültürel atmosferi de hikayeye ayrı bir derinlik katıyor. Okurken yalnızca karakterlerin yaşamına değil, onların büyüdüğü topluma da tanıklık ediyorsunuz. Duygusal yönü ağır basan, insanı hem üzen hem düşündüren kitapları sevenler için kesinlikle etkileyici bir okuma deneyimi. Kitap bittiğinde geriye yalnızca bir hikaye değil, insanın içinde kalan bir his bırakıyor.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2026 4090. kitabı
Jodi Picoult yine zor bir konuyu alıp tam kalbimizin ortasına bırakmış. Bir Daha Bak, annelik, kimlik ve “doğru” bildiğimiz şeylerin aslında ne kadar kırılgan olduğu üzerine düşündüren bir roman. Okurken sık sık “Ben olsam ne yapardım?” diye kendime sordum ve net bir cevap veremedim. Kitap, bir annenin kızının aslında yıllar önce kaybolan başka bir çocuk olabileceğini fark etmesiyle başlıyor. O andan itibaren hikâye hem duygusal hem de vicdani bir çıkmaza sürükleniyor. Bir yanda büyütüp sevdiğin çocuk, diğer yanda gerçeğin peşinden gitme zorunluluğu… Picoult bu çatışmayı öyle gerçekçi işlemiş ki karakterlerin yaşadığı paniği ve çaresizliği hissetmemek mümkün değil. En sevdiğim tarafı, olaylara tek bir açıdan bakmaması oldu. Her karakterin haklı olduğu bir yer var ve bu da hikâyeyi daha çarpıcı yapıyor. Ancak bazı bölümlerde tempo biraz düştü, özellikle orta kısımda tekrar hissi yaşadım. Buna rağmen sonlara doğru artan gerilim ve duygusal yoğunluk kitabı toparlıyor. Dili akıcı, konusu sarsıcı ama okuması kolay bir roman değil. Özellikle ebeveynlik temasına duyarlı olanlar için fazlasıyla etkileyici olabilir. Beni en çok düşündüren şey şu oldu: Gerçek her zaman mutluluk getirir mi? Genel olarak duygusal, sorgulatan ve yer yer iç burkan bir kitaptı. Picoult’un tarzını sevenler için güçlü bir okuma deneyimi, ama hafif bir şey arayanlara göre değil.
Bir Daha BakJodi Picoult · April Yayıncılık · 2019308 okunma
Dilek Cesur - Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay Hay Kitap İncelemem
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:18
Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay Hay, geçmişin yüklerinden kurtulup geleceğe umutla bakabilmeyi konu alan bir kişisel gelişim kitabıdır. Yazar, Anka kuşu metaforunu kullanarak insanın yaşadığı kırgınlıklar, hayal kırıklıkları ve zorluklardan güçlenerek çıkabileceğini anlatır. Kitabın temel mesajı, geçmişe takılı kalmak yerine affetmeyi, kabullenmeyi ve yeniden başlamayı öğrenmektir. Dilek Cesur’un samimi ve akıcı anlatımı, okuyucuya bir dost sohbeti hissi verir. Kitapta psikolojik derinlikten çok motivasyon ve farkındalık ön plandadır. Bu nedenle akademik ya da bilimsel bir kişisel gelişim kitabı bekleyenler için yüzeysel kalabilir; ancak moral arayan, zor bir dönemden geçen veya hayatında yeni bir sayfa açmak isteyen okurlar için ilham verici olabilir. Eser boyunca umut, cesaret, öz sevgi ve affetme temaları işlenir. Yazar, okuyucuya geçmişte yaşanan olumsuzlukların insanın kimliğini belirlemek zorunda olmadığını, her zaman yeniden başlama şansının bulunduğunu hatırlatır. Kitabın en güçlü yönü sıcak ve motive edici dili; en zayıf yönü ise bazı fikirlerin kişisel gelişim literatüründe sıkça karşılaşılan düşünceleri tekrar etmesidir. Genel olarak Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay Hay, hayatında değişim yapmak isteyen, umut ve motivasyon arayan okurlara hitap eden, kolay okunan ve pozitif bir etki bırakmayı amaçlayan bir kişisel gelişim kitabıdır. 5 üzerinden yaklaşık 3,5/5 olarak değerlendirilebilecek, özellikle duygusal olarak yenilenme temalı kitaplardan hoşlananların ilgisini çekebilecek bir eserdir. Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay Hay Dilek Cesur
1000Kitap
Geçmişe Bay Bay Geleceğe Hay HayDilek Cesur · Kronik Kitap · 2025348 okunma
Puan vermedi
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım) Monte Cristo Kontu, yalnızca bir intikam hikâyesi değil; sabrın, umudun ve insan iradesinin gücünü anlatan unutulmaz bir klasik. Alexandre Dumas, Edmond Dantès’in yaşadığı büyük haksızlığı ve küllerinden yeniden doğuşunu öyle etkileyici bir şekilde anlatıyor ki, kitap boyunca karakterle birlikte öfkeleniyor, umutlanıyor ve hesaplaşmaları merakla takip ediyorsunuz. Roman, ihanetin bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini gösterirken; dostluk, sadakat, adalet ve affetme gibi kavramları da sorgulatıyor. Her sayfasında yeni bir olay, yeni bir sır ve yeni bir yüzleşme barındıran eser, sürükleyiciliğini ilk sayfasından son sayfasına kadar koruyor. Aradan geçen yıllara rağmen hâlâ okunmaya devam etmesinin nedeni yalnızca güçlü hikâyesi değil; insan doğasına dair söyledikleri. Monte Cristo Kontu, okuyucusuna bazen sabretmenin en büyük güç olduğunu hatırlatan, dünya edebiyatının en etkileyici romanlarından biri.
Alıntı
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,1bin okunma