Bir psikiyatrist ve tassavufla ilgilenen yazar Mustafa Merter 6 aylık bir araştırması ile karşımızda. Yazarın bu özelliği kitabın dayanağını gösteriyor.Kendi eğitimi, yurtdışı deneyimleri ve mesleki hayatı boyunca edindiği tecrübeler; danışanları üzerinden yaptığı spesifik gözlemler, onu bu meseleye dair inisiyatif almaya sevk etmiş. Bu birikimin sonucunda küresel ölçekte işleyen ve bilinçli biçimde yürütüldüğünü düşündüğü bir süreci “toplum mühendisliği” olarak adlandırıyor ve bu ifsatın nasıl görünür hâle geldiğini kitap boyunca tartışmaya açıyor.
Kitaba adını veren Hekaton, bu toplum mühendisliği faaliyetlerini temsil eden, birçok kolu olan bir canavar metaforu olarak karşımıza çıkıyor. Kim olduğu, merkezi ve başı belli olmayan bu yapı; insanların hayatına ellerindeki telefon kadar yakın, gündelik hayatın her anına temas eden bir güç olarak tasvir ediliyor. Hekaton’un amacı, bireylerin farkında bile olmadan hayatlarına sızmak, onları yönlendirmek ve bu yolla hedeflerine ulaşmak.
Kitap, bu küresel ifsat mekanizmasını teferruatlı biçimde ele alırken şu 6 başlığa ve bunlar arasında da pek çok alt konuya yer veriyor:
• Kadim terbiye sistemimizin çökertilmesi
• Kadın hakları söylemi üzerinden “erkekleşmiş kadın” algısının üretilmesi
• Baba otoritesinin sistematik biçimde yıkılması
• Eşcinsel hayat tarzının meşrulaştırılması; sapkınlık, sübyancılık ve benzeri eğilimlerin normalleştirilmesi
• Kadın–erkek farkının ortadan kaldırılması
• Fıtrî ve tabiî duyguların başka alanlara yönlendirilmesi
Kitap; sosyal medya kurucularını, kendilerini düşünür ya da filozof olarak tanımlayan fakat yeni bir insan algısı inşa etmeye çalışan bazı yazarları ve bu çevrelerin ürettiği söylemleri merkezine alıyor. Yazar, bunların ne yaptığını ve neyi amaçladığını, ürettikleri algı