Dıştan tevbe edip işin özüne geçmeyen kimse ot kesen ama otun kökünü kesmeyip yalnız dışta görünen kısmını koparan biri gibidir. Bu şekilde o ot, öncesinden daha çok dal salacaktır. Sayfayı unuttum
Hertie'de şeker, tuz, yumurta, tuvalet kağıdı, diş macunu almak istiyorduk. Bu kelimeleri bilmiyorduk. Şeker, tuz. Şekeri tarif etmek için bir kadın satış elemanının önünde kahve içermiş gibi yapıp "şak şak" dedik. Tuzu tarif etmek içinse Hertie'de yere tükürdük, dillerimizi dışarı çıkarıp "eeee" dedik. Yumurtaları tarif etmek için, sırtımızı satıcı kadına dönüp popolarımızı iki yana salladık, "gak gak gak" dedik. Şekeri, tuzu ve yumurtayı alabildik ama diş macununu beceremedik. Onun yerine fayans temizleyicisi verdiler. Böylece ilk Almanca kelimelerim, şak şak, eeee ve gak gak gak oldu.
İnkâr edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz! el-Ahkaf 46/20