Bir başkası olsa, derler ya, “içini döktüğü için” rahatlardı… Ben rahatlamadım. Öfkeliydim, kendime karşı öfkeliydim. Bana hep böyle olur. Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile.
(Kitabdar, dedesinin Adana’daki evi için) o yıllarda imparatorluğun bütün şehirlerinde olan serbest fikir odaklarından biri. Ama bizim Adana’daki evde bir takım komplolar tezgahlandığı da sanılmasın. İhtiyatlı davranarak politikadan uzak duruyorlardı.
…
Günün birinde ateşli bir tartışmada bu topluluga bir isim vermek fikri ortaya atılınca hiç tereddütsüz “ Fotoğraf Kulübü”nde karar kılındı.