"Sükutun Sesi" ve cehaletin küstahlığı...
Argoda kullanılan "ağzı olan konuşuyor" tabirinden pek hoşlanmam, amma öyle bir çağı idrak ediyoruz ki, kitabının kapağını bir ömür açmamış, mürekkep okkasını dahi eline almamış, bakkaldan satın aldığı icazet ile makam-mevki işgal etmiş, isminin sol tarafında yer alan kısaltılmış harflerden ibaret ünvan ve rütbelerle şahsiyet bulduğunu zanneden güruh amip gibi çoğalıp duruyor her mahfilde her mecrada...üstüne üstlük bir de, ömrünü ilim tahsiline hasretmiş, talebeliğini bir ömür sürdüren ilim, hikmet ve irfan ehline akıl vermeye, yol yordam göstermeye, nerden (ç)aldığı belli aforizmalarla felsefe öğretmeye kalkmazlar mı ? Hasbünallahü velnimel vekil... Bahse konu bu güruh, cehaletin en tehlikeli türevi olan "cehl-i mürekkep" (bilmediğini bilmeyen ve bilmediğini de din gibi savunan) hastalığının günümüzdeki canlı örneğidir, şimdi mevzubahis kelâmın arkasını getirmeye çalışalım: Cehaletin küstahlığı var ki....İsminin önüne dizdiği iki üç harflik ünvanı, ruhunun cüceliğini gizleyen bir zırh zannedenlerin en büyük trajedisi, "derinliği olmayan sığ sularda devasa gemiler yüzdürmeye çalışmalarıdır". Geçmişte ilim bir "haysiyet" ve "çile" işiyken, şimdilerde ne yazık ki bir "kartvizit" fetişizmine dönüştü. Ömrünü kütüphanelerin tozlu raflarında dirsek çürüterek geçirmiş, bir kelimenin iştikakı (kökeni) için uykusunu feda etmiş gerçek irfan ehli, edep ve mahviyetinden ötürü sesini yükseltmeye hicap ederken; bu "diplomalı amipler" meydanı boş bulmanın pervasızlığıyla en gür sesle bağırıyorlar. "Yarım Tabip Candan, Yarım Hoca Dinden Eder" Eskiler bu sözü boşa söylememiştir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tehlike tam olarak budur: "(Ç)alıntı aforizmalarla" felsefe kurduğunu sananlar, Sosyal medya mecralarında üç beş beğeni uğruna 'kadim hakikatleri meze edenler", İki kitap
“En az bir kere bozulmamış bir ilişki gerçekten ciddi değildir..” Aforizmalar, Wilde Aforizmalar
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
BEN/CİL/LİK
"Ben, ben, ben" diyen insan bir hiçtir. Herkes insandır ve her insan vazgeçilmez değildir. İnsanın insandan bir üstünlüğü yoktur. İnsanın insandan üstünlüğü Allah indinde takva iledir. Bir insanın üstünlüğü varsa da o insan; "ben" dediği vakit al aşağı olur. Esfeli safilin seviyesine iner. Siz siz olun "ben" demeyin. Bırak Allah sizi üstün kılsın. Üstünlük ve iyiliğinizi "ben" diliyle yok etmeyin. "Ben/cil/lik"; eksik ve tamamlanmamış insanın dilidir... Erdal ÖZAYDIN
Aforizmalar
Yakınları olan uzaklar, Uzakları olan yakınlardan binlerce kat yeğdir... Erdal ÖZAYDIN
Aforizmalar
Kısa bir ömürle uzun yollarda yürüyoruz. Küçük bir bedenle büyük hayaller kuruyoruz. Sonra yolun tamamını yürümedik diye; Hayallerimiz eksik kaldı diye şikayet ediyoruz. Hayatta hesaplarımızı hep yanlış yapıyoruz. İyi bir muhasip olamadığımız sürece yollarımız hep yarıda, hayallerimiz hep eksik kalır istediğimiz hayatı yaşayamayız... Erdal ÖZAYDIN
Aforizmalar
Arthur Schopenhauer-Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
Kişisel hiçbir niteliği ya da övünülecek şeyi olmayan insan, en son çare olarak övünebileceği tek şeye, yani mensup olduğu insan ırkına sarılır.
Felsefe