Hayal Ağacım Mimoza- Bige Güven Kızılay
Puan vermedi
Aynı zamanda bir sosyolog olan Bige Güven Kızılay'ın deneme ve sohbet yazılarından oluşan "Hayal Ağacım" serisinin 4. kitabı olan Mimoza, benim seriden okuduğum ilk kitap. Kitabın içerisindeki yazılar o kadar sıcacık ve güzeldi ki bir an önce serinin diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Zaman zaman sizi düşüncürecek, zaman zaman sarıp sarmayalacak yazılar bu kitapta sizi bekliyor.
Hayal Ağacım MimozaBige Güven Kızılay · İnkılâp Kitabevi · 202573 okunma
Amat
10/10
·239 syf.··
2026 23. kitabı
İnanılmaz iyi bir kitap. İçine çekme ve kurgu anlamındaki başarısından, deniz romanı olarak Türk edebiyatının mihenk taşlarından biri olması gerektiğine kadar birçok şey yazılıp söylenebilir. Ama bunlardan da önemlisi, kitabın alegorik anlatım noktasında zirveye oynaması.. gerçekten olay akışı çok güzel ve insan kitabı okurken içindeki detayları fark ettikçe daha hoş hissediyor. Spoiler kısmı Zaman felsefesi çok ön planda değil ama kitabın temelini oluşturan şey de o esasında... Sadece bunu anlayabilmek için bazı detayları yakalayabilmek lazım. Mesela Fisagorcuların "zamanın döngüsel olduğu" fikirleri bize anlatılırken Amat isimli bir geminin iki Osmanlı fırkateynini batıran kara sancaklı bir geminin peşine düşerek yola çıktığını (tabii bunu Diyavol Paşa dışında kimse kesin olarak bilmiyor zira gizli), sonrasında bu Amat gemisinin sancağının siyah olup da iki Osmanlı fırkateynini batırdıklarını ve 247 kişiden oluşan mürettebatın şaşırdığını, sonrasında aynı olayın yaşanması hasebiyle gemideki bazı adamların kafasının karıştığını, sonrasında Veba bulaşıp da çoğu öldüğü vakti, 247 meşe ağacı hikayesini birleştirince buradan şu sonuç çıkıyor: Bu gemi aslında sonsuz döngü cehennemiyle karşı karşıya bırakılan günahkarların gemisi... Yani marangoz Nuh'un sipariş üzerine 247 meşe ağacını kestiği vakitten geminin sefere kalkışı itibarıyla tayfanın vebadan kırıldığı güne kadar sonsuz bir döngüsellikle cezalandırılmışlardır. Bizim Süleyman Reis de bu yolla ölümsüzlüğü yakalamıştır. Tabii bundan ne kadar memnun, ne kadar değil, orasını muallakta bırakacak şekilde bitiriyor Anar. Yine de kitabın bir bölümünde geçtiği gibi kesinliktense bu tür belirsizlikler insanın içini daha fazla merak duygusuyla kaplıyor ve kitap hakkında düşünmesine sebep oluyor. Heh bir de, diğer
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
Reklam
KRONOS BİLGELİĞİ
Puan vermedi·280 syf.··
Beğendi
·
2026 88. kitabı
Tükenmeden kendi iç ritmini bulmak Zamanı sürekli bir yerlere yetişmeye çalışarak ve yetmediği durumlarda suçluluk duyarak geçirmek bizimen büyük çıkmazımız.. Hayatı akrep ve yelkovanın hakimiyetinde,her günü e postalar toplantılar ve bitmeyen yapılacaklar listeleri arasında geçen kurumsal şirket yöneticisi Erenin hikayesi aslında tam olarak  bu halimizi anlatıyor. Hayatın hızına ayak uyduramadığı bir dönemde yolu Bilge ile kesişiyor. Bilge zamanı sadece saat tıkırtılarından ibaret mekanik bir kavram olarak görmeyen anın kalitesine ve derinliğine inanan bir mentör.Erenin kronik zaman yetmezliği şikayetlerini dinleyen  Bilge, zamanı sadece saat tıkırtılarından ibaret mekanik bir kavram (Kronos) olarak görmeyen,anın kalitesine ve derinliğine (Kairos) inanan zamanı yönetmeye çalışmanın faydasız olduğunu asıl yönetilmesi gereken şeyin odağımız ve enerjimiz olduğunu anlatan bir mentör. ​Bilge doğadaki simgelerden ilham alarak Erene hayatını optimize etmenin felsefi ve pratik yollarını 6 öğreti ile gösteriyor: 1.Güneş dışsal faktörleri kontrol edemeyeceğimizi ve sadece kendi anımızı yönetebileceğimizi 2.Ay biyolojik ritmimize uygun gün planlamayı öne çıkarıyor. 3.Bal arısı aynı anda birçok işi yapmayı bırakıp tek bir göreve odaklanmayı 4. Dağ kristali öncelikleri netleştirip neye evet neye hayır diyeceğini bilmeyi 5.Arı kovanı zihni rahatlatacak basit sistemler kurmayı 6.Sekoya ağacı ise tükenmişlik yaratmayacak uzun vadeli bir yaşam modeli inşa etmeyi anlatıyor. ​Kitapta sadece teori yok zihinsel verimlilik için 90 dakika odaklanma ve 30 dakika dinlenme gibi günlük hayata uygulanabilecek somut egzersizler var. Eren bu pratikleri uyguladıkça üzerindeki o ağır yetişememe baskısı azalıyor. Zaman savaşılacak bir düşman değil ritmine uyum sağlanacak bir dosttur diyen bu dönüşüm
Kronos BilgeliğiBora Erkmen · Ceres Yayınları · 05 okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2026 22. kitabı
İç ses, diye söylendim Çocukken şöyle dua ederdim Tanrı’ya: Tanrım bana hiç erimeyen, Kırmızı bir bonbon şekeri yolla. Eski tül perdelerden gelinlik biçerdik Kardeşimle kendimize durmadan, Olmayan çayları, Olmayan fincanlardan içerdik. Olmayan kapıları açardık, Olmayan ziller çaldığında. Siyah papyonlu olurdu mutlaka Resim defterimizdeki damat. Yedi günde yarattığımız dünya Mutlu olurduk pastel koksa. Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya: Olanlar oldu tanrım Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla!
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,4bin okunma
Murtaza
Puan vermedi·360 syf.··
2026 12. kitabı
Kitap hem çok severek okuduğum hem de aa yeter ama artık bu kadar olmaz diyerek kızdığım bir kitap oldu. Aslında kitabı severek okudum sadece Murtaza karakteri beni bir yerde bu kadar da olabilir mi bir insan dedirtti. Murtaza muhacir olarak ailesi ile kendi ülkesine gelmiştir. Görev ve doğruluk aşkıyla yanıp tutuşam bir gençtir. Onunla gelen bir çok kişi zenginlik içinde yaşarken o doğrudan asla şaşmamış ve ona verilenle geçinmeyi bilmiştir. Tek bir istediği vardır. Dayısı Kolağası Hasan Bey gibi bir asker olmak üniforma giymek bu topraklar için kan dökmek hizmet etmek. Bir gün bekçilikle de olsa bu isteğine kavuşur “Ankarada devlet hem da hükümet burda da ben” diyerek kendini her şeyin üstünde vazifeyi ise her şeyin üstünde görmektedir. Gittiği görev yaptığı her mahalle de hırsızlara sapıklara pisliklere hiçbir şeye göz açtırmamış görevini çok iyi yapmıştır fakat her yerde olduğu gibi meyve veren ağaç taşlanır. Murtaza da böyle kabul görmemiş insanlar tarafından mahallelerin de istenmemiştir. İstememe sebepleri rahatça kızları çocuk denecek yaşta kızları taciz edememek dul kadınlarla birlikte olamamak kimseyi kandıramamak hırsızlık arsızlık yapamamak insan ne kadar pisliğe alışırsa o kadar doğruyu istemiyor işte. Böylelikle mahalleli bir şekilde Murtazanın görev yerini değiştirir ama Murtaza görev aşkından asla vazgeçmez. Aslında yaptıkları çok doğru ve yapılması gereken şeylerdir. Murtaza böylelikle görevinden alınır ve fabrikada yeniden bir işe başlar fakat burada da doğruculuğu sebebiyle kimse tarafından sevilmez herkes onu işten attırmak için uğraşır. buraya kadar ve kitabın bir çok yerinde aslında murtaza yapması gereken şeyleri yapıyor görevinin getirdiği yerine getirilmesi gereken davranışları sergiliyor. Fakat bu davranışları sergilerken aslında olması
1000Kitap
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,588 okunma
ATLASIN KIZLARI
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Kalıplara Sığmayan Cesur Kadınlar! ​Sokağa tek başına adım atmanın,gemilere binip gitmenin bile kadınlara yasak olduğu o eski, baskıcı zamanları bir hayal edin... İşte bu kitap,o sıkışmış dünyayı hayalleriyle genişleten, tarihin görünmez kılmaya çalıştığı muhteşem kadınların hikayesi.Yıllarca o büyük keşiflerin hep erkeklerin hikayesi olduğu anlatıldı bize.Oysa bu sayfalar, kadınların özgürlükleri için nasıl ama devasa mücadeleler verdiğini anlatıyor. Okurken her birinin inadına ve yüreğine hayran kaldım. ​Öyle isimlerle tanıştımki hangisinden bahsetsem diğerine haksızlık olur. Mesela sırf dünyayı görebilmek için saçlarını kazıtıp erkek kılığına giren,gemilerle dünya turu yapan ilk kadın Jeanne Baret... Onun adı  Plüton’un dağlarında, Madagaskar’ın bitkilerine verilmiş.Ya da o katı manastır hayatını elinin tersiyle itip kaçan, erkek kılığında ordularda görev yapan,zekasıyla kralları ve Papa’yı bile kendine hayran bırakan Rahibe Teğmen Catalina... ​Korsan kadınlar kısmınıysa soluksuz okudum.Kocasının intikamını almak için Manş Denizini Fransız gemilerine dar eden Jeanne de Clisson’dan, koca bir orduyu yöneten korsan kraliçe Ching Shihe kadar hepsi bambaşka bir dünya.Sınırları zorlayan Isabella Bird’ün bitmek bilmeyen yolculuk aşkı, Alexandra David-Néel’in o aşılmaz denilen Tibet yollarını devirmesi... ​Üstelik bugünden de isimler var, Kendini şempanzelerin hayatını korumaya adayan Jane Goodall ve Afrikada milyonlarca ağaç dikilmesini sağlayıp dünyaya nefes olan Nobel ödüllü Wangari Maathai. Tabi bizim topraklarımızda geçen yerler benim için apayrı bir keyifti. Türkiyede en çok vakit geçiren seyyah Freya Stark’ın Likya maceraları ve polisiye kraliçesi Agathanın Mezopotamyadaki arkeoloji kamplarında geçen günleri kitaba çok sıcak bir hava katmış. ​Her sayfada O dönemin
Atlasın KızlarıOya Mumcuoğlu · Ceres Yayınları · 202510 okunma
Reklam
Reklam