Dilek Şahinbaş, Amat'ı inceledi.
23 May 04:45 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yine masal gibi bir kitap. İç içe masalları öyle akıcı ve mizahlı bir dille anlatıyor ki özellikle son 40-50 sayfayı gözlerimi kırpmadan okudum. Her cümlenin, kelimenin hatta isimlerin altında başka bir hikaye yatıyor olması, benzetmeler, derin anlamlar çok güzel. Okuduğum her kitabına 'bunu tekrar okumalıyım' diyorum ve yazarın hayal gücüne, bilgisine hayran kalıyorum. Bittiğine üzüleceğiniz bir kitap, mutlaka okuyun:)

Dilek Şahinbaş, bir alıntı ekledi.
23 May 02:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Acı çekmek, insanın ihtiyaçlarından biri. Hele kalkıp bir de günah işlemişsen! Cennette olsan da bu ihtiyacı gidermek istersin.

Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 209 - İletişim Yayınları)Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 209 - İletişim Yayınları)
Dilek Şahinbaş, bir alıntı ekledi.
 21 May 02:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bu esrarengiz adamın taşıdığı günah yükü o kadar ağırdı ki, daha sonra hamallar loncası tarafından bu mesleğin piri olarak kabul edilecekti.

Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 15)Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 15)
Dilek Şahinbaş, bir alıntı ekledi.
21 May 02:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ah! Sessizliği işitip karanlığı görmek keşke mümkün olsaydı.

Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 9 - İletişim Yayınları)Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 9 - İletişim Yayınları)
Mustafa Büyüksoy, Amat'ı inceledi.
 12 May 14:32 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Düş ile gerçeğin bir karışımı Amat. İbranice anlamıyla 'Gerçek'. Gerçekler bize neden hep yasaklı. Onu gördüğümüz anda çıldıracağımız için mi. Amat'ın anlatıcılarının çoğunun iş ve hayat yorgunu olmaları ve soluğu düşler mekanı bir kahvede almaları bizim de çoğu zaman yaptığımız bir eylem değil mi. Bizde çoğu kez yaşamın yoruculuğu, insanların kıyıcılığı, çıkarların tek gerçek olarak dayatıldığı bir alemden hep masallar, düşler alemine sığınmıyor muyuz? Mitolojiler, dinler, efsaneler bu ihtiyacı karşılamak için üretilmedi mi? Kitapta unutmayı simgeleyen 'şarap' bu gerçeğe parmak basıyor.

"Şarap içen biri asla yalan söylemez." dedi Kul Rıza. "Sadece unutur, o kadar! Dertlerini, sıkıntılarını, üzüntülerini, hepsini unutur. (s,209)

Evet insanlar her zaman yalan söylemek için masallar üretmezler, çoğu zaman unutmak için, unutuşun hafifliğine kendilerini bırakmak için içerler. Tıpkı intiharı seçenlerin aslında ölümü değil bu dünyanın gerçekliğinde artık yer almamanın boşluğunu tercih ediyor oluşu gibi.

Doğrudan dile getirileyemeyen hakikatler çoğu kez büyüyle, rüyayla, masalla, sanrıyla karışık anlatılarda dil bulurlar. Amat her ne kadar bir delilik anlatısı olup gerçeğin tam karşısında yer alsa da gerçeği deşifre eden bir kitap. Bu gerçek bizim bu hayatta bir geminin içinde sürüklenip gittiğimiz, sürüklenirken kiminin iyiyi kiminin kötüyü tercih ediyor oluşu. Bir yanda hükmedenler bir yanda hükümlerin altında ezilenler. Sevgi dolu bir dünya yerine soğuk, bürokratik hiyerarşiye dayalı bir dünya.

Aynı dünyanın iktidar düzeninin eninde sonunda insanların aklının ve medrese talebelerinin 'zihinlerin çelinip günaha girmesi' endişesiyle Amat benzeri anlatıları yasaklaması oldukça manidar. Çünkü gerçek hep yasaklıdır ve bize güllük gülistanlık bir dünyada yaşadığımız dikte edilir.

Ve asıl gerçek ise ölümsüzlüğü ararken aslında hepimizin bir ölümlü oluşu.

Tıpkı Amat'ta yasaklı gerçeğe dayanamayıp temas eden Süleyman reiste olduğu gibi bizde birgün bu düşler dünyasından bu sonsuz ihtiraslar ve ardı arkası kesilmeyen istekler dünyasından asıl gerçeğe uyanacağız.


Sanırım kitaplarda bizim Amat'larımız. Cemil Meriç gibi 'insanların kıyıcılığından' düzenin boğuculuğundan bizde sayfaların arasına sığınıyor, sayfalardan gemiler yapıp gerçeklikten bir nebze olsun uzaklaşıyoruz.

Mustafa Büyüksoy, bir alıntı ekledi.
11 May 22:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kabuk değiştirebilen benlikler
Hayal gücü sınırlı olanlar "ölümsüzlük otu alt tarafı bir masaldır,' der ve geçerler. Oysa dünya, binde bir de olsa yanılma payı bırakanlara aittir bana kalırsa.

Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 190 - Yayınevi Yay.)Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 190 - Yayınevi Yay.)
Mustafa Büyüksoy, bir alıntı ekledi.
11 May 22:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yaşamın tam ortasındaki o acı boşluk: Ölüm
Paşa Hazretleri, "Abuzer'in durumunu işitmişsindir belki," dedi. " Sağ gözünden vuruldu. Ne kadar acı, değil mi? Abuzer'in vurulması değil elbette, 'Her nefsin bir gün ölümü tadacak olması' acı olan."

Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 189 - İletişim Yay.)Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 189 - İletişim Yay.)
Mustafa Büyüksoy, bir alıntı ekledi.
 11 May 02:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kimi sayfalar vardır, kitabın kalbine inilen cümleler gizlidir orada.
Kaptan efendimiz, kendisine nefretle bakan kalabalığa şunları söyledi:

Yoksa siz, gönlünüz kadar ak bir sancak mı bekliyordunuz? Lekesiz, tertemiz, bembeyaz! Sizin alnınız kadar ak! Öyle mi? Peh! Hepimiz günahkarız ve siyah da günahkarların rengidir. Aranızdan biri çıkıp da sakın söylemesin masum olduğunu! Çünkü hepinizin ne mal olduğunu biliyorum.

Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 179)Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 179)
Mustafa Büyüksoy, bir alıntı ekledi.
11 May 01:31 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Alçaklığın Ekonomi Politiği
Alçaklık konusunda onlar olsa olsa hevesliydiler; ama Abuzer Reis bu iş için para alıyordu. Dolayısıyla gerçek şerefsiz oydu.

Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 175 - İletişim Yay.)Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 175 - İletişim Yay.)
Mustafa Büyüksoy, bir alıntı ekledi.
 10 May 22:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Tarihi uşak psikolojisi / Her devrin adamı olmak
Anlaşılan o ki uşak, yalnızca efendisi olan şövalyeye değil, güçlü olan herkese sadıktı.

Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 150)Amat, İhsan Oktay Anar (Sayfa 150)