Puan vermedi·304 syf.··
2026 336. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:40
Matt Haig kalemiyle ne zaman buluşsam, kendimi bir yazarla değil de ruhumu benden daha iyi tanıyan bir dostla dertleşiyormuş gibi hissediyorum. Onun o felsefi dokunuşları, hayatın karmaşasını basite indirgeyen dili bu yeni kitabında da beni büyülemeyi başardı yine..Sayfalar o kadar akıcı, o kadar sürükleyiciydi ki zaman adeta raylarda kayıp giden bir tren gibi aktı. Kitabı bitirdiğimde heybeme kalan en can yakıcı gerçek şu oldu: Çoğu zaman içimizdeki acıları ve kırgınlıkları bastırmak için çılgın bir hırsla başarı basamaklarını tırmanmaya çalışıyoruz. Hep daha fazlasına sahip olmak isterken, aslında elimizdekilerin kıymetini ne kadar ıskaladığımızı fark edemiyoruz. İşte tam bu noktada, aklıma şu cümle geliyor. “İnsan, avucunun içindeki saklı mutluluğu görmeyi reddedip gözünü ufkuna diktiğinde, elindekini de rüzgara feda ediyor." Kitabı kısaca bahsedeceğim; 81 yaşındaki bir kitapçı zinciri sahibi olan Wilbur Budd’ın hikayesiyle götürüyor. Ömrünün neredeyse tamamını işine, hırslarına adamış ve bu uğurda hayatının en büyük aşkı Maggie'yi bile ihmal etmiş bir adam Wilbur. Tam ölümün eşiğindeyken, onun için bir son değil, aslında geçmişine doğru giden büyüleyici bir tren yolculuğu başlıyor. Kitap boyunca Wilbur ile birlikte o vagona biniyor, onun hayatının en parlak ve en karanlık duraklarına uğruyoruz. Her durakta Wilbur’un karanlığı,seçimleri..Tek bir katı kural var Geçmişteki halinle asla konuşmamak. Matt Haig o bildiğimiz su gibi akan, samimi ve duru diliyle bizi pişmanlıkların, kaçırılan trenlerin ve ikinci şansların peşinde muazzam bir yolculuğa çıkarıyor. Keşke benimde böyle bir şansım olsa ben acaba hangi durakta durmak ister,zamanı durdurmak isterdim. Okurken düşündürüyor. Kitabın asıl gücü ise fantastik zemininden ziyade, karakterlerin iç dünyasındaki o ağır
Alıntı
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026239 okunma
Tarihi Dokunaklı Kurmaca, Sarsıcı Bir Ağıt
6/10
·293 syf.··
2026 13. kitabı
Ölümün arkada kalanlar üzerine bıraktığı yükten bahseder. Bir gemide yayılan veba mikrobu Hamlet'in kardeşi Judith'e gelir. Ölüm döşeğine düşen ikizini kurtarmak isteyen Hamnet ölümle yer değiştirir. Judith iyileşirken Hamnet bir anda ölür. Oğlunun ölümünden sonra William bir tiyatro hazırlar. Ölen babanın hayaletini William oynar. Hayatta kalıp babasının yasını tutan genç ise Hamnet'e yeniden hayat vermektedir. Bitkilerin şifası, doğaüstü sezgileriyle, avuç içindeki çizgilerden insan ruhunu okuyabilen, toplumsal kalıplara sığmayan vahşi ve bilge karakter olan Agnes evlat acısıyla bu özelliklerini kaybetmeye başlamıştır. Ancak William'ın yaptığı tiyatroda Hamnet'e ölümsüzlük armağan edilmiştir. Agnes'in evlat acısı yaşadığı kısımlar öyle güzel işlenmiş ki hissetmemek mümkün değil.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·293 syf.··
Beğendi
·
2026 81. kitabı
Hamnet benim için sessiz ama kalbin tam ortasına oturan kitaplardan biri oldu… Bitirdikten sonra uzun süre o duygudan çıkamadım. Filmini izlediğimde de aynı hüzün yeniden çöktü üzerime. Kitap, Shakespeare’in oğlu Hamnet’in ölümünden ilham alıyor ama aslında merkezinde sadece Hamnet değil; bir ailenin yasla parçalanışı var. Özellikle Agnes karakteri… Sanırım beni en çok o etkiledi Doğayla kurduğu bağ, sezgileri, çocuklarına olan sevgisi ve kaybın ardından yaşadığı o tarifsiz boşluk çok gerçek hissettirdi. Filmde de o son sahne beni çok etkilemişti. Hamnet’in ikizi Judith ile olan bağı da çok dokunaklıydı. İkiz kardeşler arasındaki o görünmez bağ ve birinin eksilmesiyle dünyanın tamamen değişmesi… Kitap boyunca insanın içine işleyen bir kırılganlık vardı En sevdiğim şey şu oldu yazar büyük trajedileri bağırarak anlatmıyor. Tam tersine; sessizliklerle, küçük anlarla ve insanların birbirine dokunuşuyla anlatıyor. Bu yüzden daha da vurucu oluyor.. Kitabın 2020 Women’s Prize for Fiction ödülünü almasına hiç şaşırmadım açıkçası. Çünkü tarihi bir hikâye anlatırken aynı zamanda çok evrensel bir yas duygusu kuruyor. Anne olmak, kaybetmek, suçluluk ve sevgi… Hepsi çok yoğun ama çok zarif işlenmiş Yazardan daha önce “Esme Lennox Nasıl Yok Oldu”yu okumuştum ama “Hamnet” bende çok daha derin bir iz bıraktı sanırım. Yazar karakterlerin iç dünyasını anlatırken insanın içine dokunmayı gerçekten çok iyi biliyor. Hamnet bana göre ölümden çok, geride kalanların sevgisini ve yasını anlatan bir roman… Sessiz, şiirsel ve çok derin bir kitap
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Bir Yas Romanı Hamnet
9/10
·293 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 14:21
Hamnet , bir annenin kalbini anlatan bir hikâyeydi. On bir yaşındaki bir çocuğun ölümünü merkeze alan romanda, kaybın etrafında yaşamaya devam etmeye çalışan insanları okuyoruz. Roman boyunca en çok etkilendiğim karakter Agnes oldu. Doğayla kurduğu bağ, güçlü sezgileri ve çocuklarına duyduğu derin sevgi, kitabın duygusal omurgasını oluşturuyor. Shakespeare’in gölgesinde kalması beklenen bir karakterken, hikâyenin asıl ağırlığını o taşıyor. Evet, Hamnet bir yas romanı. Ancak gözyaşını zorla döktürmeye çalışan türden değil; sessiz, sabırlı ve derinden etkileyici. Kaybın hayatın içine nasıl yerleştiğini, insanların onunla yaşamayı nasıl öğrendiğini anlatıyor. Son sayfa kapandıktan sonra bile, yasın bıraktığı o tanıdık hissi okurun zihninde taşımaya devam eden romanlardan biri.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 10:17
Heinrich von Kleist’ın İş Bankası Kültür Yayınları’nın Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nden Gülbahar Kültür’ün yetkin çevirisiyle çıkan ilk oyunu Schroffenstein Ailesi (Die Familie Schroffenstein), insan doğasının karanlık dehlizlerine, ön yargılara ve iletişimsizliğe muazzam bir darbe indiren sarsıcı bir trajedidir. Temelde aynı soydan gelen fakat aralarındaki karanlık bir "miras antlaşması" sebebiyle birbirine düşman kesilen Rossitz ve Warwand kollarının öyküsünü odak noktasına alan eser, insanı yöneten şeyin mantık mı yoksa körü körüne inanmayı seçtiği şüpheleri mi olduğunu sorgularken, bir çocuğun ölümüyle başlayan karşılıklı suçlamalar, tarafları körleştiren devasa bir nefret duvarına dönüştürür. İki düşman ailenin çocukları olan Ottokar ve Agnes arasındaki aşk üzerinden Shakespeare’in Romeo ve Juliet’ini çağrıştırsa da, Kleist bu temayı karakterlerin neye inanacaklarını bilemedikleri, dilin bir anlaşma aracı olmaktan çıkıp yalanı besleyen bir silaha dönüştüğü tekinsiz bir epistemolojik kriz boyutuyla ele alıyor. İntikam ateşiyle gözü dönen babaların korumaya çalıştıkları öz çocuklarını kendi elleriyle katlettiği o doruk noktasındaki trajik ironiyle eser, gözleri kör eden önyargının insanı en büyük vahşeti kendi canına karşı işleyecek kadar körleştirdiğini gözler önüne seriyor. Schroffenstein Ailesi, sadece Orta Çağ dekorunda geçen bir aile trajedisi olmanın ötesinde; günümüzün kutuplaşan, kulaktan dolma bilgilerle infial yaratan ve empati yoksunluğuyla "bize benzemeyenden nefret eden" modern toplumunun da aynası niteliğinde.
1000Kitap
Schroffenstein AilesiHeinrich Von Kleist · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202361 okunma
6/10
·293 syf.··
2026 1. kitabı
·
98 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:54
Maggie O’Farrell’ın Hamnet romanı, ilk bakışta Shakespeare’in oğlunun hikâyesi gibi görünse de aslında bir annenin, bir ailenin ve kaybın derin izlerini anlatan çok güçlü bir eser. Kitap boyunca Agnes karakterinin sezgileri, sevgisi ve çaresizliği beni en çok etkileyen unsurlar oldu. O’Farrell, tarihi bir olayı anlatırken duyguları öylesine canlı ve gerçek hissettiriyor ki, okur olarak karakterlerin acısını ve sevgisini derinden hissediyorsunuz. Özellikle yasın insanlar üzerindeki farklı etkilerini anlatma biçimi oldukça başarılı. Hamnet, yalnızca bir çocuğun hikâyesi değil; sevginin, kaybın ve hatırlamanın zamana meydan okuyan gücünü anlatan etkileyici bir roman.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Reklam
Reklam