İnsan kendi acısını, başa çıkması olanaksız olduğu için
yaşamından tamamen çıkartırsa, o zaman başkalarının ya
şamını elinde tutma duygusu, bu iç boşluğu dolduracak
bir ikame olur. Böylece şiddet yaşamın amacı haline gelir,
canlılık duygusu yaratan bir şey haline gelir. İçlerindeki
her türlü duyguyu yitirmiş olan insanlar, ancak canlı bir
şeyi ele geçirip parçaladıklarında kendilerini duyumsayabilirler. Bir başka yaşamı dize getirip söndürdüklerinde
yaşama hâkim olduklarına inanırlar.