10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Hani YouTube yorumlarda aşağıda gözünüze çarpar ya derler işte daha bilmem kaç aylık bir evladım var. Ayrı üzüldüm gibi. Ben de anneyim, henüz on aylık sesim yükselse irkilir. Allahım o kadar sonuna kadar umutla okudum ki. Satırlarım bile yaşlı. Saat 23.41 gözüme uyku girmiyor hele bir de gerçek resmini gördüyseniz vah ki vah o kahkahaların ona ne yakıştığını okumayacak yalnızca beyninizde tasavvur olarak kalamayacak bir beden bulacak. Ben de ayrı hassasiyet oluşturdu ben de öğretmenim. Bir tevafuk her kitap bir nasip. Ah küçüğüm ah miniğim. İçinizde tanımadığınız bir hissi uyandırıyor sonra Türkiye’de ölen bütün bebekler ve tacizleri. Bu bambaşka bir kitap. Hiç yaşanmış olmasını istemediğiniz
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
Kusur, benim imzamdır.
10/10
·269 syf.··
2026 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 14:49
güneş tepede parıl parıl parlarken, kuşlar cıvıl cıvıl öterken ve en sevdiğim çiçek olan papatyalar gözlerimin içine bakarken, girdim bir kütüphaneye. bir kitabı aramaya başladım, bulamadım. "arayan bulamaz, ama bulanlar hep arayanlardandır." elime gelen bu kitabı alayım dedim; demedim, aldım. okudum. okudukça kayboldum. aman Allahım, neredeyim ben? yürüdüm de yürüdüm.. kocaman bir gözetleme kulesini -ki semte adını veren Galata Kulesi imiş- geçtikten sonra bir ney sesi ilişti kulağıma. vicdansız öyle bir terennüm ediyor ki, duysa bülbüller feryad edecek! ben bu sesi bir davet belledim de daha da yürüdüm. ses beni bir kapıya götürdü; attım sağ ayağımı içeriye doğru.. eski İstanbul sokaklarında dolaşırcasına bir okumaydı bu. Fatih ve Beyoğlu semtlerinde gezinirken, "ah, şu zamanda burada yürüsek neler görürdük?" sorusuna bizatihi bir cevaptı. o yolları musiki ile renklendirince, ah ne güzel bir yürümek.. musikinin yanına bir de tasavvuf girince, yorulmak namümkün. ​ son zamanlarda aklıma takılan bir düğümü de çözdü bu yolculuk: "senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim 'Gel' dememiz değil, ayrıca onların sana 'Git' demeleri. hiç kimseye 'kötüdür' deme. aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır." kalbimi haset ile kirletirken, tazyikli bir darbe, şifalı bir tokat oldu bu bana. teşekkürler İhsan Oktay ANAR
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mavzer Çığlığı 1 Kitap Yorumum
9/10
·838 syf.··
2026 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 20:31
5 Ekim 2022… Biri benim için çileden mi çıkıyor? Niye ki? Elfida’yım ben…” ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎Ben geldim ve bugün sizlere gerçekten bayılarak okuduğum, yer yer gülme krizlerine girdiğim yer yer ise gözyaşlarıma engel olamadığım o kitapla geldim. Naz Alina’dan Mavzer Çığlığı 1 ile sizlerleyim! ‎ ‎Elif Elfida Ataner… Küçük yaşta annesini ve babasını farklı yıllarda kaybetmiş, yaşadığı acıların ardından öz abisi tarafından bile sevilmemiş bir kız… (Elfida’nın yalnızlığını okurken gerçekten içim parçalandı…) Henüz 18 yaşındayken yaşadığı hayata daha fazla dayanamaz ve daha önce defalarca denediği intiharı bir uçurum kenarında yeniden denemeye karar verir. ‎ ‎Tam kendini boşluğa bırakacakken yalnız olmadığını fark eder. Ancak yanındaki adam, herkesin yapacağı gibi onu vazgeçirmeye çalışmaz… Sadece onun intihar edemeyecek biri olduğunu söyler. İşte her şey tam da burada başlıyor ‎ ‎Elfida, o gece aralarında geçen konuşmanın ardından intihar edemez ve kendisini sözleriyle hayata döndüren o adamı adım adım takip etmeye başlar… Kurşun Anduvaz Alpunga. Bir yandan şirketinden yüklü miktarda para kaçıran bu kız, diğer yandan da yavaş yavaş Kurşun’un hayatına sızmaya başlar. Peki Kurşun, peşini bırakmayan bu kızla ne yapacak? ‎ ‎Kitapla ilgili daha fazla spoiler vermeden kendi yorumuma geçeyim ‎ ‎Ben bu kitabı platformda sürekli tavsiye edilmesine rağmen bir türlü okuma fırsatı bulamamıştım ama nasip basılı okumayaymış ve şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Kesinlikle okunması gereken, kaliteli yazılmış bir dark romance! (Gerçekten “neden daha önce okumamışım?” diye kendime kızdım ) ‎ ‎Kitapta beni en çok üzen karakter kesinlikle Elfida oldu… Küçüklüğü, gençliği ve çevresinde kendisini sevmeyen onca insana rağmen verdiği mücadele beni çok etkiledi Kurşun’a karşı
Mavzer Çığlığı - INaz Alina · Lapis Kitap · 202648 okunma
Köprü Kralı Kitap Yorumum
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 20:30
Ta ki bulana dek eksik olduğunu fark etmediğim o parçam gibisin… Seni bana ait olduğunu ilk gördüğüm an anladım. ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎Ben geldim! Bugün sizlere çok sevdiğim bir yazarın yepyeni kitabıyla geldim: Köprü Kralı (gerçekten daha kapağından kalbimi çaldı diyebilirim) ‎ ‎Kitap zaten başlı başına harikayken, Türkiye’de bir ilke imza atıp kutudan karakter çıkması detayı… (yani tamam, bu kadarına da pes! resmen beni benden aldı) ‎ ‎Konusuna kısaca değineyim: ‎Miray Kuzu… İki yıl önce anne ve babasını kaybetmiş, kardeşi Miraç’la hayata tutunmaya çalışan genç bir hemşire. (burada içim parçalandı, gerçekten çok zor bir hayat) ‎İki yıllık sevgilisi olan doktordan yeni ayrılmış ama aynı hastanede çalışmaya devam ediyor ve borçlarını ödemek zorunda. Nöbet sırasında yaşadığı tartışmanın ardından hastane müdüründen aldığı haberle bambaşka bir sürece giriyor. ‎ ‎Alzheimer hastası bir babaanneye bakma görevi veriliyor… Üstelik bu işi ona eski sevgilisi ayarlıyor! (sinir seviyem: tavan ) ‎ ‎Derken bir kaza… Ve o kazada karşısına çıkan kişi… ‎Kurtarıcısı… Ve aynı zamanda yeraltı dünyasının güçlü ismi: Köprü Kralı Pars (işte burada “eyvah ben düşüyorum” dedim) ‎ ‎İkilinin hikâyesi tam anlamıyla bir otobanda başlıyor ama kalpte devam ediyor… (ilk görüşte aşkı sevmem diyenleri bile ikna eder) ‎ ‎Yoruma gelirsek… ‎Ben zaten Merve’nin kalemine bayılıyorum ama bu kitap… başka bir seviye! (abartmıyorum, gerçekten değil ) ‎ ‎Miray’ın kardeşine hem anne hem baba olması… O fedakârlık, o sevgi… (okurken birkaç kez durup düşündüm, “ben olsam yapabilir miydim?” diye) ‎ ‎Pars… Küçük yaşta Köprü Kralı olmuş, sert, duvarlı ama bir o kadar da derin bir karakter. Miray’a olan hisleri… (o içsel çatışmaları yok mu… ah kalbim) ‎ ‎Ve Suzan babaanne! ‎Kesinlikle kitabın yıldızıydı! (net
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202669 okunma
Mil li e millie millie
Puan vermedi·336 syf.··
2026 6. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 16:02
Esas kızımız Millie; iyilerin dostu, kötülerle savaşmaya geliyor. Selena, ay pardon, Millie dünyaya adalet dağıtmak için geliyor. Sevgili Millie'mizin kariyerine yine temizlikçi olarak devam etmesini konu alıyor. Bu arada aradan yıllar geçmiş ve Millie'miz sosyal hizmetler bölümünde okuyor. Çalıştığı son evde işler hiç de umduğu gibi gitmez ama bakalım; Millie bu, boru mu yani? Vardır elbet bir B planı. Yani olmalı, değil mi? Küçük bir spoiler vereyim mi? Vereyim bence: Enzo ve Millie bir süre sevgili olmuşlar. Kitabımızda yine değişen bir şey yok; değişen tek şey bizim "Aa hadi canım!", "Ah, tahmin etmiştim!" demelerimiz olacak sadece. Ve sonu... Allahım, müthiş bir şeydi! Kız, ben senin aklını seveyim, aklını! Bu kitapta bir iki yerde, sanki ilkine göre daha çok gerildiğimi de eklemek isterim. Ayrıca benim aklım ermiyor; bu Enzo ne iş yapıyor, hâlâ bilmiyoruz. İtalyan mafyası falan mı adam acaba? Bir bit yeniği var, demedi demeyin bak; belki üçüncü kitapta çıkar ortaya. Ben geçen kızıyordum, "Buradakiler bir ayda nasıl 33 kitap okuyabilirler?" diye. 30 saatte —ki bunun 16 saatini uyuyarak geçirmişim, geriye 14 saat kalmış, onda da yemiş, içmiş, çalışmış biri olarak— bitirmişim. Eğer benim bu okuma aşkımla sizler de okuyorsanız haklıymışsınız hanımlar, beyler; ben bu hızla altmış altı tane de okuyabilirmişim yani. Neyse işte... Kitabı kesinlikle çok sevdim ve macera, gizem, gerilim sevenlere mutlaka tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar! Not: Bu bir inceleme yazısı değildir, ona göre okuyun lütfen.
1000Kitap
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,4bin okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 17:26
“Her şeye sahip olabilirsiniz ama bir kadının kalbine sahip olmak için hiç bir servet yetmez…” “En büyük kaybeden, hiç gelmeyecek birini ömrünün sonuna kadar, her an gelecekmiş gibi bekleyendir.” “Aşk, herkese meydan okurken bir kişiye esir kalmakmış…” Herkese Merhaba Nasıl güzel bir kitaptın sen su gibi aktın resmen… Yıl 1966 takvimler Nisan ayını gösterirken bir cinayet ihbarı gelir. Başkomiser Ali cinayet dosyaları gelirken bilmezdi ki bir aşk ateşine düşeceğini… Allahım ne kadar güzel bir aşktı böyle. Eskiden mi güzeldi acaba aşklar🩷 Sofia kalbi Ali için atan aşık olduğu adamın aşık olduğu kadın… Ah bir de Sofia’nın kuzeni Flora o da aşık Ali başkomisere. Fitne fesat ne ararsan var Flora da, Ali’yi elde etmek için karşısına çıkacak bütün engelleri yok edecek kadar kötü karakter. Zümrüt gözlü Sofia ve Başkomiser Ali yanlarında böyle bir kötülük varken bakalım aşklarına ne kadar sahip çıkabilecekler? Bir yanda bitmeyen cinayetler, çözülemeyen dosyalar… Müthiş bir kitaptı. Hem aşk var hem polisiye, hem nefret hem kin… ne ararsan var bu kitapta en çokta 1966 yılının nostalji havası var çok çok severek okudum ve ikinci kitabı okumak için şimdiden sabırsızlanıyorum. Bu kitabı bana tavsiye eden Book•lover ❥ çok teşekkür ederim. Veee yazarımız Serap Tiryaki kaleminiz daim olsun, yüreğinize sağlık böylesi güzel bir kitabı biz okurlara sunduğunuz için. Serap Tiryaki
Camlı TerasSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202472 okunma