10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:40
꧁༺ 𝐒𝐞𝐝𝐚 𝐋𝐞𝐧𝐚 ☆𝐓ı𝐥𝐬ı𝐦 𝐯𝐞 𝐒𝐢𝐬 ༻꧂ Selamlar... bugün sizlere çok severek okuduğum bir fantastik serinin ilk kitabı paylaşımı ile geldim. Yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu. Akıcı ve kolay anlaşılır dili, içine çeken kurgusu ve bunun yanında ilgi çekici karakterleri ile su gibi akıp gitti. İlk kitap olması sebebiyle evreni ve karakterleri iyice tanıdığımız bir okuma oldu. Birde sessizce slowburn ilerleyen bir aşkımız var. Kim ne derse desin daha kollarına düştüğü an bence kalbine de düşmüş bir kızılı vardı As Valor Jarlan ın ! Haydi sizleri merakta bırakmadan hemen kısaca konusuna geçelim. Larina mutlu bir ailede yaşıyordu. Babasının ölümünün ardından şifacı olan annesinin geçinmek için bir miktar ücret talep etmesi tüm dostlarını düşman etmiş bu olay en sonunda onları cadı ilan etmelerine kadar varmıştı. Ateşlere atılan Larina kulağında annesinin son sözleri ile kendini kaybettiğinde, bambaşka bir evrende simsiyah gözleri olan ve huş ağacı kokan bir adamın kollarında buldu. Bulduğu gibi de kendini kaybetti çünkü yoğun işkence ve yanıkları vardı. As Valor Jarlan, yıllar önce kaybetiği krallığını geri kazanmak ve üzerindeki lanetten kurtulmak için mücadele ediyordu. Vurulmak üzereyken üzerine düşen bu kız ile hayatı yine kurtulmuştu. Lanetli prens ne kadar korkunç olsada ilk andan itibaren bu sessiz kızılı iyileştirmek için herşeyi yaptı. Ama gözlerinde ona dair hep daha fazlası vardı. Artık Larina ve As için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.. Evren çok güzel,ben özellikle aralarındaki sırlara rağmen o çekimi net hissettim. Sonra Meliv in Larina yı koruması çok güzeldi. Ayrıca su atının kendine Larina yı seçmesi bence ayrı bir gizemin kapısı oldu. Hele de Larina nın bu kadar sabredip, annesinin konuşmama sözünü tutmuşken As Valor Jarlan ı kurtaracağını düşünerek
Tılsım ve Sis 1Seda Lena · Guardian Yayınları · 2025106 okunma
Bir tatlıdan daha leziz
10/10
·348 syf.··
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:33
Bu nasıl güzel bir kitaptır böyle… Hani tatlı yersiniz de ağzınızda enfes bir tat bırakır ya da yemek sonrası … Öyle mükemmel bir tat… Bu yazarla tanışmak ne kıymetli. Bu kadar harika bir kitap olacağını düşünmemiştim ama öyle güzel ki anlatmak için kelimeler yetmiyor. Hikayenin içine bir giriyorsunuz Rıdvan, Behiye, Suad, Eliz… daha kimler kimler oluyorsunuz. Ah Nermin Hanım nasıl bu kadar güzel bir kitap yazabildiniz… Resmen hayran kaldım. Kalemine , anlatımına , konusuna , kişilere , her şeye … Yüreğim cız ede ede okudum resmen. Alıntılar yaptığım o kadar güzel söyleri vardı ki kitabı aslında baştan sona alıntılamak istedim. Mektuplarla yazılan bir hayat ve bir sürü kişi okurken hepsinin aslında bir kişi de tekrar buluşması ne kadar güzeldi. Yazılacak söylenecek o kadar güzel sözler var ki bu kitap için herkesin mutlaka okuması gerekiyor. Yazarla daha tanışmamış olanlar kesinlikle bu kitapla başlayabilirler. Ben yazarın şans verdiğim ilk kitabıydı ve iyi ki bu kitapla onu tanımışım diyorum ve diğer kitaplarını okumak için aşırı sabırsızlanıyorum. Mükemmel bir kitaptı. Uzun zaman sonra okuduğum ve tanıştığım en iyi yazarlardan oldu. İyi ki okudum ve bu yazarın kalemiyle , hayal dünyasıyla ve onun beyninin içindeki kişiyle tanıştım… Yazarımıza bir not: Mürekkebi hiç kurumasın , aklından geçenleri yüreğiyle beraber kaleminin ucundan dökülmesi dileğiyle… İyi ki var…Okuyuculara iyi okumalar dilerim.
Saklı Bahçeler HaritasıNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınevi · 20183,999 okunma
Reklam
Tarihin Tozunu Yutmuş Bir Yalnızlık
8/10
·320 syf.··
2025 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 00:00
Öncelikle dürüst olalım. Ben yüzlerce yıldır yaşıyorum, ah ne kadar acı çekiyorum, herkes ölüyor ben kalıyorum edebiyatından biraz kusma noktasına gelmiş olabilirsiniz. Ben de kitabı elime alırken ,yine mi vampir dizisi kıvamında bir ölümsüzlük dramı?, dedim. Ama Matt Haig abimiz sağ olsun, klişelerin etrafından dolanmayı iyi becermiş. Kitabımızın kahramanı Tom. Kendisi bir tarih öğretmeni ama hani şu tarihi yaşıyormuş gibi anlatıyor denilen hocalardan. Adam haklı, çünkü zaten Shakespeare’le takılmış, Kaptan Cook’la gemi turlarına katılmış, Fitzgerald’la kadeh kaldırmış. Romanda bir Albatros Derneği var. Tom gibi yavaş yaşlananları koruyor (sözde). En büyük kuralları ise asla aşık olma. Yahu adam zaten 400 yıldır yaşıyor, hormonları bile emekli olmuş, sen hala aşk yasağı koyuyorsun. Ama tabii ki bizim oğlan kuralı çiğneyecek, yoksa kitap bitmezdi. Kitap boyunca Tom’un sürekli günümüz dünyasından şikayet edip geçmişi özlemesini okuyoruz. Telefonlar kötü, internet tü kaka, herkes acele ediyor... Tamam Tom anladık, en otantik yüzyıl senin yüzyılındı. Bu kısımlar beni baydı şahsen. Gece Yarısı Kütüphanesi 'ni okuyanlar bilir, Matt Haig kişisel gelişim soslu roman yazmayı sever. Burada da satır aralarında bize anı yaşa, geçmişe takılma, gelecek zaten yok gibi mesajları fırlatıyor. Neyse ki bunu kafamıza vurarak değil, güzel bir kurguyla yapıyor. Kitap kötü mü? Asla değil. Hatta o kadar akıcı ki. Sadece sonlara doğru olaylar biraz aceleye gelmiş, sanki Matt Haig'in teslim tarihi yaklaşmış da alelacele toparlamış gibi bir hava var. Yine de piyasadaki o içi boş fantastik kitaplara bin basar.
1000Kitap
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
4/10
·216 syf.··
2026 23. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:03
Erkeğin azıcık zillisi makbuldür, çok kastın sende Werther :) Kitabı okurken kafamda hep Güllü’den “Gitme gitme ayrılma bendennn” şarkısı çaldı :))) Bana arabesk dinletmiş bu hayat, sana neler yapmaz aslan parçası dedim ah ah. Birkaç sene önceki Alev okusaydı bu kitabı oturur ağlardı muhtemelen de bende hiç bir iz, acı, keder bırakmadı. Duygusuzluğumun zirvesindeyim… Neyse şaka bir yana, Werther duygusal yoğunluk ve idealizasyon, ruminasyon ve karşılıksız bağlanma ve aşırı odaklanmadan muzdarip bence. Üstüne bir de romantik melankoli ve aşırı duygusallık var. Bunların neticesinde kaçınılmaz son intihar… Lotta ise ilgi bağımlısı, soğuk, sınır koymayı bilmeyen bir kadın. Fark ettiği an uzaklaştırmış olsaydı genç dostumuzu, işler bu raddeye gelmezdi bana göre… Kısacası çok fazla romantizme edilmiş, gereksiz abartılmış, insana bir şey katmayan bir kitap. Şimdi “çok boloyorson son yoz bor kotop gorolom” diyenler olur; onlara da nanik yapmakla yetiniyorum :)
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Panama Yayıncılık · 2019150,1bin okunma
Kaçan kovalanır hiç şaşmaz...!
10/10
·276 syf.··
2026 64. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:06
Anlatmaya nereden başlasam bilmediğim için ortasından başlamaya karar verdim. Tarık Tufan ile yıllar önce tanışmış sadece bir kitabını okuyup rafa kaldırmış beş yıl sonra yollarımız yeniden kesişmiş ve kitaplarının hepsini okumuş bulunmaktayım. Bazıları sevdim bazılarına da çok bayılmadım yalan yok. Ama Şanzelize Düğün Salonunu sevdim bence. Ana karaktere çok kızsam da her şeydi aslında sonuna ne oldu sahi? Pat diye bittin ve bir süre sessizce bakışmamıza sebep oldun, hayır istediğin bu muydu bilmiyorum. Adamın annesini kaybetmesini sonucu yaşadıklarından Eda'ya aşık olması ve onunla birlikte yaşadıkları yaşayamadıkları her şey var içinde... Ve bir kadın, kadın için göze alınanlar. Adam kadına deli gibi aşık kadın da başkasına şaşırdınız mı? Üstelik kadın her sorun yaşadığında soluğu adamın yanında alıyor. Ah Eda diyenleri duyar gibiyim. Ama sonuç olarak ne diyoruz, kaçan kovalanır ve asla şaşmaz. Acaba neden böyle seni düzgünce seven sarıp sarmalayan biri varken seni döven, aşağılayan, ciğeri beş para etmez insana gidersin ki?
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
Aşk Meleği serisinin novellası Artık çocuk sahibi olan kovanımız. Yeni bebekleri bekliyor ve bu sırada Emelle Aşk Patron’u görevleriyle uğraşıyor. Ah bir de genfinlerinin ebeveynleriyle vakit geçirmek zorunda Kısa tatlı bir kitaptı. Bu kitapla birlikte seriye vedamızı yaptık.
Aşk Meleği AşkınaRaven Kennedy · Ren Kitap · 202621 okunma
Reklam
Reklam