Belki de asıl görevimiz, tüm gücümüzü hiç olmazsa gelecek kuşağın, yani bugünün gençliğinin bu bulaşıcı hastalığa yakalanmasını önlemek için harcamaktır.
Görünüşe bakılırsa, aklın sakin ve düşünceli seslenişleri, örgütlenmiş propagandanın parolalarını dünyaya haykıran megafonlar karşısında güçsüz kalıyor; zaten aklın sesinin hemen etki yarattığı, yine aklın özü gereği, enderdir.
Düşüncelerimiz birbirinden ne kadar farklı olursa olsun, bir konuda bugün yeryüzünün bir ucundan öteki ucuna kadar aynı görüşü paylaşıyoruz: Dünyamız anormal bir konumda ve bir ahlak bunalımı içerisinde.