Habibe

Kendi eğilimi ve içsel koşullar sebebiyle vaktinden önce yalnızlığa mahkum olan herkes gibi Konrad da dünyadan hafif alaycı, hafif küçümseyici ama bir yandan da çaresizce meraklı bir tonda bahsediyordu; sanki öteki tarafta, karşı yakada gerçekleştiği varsayılan olaylar sadece çocukların ve daha da şuursuz varlıkların ilgisini çekecek türdendi.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir insan ruhuna ancak o insanı tanıyarak, anlayarak ve çok ölçülü bir şekilde küçümseyerek hakim olunabilir.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Edebiyat
Böyle şeyler insanın aklına sonradan gelir. Uzun yıllar sonra insan birinin öldüğü karanlık bir odadan geçer ve birden, yavaş yavaş kaybolan kelimeleri ve denizin uğultusunu duyar. Sanki o birkaç kelime hayatın anlamını ifade etmiştir. Sonrasında ise hep başka şeyler konuşulmuştur.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Edebiyat
Zaman her şeyi muhafaza eder ama hepsi rengini kaybeder; metal plakalara sabitlenen çok eski fotoğraflar gibi.
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Edebiyat
Evet, kötülük yapma ve yayma konusuda insanla yarışabilecek yaratık yoktu.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Edebiyat