Hakikatimiz ve İdrâkimiz

Puan vermedi·104 syf.··
2025 1. kitabı
Eser, kanımca kendi alanındaki en önemli yapıtlardan biridir. Okuyucuya, kimi yerde heyecanı kimi yerde birçok duyguyu aynı anda yaşatma hususunda oldukça sanatsal bir işleve sahip. Yazarın tüm eserlerinde. Olduğu gibi burada da Öz-Türkçe ye dair birçok kelime mevcut olup, sozcuk dağarcığı için inanılmaz bir kazanım sunmaktadır. Yapıt hacim olarak kısa olmasına rağmen yaşamin bir gerçekliğini satırlardan hayatınıza indeksleyerek okuma hissini yaşatmaktadir. Şu kadarı var ki eser, devrik cümleler ve doğal bir anlatıma sahiptir. Bu nedenle idrak edilmesi ve iyice anlaşılmasi için pür dikkat okunmalı ve olay örgüsü okuyucu tarafından iskalanmamalidir. Çözülme; ülkedeki kültürel-sosyal değişimin bireyde ve ailede meydana getirdiği çarpıklığı, çelişkiyi, açmazı irdelerken kendi seçimi ve isteği dışında halka dayatılan yeni yapılanmanın (Batılılaşmanın/yabancılaşmanın) ailedeki çözülmeye kadar varan sarsıcı etkisini usta bir dil işçiliği ve şairane bir üslupla anlatır. Toplumu ve aileyi ayakta tutan iç dinamiklerin, moral unsurların, insanî ilişkilerden çekilince çözülmenin nasıl kaçınılmaz olduğunu görkemli bir üslup ve tutarlı bir orijinallikle dile getirir. Türk öykücülüğünün kilometre taşlarından biri olan Çözülme, doğrudan hedeflemese bile insanımızın yaşadığı çelişkileri aşmada sorgulayıcı metinlerle etkili öyküler sunuyor.
ÇözülmeRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 20241,044 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·80 syf.··
2024 6. kitabı
Sayfa sayısı az. Ancak ciltlerce anlatılacak hakikatleri özlü biçimde aktaran bir kitap derseniz. Hiç şüphesiz bu kitabı ilk sıralara koyardım. Beden ve Modernite üzerine yapılan son derece özlü, her cümlesi ayrı bir ufuk kazandıran bir kitap. Kanımca eserin tüm satırlarının altı çizilse yeğdir. Öyle ki eserde neredeyse altı cizlimeyecek kadar onemsiz bir cümle yok gibi. Her biri ayrı bir fikir tahliline sevk eden gayretli bir çalışma ve isabetli tedbirlerin bir sonucu. Temelde "insan kimdir" sorusunu baz alan bu eser Medeniyetin moderniteye; tin'in(ruh) tene indirgendigi günümüz toplum çıkmazına çeşitli başlıklar altında son derece isabetli eleştirileri içermektedir. Nihayet eserin az bir hacme sahip olması, çerez niyetine okunacak kitapalar arasında değerlendirilmemesi gerektiği kanaatinindeyim. Dili akışkan değil, anlaşılması idrak edilmesi halinde çok istifade edilecek bir eser. Yazarın kalemine bereket.
Ten MedeniyetiSertaç Timur Demir · Açılım Kitap · 2018228 okunma
Puan vermedi
Ali Şeriati İslamoğlu’nun sitayişle bahsettiği ve öve öve bitiremediği Ali Şeriatî’nin MUHAMMED KİMDİR kitabına bakalım ve “İnsanın eseri o insanın kendisidir” fehvasınca, Şeriatî’yi kendi eserinden tanıyalım. Ali Şeriatî’nin bu eseri, 1988 Ankara baskılı. Basan Fecr Yayınevi. Şeriatî İranlı bir şiî. Bizde İranlılara acemler derler. Dilimizdeki "ACEM YALANİ” sözünün sebebi de şu: Malum, Şiîlikte takiyye diye bir şey var. Takiyye, gerçek inancını gizleyip, inancına ters şekilde konuşmak. Bizim dilimize bu “Acem yalanı” olarak yerleşmiş. Onun için, çok yalan söyleyen birinin sözüne inanılmaması icap ettiğini anlatmak için, “ Boşver canım. Onunkisi düpedüz acem yalanı” derler. Ali Şerîatî MUMAMMED KİMDİR isimli kitabında sözde Peygamberimiz’in hayatını anlatacak ya, daha önsözde “BENİM BU ÖYKÜYE BAKIŞ AÇIM MEZHEBİ ÎTİKADLAR AÇISINDAN DEĞİL” diyerek okuyucuya takiyye yapıyor. Diğer bir ifadeyle acem yalanına baş vuruyor. Çünkü, KİTAP BAŞINDAN SONUNA KADAR, SÖYLEDİĞİNİN TAM TERSİ YAZILARLA DOLU. Ön sözde kitabı hakkındaki ikinci yalanı da şöyle: “…HER TÜRLÜ TAASSUP, TARAF TUTMA VE PEK ÇOK ARAŞTIRMANIN HASTALIĞI SAYILAN ÖN YARGILARDAN UZAK…” Ön yargıdan ne kadar uzak olduğunu da aşağıda göreceğiz. Önsözde yazdığına göre Peygamberimiz’i kitabında şöyle anlatıyormuş: “…bir Müslüman olarak değil de, tarafsız, ilmî bakış açısıyla olayları değerlendiren bir düşünür olarak Muhammed’in görüntüsünü sergilemek…” İşte bu doğru… Peygamberimiz’i, gerçekten “bir Müslüman olarak” anlatmamış. Zaten Müslüman olarak anlatacak olsa, “Muhammed’in görüntüsü” demezdi. Ya “Hazret” ya “Aleyhisselam” veya “Peygamberimiz” derdi. Çünkü, Müslümanlık Peygamberimiz’i hürmetsiz anmaya engeldir. Şeriatî’nin, Peygamberimiz’in hayatı hakkında kullandığı ifade de şu: Muhammed’in Siyeri. Şimdi, Ali
AliAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2008263 okunma