Günümüzde hafıza olumlulaşarak bir çöp ve veri yığınına, bir “eskici dükkânı”na ya da “içine her türden kötü muhafaza edilmiş resim ve kullanılmaktan aşınmış simgelerden oluşan bir yığının karman çorman tıkıştırılmış olduğu bir depo”ya7! dönüşmektedir.
Eşikler ve geçişler gizemin, müphemliğin, değişimin, ölümün, korkunun olduğu kadar özlemin, umudun ve beklentinin de alanlarıdır. Olumsuzluğu, tutkunun topolojisini oluşturur.