Binlerce anı dolaşıyor zihnimde, onları ayıklayıp bir sıraya dizemiyorum, bu yüzden de bir türlü gerçek olduklarından emin olamıyorum.
Gerçek anı ile uydurulmuş anı arasındaki sınır bulanıklaşıyor. Eskici pazarını andıran, belli bir düzeni olmayan o karmakarışık yaşlı zihnimde rüyada görülenler ile yaşanmış olanlar birbirine karışıyor
Bazen... bazen diyorum ki acaba tifo yüzünden ateşim mi çıktı, acaba yüksek ateşle sayıklıyor muyum, bir sürü doktor ve hemşirenin arasında, bütün bu kâbusu ben mi uyduruyorum. Söylesene bana, sen de hayal gücümün oyunu musun, söyle hadi, hastalığa yakalanmış beynimin gördüğünü bir düşten mi ibaretsin?
Kafayı fikirlere takmışlar. İnsan hayatını, hatta kendi hayatlarını bile, hiçbir şekilde önemsemiyorlar. Düşüncenin kölesi olmuşlar. Fikirler dünyasında yaşıyorlar.