Bir ulu çınarsın ki kırılır, eğilmezsin; ölür inlemezsin... Kanınla çorak kumlukları sularken ekmeğini alnının terine batırır yer, yine düşman karşısına yaralarınla beraber her yerde bir korunak gibi çıkarsın... Sen zalim heybetinle bir mazlumsun; ninenin atanın bucağında bir garip; ananın babanın kucağında bir yetimsin!
Dul analarla dolu olan şu Anadolu bir üvey anne kadar sana cefakârdır... Sen doğunun kınına giremeyen bir kılıcısın; dövüle dövüle tavlanır, vurula vurula kırılırsın. Yine her parçandan bir kıvılcım, her kıvılcımından bir şimşek çıkar.
İlâhi bir kuvvetin, sonsuz bir bereketin var ey TÜRK!