Onu Sevdiğim Zamanlar Arkanya'da başlayan Paris'e kadar uzanan bir ağıt.
Geri Gönderme Merkezinin müdürü olan Eleonore, göçmenlerin arsında hiç konuşmayan ve nereli olduğu bile belli olmayan Suskun-84 ile tanışır. Bu sessiz damı merak eden Eleonore, bir hafıza kartında bulduğu hikayeden bu adamın kim olduğunu anlamaya çalışır. Ve Arkanya'ya doğru bir yolculuk başlar.
Kalabalık ve kendilerince mutlu bir ailede biraz değişik bir çocuk olarak büyüyen Kenan, en büyük isteği yazar olup ailesinin hikayesini kaleme almaktır. Ama yaşadıkları coğrafya, siyasi gelişimler tüm ailenin hayatını tümden değiştirmiştir.
Kitapta en üzüldüğüm karakter nedense anne Saliha oldu. Tüm çocuklarını için yaşadı resmen. Ancak kocası için neden "Amcamın tek oğluydu diye ağladı" hala anlayamadım. Yöresel bir kullanım mı bundan da emin değilim. Bir de Eleonore'un Suskun-84'ü bir anda kabullenmesi biraz tuhaf geldi. Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Onun dışında soluksuz okunabilecek bir metin. Her sayfasında biraz daha kendisine bağlıyor kendine. İnsanı acıların bir araya getirdiği ve ortak noktada birleştirdiği doğru olmuş oldu. Kenan'ın ve Eleonore'un ortak noktaları acıydı.