Kitap oldukça akıcı ve güzel okunuyor, hiç sıkılmadan okudum ve sevdim. Ankara sokakları, eski Ankara yaşantısı, karakterlerle beraber geziyormuşum gibi hissettirdi. Soğuk kış günlerinde o esintiyi yüzümde hissediyordum :) Kitapta iki yakın arkadaş olan Erdem ile Çetin’in aynı kıza aşık olması anlatılsa da Erdem, Çetin’e olan aşkını daha çok dillendirmiş. İlk başta asıl aşk hikayesinin ikisi arasında olduğunu zannetmiştim. Birbirlerinin her mimiğini, her hareketini uzun uzun betimleyebilmek, dışarıdan kötü bakıldığı halde evlenmemeyi dert edinmeyip beraber yaşamayı normal görüp bunu kabul etmek… Yani hikaye ikisi arasında geçse de aslında sırıtmazmış hatta benim için daha kabul edilebilir bir hikaye olurdu. Çünkü beni rahatsız eden bir kısım oldu, kendilerine en yakın arkadaşları tarafından emanet edilen ve aralarında 15-20 yaş olan bu yeni reşit olmuş kıza böyle aşık olmaları; eğilirken, kalkarken yaptıkları betimlemeler, dostane şekilde oluşan yakınlıklarını cinsel çekim olarak yorumlamaları beni oldukça rahatsız etti. Bunu bir ara kendileri de farkedip rahatsız olurlar, dillendirirler diye düşünmüştüm ama olmadı. Onun haricinde dostlukları güzel anlatılmış; hayatlarının odağı haline gelen aşık oldukları kızın dostluklarının önüne hiçbir zaman geçememesi büyüleyiciydi diyebilirim. Böyle dostluklara şuanda rastlanmıyor :)