bendewarî

bendewarî
@ahtamara
İnsan insan için kutsaldır.
Herhangi bir Tanrı’ya tapınma ayine iştirak etmek,kamu ahlakına tecavüz anlamındadır.protestanlara,katoliklere davranıldığından daha katı;liberal protestanlara da dini bütünlerinden daha katı davranılmalıdır. Hristiyan olmaktaki suçluluk derecesi,bilime yakınlık derecesine göre artar. Dolayısıyla,suçlunun suçlusu filozoftur.
Reklam
Kişi kendisi için müteşekkirdir: bunun için bir tanrıya gereksinim duyar. —Böyle bir tanrı, yarar da zarar da verebilmeli, dost da düşman da olabilmelidir, —kişi ona iyilikte de. kötülükte de tapınır Bir tanrıyı yalnızca iyinin tanrısı olma durumuna sokan doğaya aykırı iğdişlenmişlik, burada her türlü çekiciliğini yitirirdi. Kişinin iyi olan tanrı kadar kötü olanına da gereksinimi vardır :kişi kendi varoluşunu yalnızca hoşgörüye, insancıllığa borçlu değildir ki... öfkeyi, öcü, kıskançlığı, alayı, kurnazlığı, şiddeti tanımayan bir tanrı, neye yarardı ki? Daha zafer kazanmanın ve yıkımın gerektirdiği çabalamanın baştan çıkarıcı zorluğunu bile tanımayan bir tanrı? Kişi böyle bir tanrıyı anlamazdı bile : ona niye sahip olsundu ki?—Ama tabiî: bir halk batmaktayken; geleceğe olan inancının, özgürlük umudunun hepten yitmekte olduğunu duyarken; boyuneğmek, en yararlı şey olarak, boyuneğmişin erdemleri, ayakta durmasının koşulları olarak, bilincine yerleşmekteyken, Q zaman tanrısının da değişmesi zorunludur. Şimdi bir ödlek haline gelir o da, ürkek, alçakgönüllü olur, «ruh barışı» salık verir, nefretten; uzaklaşma, hoşgörü, dostu da düşmanı da «sevme» çağrısında bulunur. Sürekli ahlaksallık dağıtmaya başlar, her özel erdemin inine girer sürüne sürüne, herkesin tanrısı haline gelir, kişiye özel hale gelir,kozmopolit olur... Eskiden bir halkı, bir halkın güçlülüğünü, bir halkın ruhunda saldırgan ve güce susamış ne varsa, onları temsil ediyordu : şimdi ise, iyi bir tanrıdan başka birşey değil... Gerçekten de, tanrıların başka seçenekleri yok: ya güç istemidirler —öyle oldukları sürece de halk tanrıları olurlar — ya da gücün güçsüzlüğüdürler —o zaman da, zorunlu olarak,
Artık akıllandık. Her anlamda alçakgönüllüyüz. İnsanı artık tinden ve tanrısallıktan türetmiyoruz. Onu aldık ve hayvanların arasındaki asıl yerine koyduk. O bizim için en güçlü hayvandır. Çünkü en kurnaz odur. Tinselliğide bunun sonucudur. Bir diğer yandan burada dile gelmek üzere olan bir kendini beğenmişlikten kendimizi korumaya çalışıyoruz. Bundan sakınıyoruz. İnsan sanki hayvan gelişiminin art niyeti imiş gibidir. O hiçte yaradanın baş taçı değildir. Her varlık onun yanında eşit bir basamakta durur. İnsan görece en bozuk ve en hastalıklı hayvandır. İçgüdülerinden son derece tehlikeli bir şekilde sapmış uzaklaşmış bir hayvandır…
‘Zembilfroş zembila tine/ Dikan bi dikan digerine/ Hiş le xatžnê namine/ Serî le zeman digerine/ Gazi dike ku bibine/ Were ser doşeka mire/ Le te helal, herama mire/ Bidime te zulfi herire/ Çavê min e xezalan e/ Singamin wek zozana ne/ Bejna min wek rihan e/ Ciqa beji hejane…’
İçimizdeki hayvan aldatılmak istiyor; ahlak o hayvanın bizi paramparça etmesini önleyecek vazgeçilmez bir yalandır.
Reklam