Orta Dünya'nın kutsal kitabı. Bir çok olayın zaman zaman yüzeysel zamam zaman derinlemesine anlatılıdığı, bazı bölümlerin ayrıca kitaplaştırıldığı tek kitap. Orta Dünya nasıl oluştu, nasıl bir yerdi. Yüzükler yapılmadan önceki yüzyıllarda neler yaşandı tüm merağınızı giderecek ve okurken heyecandan kendinizi kaybedeceksiniz. Okumak için bu kadar geç kalmış olmam benim ayıbım olarak buraya not düşülsün.
Olay belki on yıllar önce bir anadolu kasabasında geçiyor ama insanoğlunun var olduğu zamandan bu yana, güçlü ile güçsüzün birbirine karşı verdiği mücadeleyi bize anlatıyor. Bir tarafta servetine servet katmaya çalışan düzenbaz, sahtekar çeltik ağaları; diğer tarafta gariban, yoksul, ezilen köy halkı ve İki tarafın arasında kalmış toy bir kaymakam. Geçmişte bir parça yemek, 100 yıl önce çeltik tarlası, bugün ise milyonluk ihaleler... Aslında olay hep zayıfı ezen güçlülere karşı koymaya çalışmaktan ibaret.
Fantastik bir konuyu ele alması sebebiyle Türk edebiyatında farklı bir yere koyuyorum bu kitabı. Ejderhalar, büyücüler, korsanlar, kutsal silahlar, krallıklar ve bir çok fantastik olay son derece güzel işlenmiş. Karakterlerin kendine has özellikleri, sürpriz olaylar, "hadi canım" dedirten sonuçları beni kitabın içine çekti. Devamı gelecek olan kitabın ikinci ve hatta üçüncü bölümlerini heyecanla beklemeye koyuldum.
İlk kitabında böyle başarılı bir konu yakalayan yazar Furkan Yılmazoğlu'na da tebriklerimi sunuyor, başarılar diliyorum.