zeliş

zeliş
@airofthenight
eliyle kalbine vurdu: —senin gösterdiğin yola gitmeyeceğim, mantıksız, tabiatsız, kör kudret, dedi.
17 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
(Pyrrhon) Hiçbir şey hakkında canını sıkmıyor oluşunun sebebi, onun düşüncesine göre, her şeyin kesinlikle bir kanaat meselesi olmasıydı. Eğer hakikati ortaya çıkarma şansı yoksa, kendini yiyip bitirmenin anlamı da yoktur.
Sayfa 35
Reklam
(Pyrrhon) Hiç kimse hiçbir şey bilmiyor -ve bu bile kesin değil. Doğru olduğuna inandığın şeye güvenmemelisin. Yanılıyor olabilirsin. Her şey sorgulanabilir, her şeyden şüphe edilebilir. Öyleyse, en iyi seçenek, açık fikirli olmayı sürdürmektir. Kendini adamaktan vazgeç, hayal kırıklığına uğramayacaksın. Birkaç yüzyıl boyunca Antik Yunan'da ve daha sonra Roma'da popüler bir felsefe olan Şüpheciliğin temel öğretisi buydu.
Sayfa 31
(Aristoteles) Aristoteles, şaşırtıcı bir şekilde, hakkında bilginizin olmadığı şeylerin -hatta ölümünüzden sonraki olayların- eudaimonianıza katkıda bulunacağını inanıyordu. Bu, kulağa tuhaf geliyor. Ölümden sonra yaşam olmadığını varsayarsak, nasıl olur da bizim ortalarda olmadığımız zaman gerçekleşen bir şey mutluluğumuza etkide bulunabilir? Mesela ebeveyn olduğunuzu ve mutluluğunuzun bir parçasının çocuğunuzun geleceğine bağlı olduğunu hayal edin. Eğer üzücü bir şekilde o çocuk sizin ölümünüzden sonra ciddi bir şekilde hasta olursa, o zaman sizin eudaimonianız bundan etkilenmiş olacaktır. Aristoteles'in görüşüne göre, çocuğunuzun hastalığı hakkında bilginiz olmamasına ve artık yaşamıyor olmanıza rağmen, yaşamınız daha kötüye gitmiş olacaktır. Bu onun mutluluğun sadece nasıl hissettiğinizle ilgili olmadığı düşüncesini adamakıllı ortaya koyar. Bu anlamda, mutluluk hayattaki genel başarınızdır ve bu başarı, önemsediğiniz diğer insanların başına gelenler tarafından da etkilenir. Kontrolünüz ve bilginiz dışında olan olaylar bunu etkiler. Mutlu olup olmamanız biraz da şansa bağlıdır.
Sayfa 27
(Sokrates ve Platon) Sokrates'i bu kadar bilge yapan onun sürekli soru sorması ve fikirlerini tartışmaya her zaman istekli olmasıydı. Yaşam, diye açıklamıştı, ancak ne yaptığınız üzerine düşünüyorsanız yaşamaya değer. Sorgulanmamış bir varoluş büyükbaş hayvanlar için doyurucudur, ama insanlar için değil.
Sayfa 15
(Sokrates ve Platon) Sokrates insanların sahiden anladıklarının sınırlarını açığa çıkarmayı ve hayatlarını üzerine inşa ettikleri varsayımları sorgulamayı seviyordu. Sonunda herkesin aslında ne kadar az bildiğinin farkına vardığı bir sohbet onun için bir başarıydı. Bu, anlamadığın bir şeyi anladığına inanmaya devam etmekten çok daha iyiydi.
Sayfa 13
Reklam