zeliş

zeliş
@airofthenight
eliyle kalbine vurdu: —senin gösterdiğin yola gitmeyeceğim, mantıksız, tabiatsız, kör kudret, dedi.
17 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
böylece koşup inleyerek sefalet günlerinde tanıdığı, yaslanıp yarı aç, yarı tok saatlerce kaldığı rıhtım kenarındaki taş sütuna varınca güzel kızı düşünmenin her eğlenceden, her zevkten üstün ve ruhunun ihtiyacına uygun olduğunu görerek kendisini ona yaklaşmış, onunla baş başa kalmış sandıran tenhalığa kavuştuğuna sevindi.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

zeliş

, bir kitap okudu
6/10
·230 syf.·
33 saatte okudu
·
2023 5. kitabı
Refik Halid Karay
8.1/10 · 675 okunma
halbuki suzidil bütün saflığına, tecrübesizliğine rağmen, kadın cinsine has bir ferasetle anlamıştı ki ondaki bu vahşi halin, bu birdenbire yabancılaşmanın, bahçeye kaçışın sebebi sevgi ve kıskançlıktır. balkondan hilmi efendi'yi merhametle, üzülerek ve biraz da sevildiğini gördüğü için sevinerek, karmakarışık hislerle, helecanla, uzun uzadıya seyrediyor. ona öyle geliyor ki vapur güvertesindedir ve hilmi efendi, ufukta gittikçe uzaklaşıp görünmez olmaya başlayan bir memleket parçasıdır.
Sayfa 90·Kitabı okudu
vücudundan fazla ruhundaki kesiklikten şikâyetçi... duyduğu bezginliğe bakarak bundan sonra hiçbir işe yaramayacağını hükmetmektedir. yalnız etrafındaki manzaraları, insanları değil, kendini de kendine yabancı buluyor; hatta çehresinin bile değiştiğine inandığı zamanlar vardır. aynaya bakınca karşısında, muhakkak, bir bilmediğini görecekmiş gibi başka yüz taşıdığına o kadar inanmıştır ki düşünürken bir yabancıya sır veriyormuş gibi üzülüyor, susmak, yani düşünmemek istiyor.
Sayfa 14·Kitabı okudu
kendi evlerine girecek, tanıdıklarını bulacak, yurtlarına vardıkları için kaldırımlara daha sert, güvenle basacak olan bu adamlara gıpta ederek yatağını isteksizce kaldırdı; çürük bavulunu kapayıp iplerle sardı, üstüne oturup yatı mektebine yeni götürülen ve orada ilk gecesini geçiren bir çocuk gibi, koca adam, içi ezile ezile karısını bir anaya duyulan hasretle andı. nereye inecekti? hangi dilden konuşacaktı? ne ile, nasıl yaşayacaktı? keşke bu vapur, yıllarca dalgalar üstünde, sonu karaya varmaz bir yolculukla çalkansa, bütün deryaları aşsa, dünyanın her iskelesine uğrasa, hiçbir şehre indirmeden, yabancı yüzü göstermeden, geçim derdi çektirmeden uskur ninnisi içinde, ölümüne kadar gök ile deniz arasında dönse, dolaşsaydı!
Sayfa 8·Kitabı okudu